İçinde DENEY geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "deney" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde deney bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu deney ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında deney olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SAKAGUCHİDENEYİ

14 harfli kelimeler

DENEYÜSTÜCÜLÜK

13 harfli kelimeler

DENEYSELCİLİK, DENEYİMSİZLİK

12 harfli kelimeler

DENEYEBİLMEK, DENEYİMCİLİK, DENEYİMLİLİK, DENEYİVERMEK

11 harfli kelimeler

DENEYEBİLME, DENEYSELLİK, DENEYİVERME, DENEYÜSTÜCÜ

10 harfli kelimeler

DENEYLEMEK, DENEYİMSEL, DENEYİMSİZ, DENEYSELCİ, DENEYCİLİK

9 harfli kelimeler

DENEYÜSTÜ, BİYODENEY, DENEYLEME, DENEYİMLİ, DENEYİMCİ

8 harfli kelimeler

ÇEDENEYH, DENEYSİZ, DENEYSEL, DENEYLİK

7 harfli kelimeler

DENEYLİ, DENEYİŞ, DENEYİM, DENEYCİ

Bazı kelimelerin anlamları

DENEY

Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılmış olan işlem, tecrübe. Deneyim, tecrübe.

DENEYİVERMEK

Çabucak veya ansızın denemek.

DENEYÜSTÜCÜLÜK

İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış, mütealiye, transandantalizm. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu, mütealiye, transandantalizm.

DENEYLEMEK

Deney yapmak.

SAKAGUCHİDENEYİ

Guanidin türevlerinin ve özellikle arjinin aminoasidinin varlığını belirlemek amacıyla yapılan deney.

DENEYİMSEL

Kuramsal nedenini aramadan, denemeyle kimi nicelikler arasında bağıntılar bulmaya ilişkin.

DENEYİVERME

Deneyivermek işi.

DENEYEBİLME

Deneyebilmek işi.

DENEYİMLİLİK

Deneyimli olma durumu.

DENEYİMSİZ

Deneyimi olmayan, tecrübesiz.

DENEYİMSİZLİK

Deneyimsiz olma durumu, tecrübesizlik.

DENEYEBİLMEK

Deneme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DENEYSELLİK

Deneyle ilgili olma durumu.

DENEYİMCİLİK

Deneyimci olma durumu.

DENEYSELCİLİK

Gerçek bilginin ancak deney yoluyla elde edilebileceğini, bilgilerimizin varsayıma dayanan bir nitelik taşıdığını, gerçeğin insan yaşantısının bir ürünü olarak düşünülmesi gerektiğini, değerler ile ahlaklılığın mutlak değil, toplumsal olduğunu ileri süren öğreti, eksperimantalizm. Gerçek bilginin ancak deney yolu ile elde edilebileceğini; bilgilerimizin varsayımsal nitelik taşıdığını, gerçeğin insan yaşantısının bir ürünü olarak düşünülmesi gerektiğini; değerler ile ahlaklılığın saltık değil, görgül ve toplumsal olduğunu ileri süren öğreti. Yaşantıların, ülküler, değerler ve bilgi yöntemlerinin yeterli bir kaynağı olduğuna inanan, gerçeğin insan yaşantılarından oluştuğunu benimseyen görüş.

DENEYÜSTÜCÜ

Deneyüstücülük yanlısı, transandantalist.

  -   -   -  

Anlamında DENEY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DENEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİTİRİM

Çok hoşa giden (kimse). Açıkgöz, işini bilen kimse. Kumar oynama, uyuşturucu alıp satma, dolandırıcılık yapma vb. işlerde deneyimli (kimse).

CAHİLLİK

Bilgisizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik yüzünden işlenen kusur.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

AKTARIM

Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.

AMPİRİZM

Deneycilik.

BEHERGLAS

Silindir biçiminde cam deney çubuğu, beher (II).

ÇAP

Cisimlerin genişliği, kutur. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı bir biçimde. Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası. Yapının veya arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren harita. Büyüklük. Ölçü, ölçek. Bilgi, deneyim ve yeteneklerin tümü, kalibre. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı.

BİLİM

Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

AMPİRİST

Deneyci.

BİRİKİM

Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

AYGIT

Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım.

ALTYAPI

Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.

BAŞHOSTES

Hosteslerin en deneyimlisi.

DENEK

Üzerinde deney yapılmış olan canlı veya şey.

ÇAYLAKLIK

Toyluk, deneyimsizlik, acemilik.

ANAÇ

Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.

CAHİL

Öğrenim görmemiş, okumamış. Deneysiz, genç, toy (delikanlı veya kız). Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan.

BÜCÜR

Ufak tefek ve kısa boylu (kimse). Yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan.

ÇOCUK

Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

AMPİRİK

Görgül. Deneysel.