Kelimeler arşivinde; içinde "denge" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde denge bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu denge ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında denge olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÖZDENGEÇİRİCİLİK, DENGESİZLEŞTİRMEK
DENGESİZLEŞTİRME
KARŞIDENGELEME, GÖZDENGEÇİRİCİ, SERDENGEÇTİLİK
TÜMDENGELİMLİ
GERDENGEÇLİK
DENGESİZLİK, TÜMDENGELİM, SERDENGEÇTİ, DENGELEYİCİ, DENGELENMEK
DENGELEMEK, DENGECİLİK
GERDENGEÇ, DENGELEME, ÖĞDENGERİ
DENGESİZ, DENGEŞİK, DENGELİK, GERDENGE
DENGELİ, DENGECİ
DENGE
DENGE
Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.
DENGESİZLEŞTİRMEK
Dengesiz duruma getirmek.
SERDENGEÇTİ
Fedai.
DENGESİZLEŞTİRME
Dengesizleştirmek işi.
DENGECİLİK
Dengeci olma durumu.
GERDENGEÇLİK
Geçilemeyecek kadar sık çalılık.
GÖZDENGEÇİRİCİLİK
Devrimci bakış açısından Marksizmi doğrulamak ya da haklı çıkarmak için yeniden yorumlayıp özünü değiştirerek bu görüşü savunan akım.
DENGELEYİCİ
Denge sağlayan, dengeleme özelliği olan kimse veya şey. Otomobillerde eğikliği veya yaylanma genliğini azaltmak için şasi ve tekerleklere yerleştirilen düzen, stabilizatör. Bir evredeki işlemin daha dengeli bir duruma gelmesini sağlayan alet.
GÖZDENGEÇİRİCİ
Geçmişte kabul edilen bir durum veya görüşün gözden geçirilerek yeniden ortaya konmasını ileri süren kişi. Devrimci bakış açısından Marksizmi doğrulamak ya da haklı çıkarmak için yeniden yorumlayıp özünü değiştirerek bu görüşü savunan kişi.
DENGELENMEK
Dengesi sağlanmak.
SERDENGEÇTİLİK
Fedailik.
TÜMDENGELİM
Tümel bir önermeden tikel bir önermeye, yasalardan olaylara, etkenden etkiye geçme yolu, talil, dedüksiyon.
DENGELEMEK
Dengeli duruma getirmek. Bir cismi güç katarak veya eksilterek denge durumuna getirmek.
KARŞIDENGELEME
Bir deneylemede deneysel değişkenin uygulanmasına bağlı saptırıcı etkileri dengelemek amacıyla bu etkenin değişik rastlantılı düzenler içinde sunulmasını öngören denetim önlemi, bk. abba düzeni, deneyin denetlenmesi.
DENGESİZLİK
Bir şeyde denge bulunmaması durumu. Bir kimsenin tutum ve davranışlarında beklenmedik değişmeler olması, istikrarsızlık.
TÜMDENGELİMLİ
Tümdengelimi içererek ya da tümdengelime dayanarak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DENGE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DARA
Kabıyla birlikte tartılan bir nesnenin kabının ağırlığı. İçinde yük taşınan aracın boş durumdaki ağırlığı. Terazide dengeyi sağlamak için hafif gelen kefeye ağırlık olarak konulan taş, demir, çivi vb., abra.
ABRA
Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.
DENGESİZ
Dengesi olmayan, muvazenesiz. Tutum ve davranışlarında uyum olmayan (kimse), istikrarsız, kararsız.
DENGELİK
Denge sağlayan alet.
DENYO
Dengesiz, deli bozuk. Emanet, rehin, tutu. Sersem, budala.
DENGECİ
Denge ögesini ön planda tutan.
DENGELEME
Dengelemek işi.
DEDÜKSİYON
Tümdengelim.
BAROK
MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.
AĞDIRMAK
Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.
DELİ
Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun. Coşkun, azgın (hayvan, duygu vb.). Davranışları aşırı ve taşkın olan (kimse), çılgın.
DİNGİLDEK
Tabanı üzerinde hareketsiz duramayıp sallanan, oynak. Dengesi bozuk. Sözüne güvenilmez, kaypak.
BEYİNCİK
Kafatasının art bölümünde ve beynin altında, hareket dengesi merkezi olan organ.
BALANS
Denge.
ANORMAL
Genel olana, alışılmışa ve kurala aykırı olan, normal olmayan, düzgüsüz. Dengesi yerinde olmayan, davranışı bozuk olan, deli, sapık.
BİLANÇO
Bir kuruluşun, bir ticarethanenin belirli bir dönem sonundaki veya belirli bir gündeki taşınır ve taşınmaz varlıkları ile bunları sağlamak için kullanılan öz ve yabancı kaynakları dengeli olarak gösteren çizelge, dengelem. Girişilen herhangi bir işte, belirli bir süre sonunda elde edilen iyi ve kötü sonuçların karşılıklı durumu.
CAMBAZ
Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik. Kurnaz, hileci, hilekâr. Usta, becerikli kimse. At alıp satan veya yetiştiren kimse.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
DENGELİ
Dengesi olan, muvazeneli, stabil. Kurallara uygun, sıkıntı yaratmayan. Tutum ve davranışlarında uyum olan (kimse), istikrarlı, kararlı, stabil.
BABACILIK
Devletin türlü sınıflar üzerinde babalık ederek bu sınıflar arasında denge kurmaya çalışması işlemi, paternalizm.