Kelimeler arşivi içinde; başında "dene" olan, toplam 101 adet kelime bulunmaktadır. dene ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dene ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dene olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DENETLENEBİLMEK, DENETLETEBİLMEK, DENETLEYEBİLMEK, DENETLEYİVERMEK
DENETLENEBİLME, DENETLETEBİLME, DENETLETTİRMEK, DENETLEYEBİLME, DENETLEYİVERME, DENEYÜSTÜCÜLÜK
DENETİMSİZLİK, DENETLETTİRME, DENEYİMSİZLİK, DENEYSELCİLİK
DENENEBİLMEK, DENETİMCİLİK, DENETİMLİLİK, DENEYEBİLMEK, DENEYİMCİLİK, DENEYİMLİLİK, DENEYİVERMEK
DENEMECİLİK, DENENEBİLME, DENERVASYON, DENETLENMEK, DENETLETMEK, DENETLEYİCİ, DENETMENLİK, DENETTİRMEK, DENEYEBİLME, DENEYİVERME, DENEYSELLİK, DENEYÜSTÜCÜ
DENEBİLMEK, DENEHASIDA, DENEKLEMEK, DENEŞTİRME, DENETÇİLİK, DENETİLMEK, DENETİMSİZ, DENETLEMEK, DENETLENME, DENETLETME, DENETLEYİŞ, DENETTİRME, DENEYCİLİK, DENEYİMSEL, DENEYİMSİZ, DENEYLEMEK, DENEYSELCİ, DENEZİRMEK
DENEBİLME, DENEGUTNU, DENEKUTNU, DENELEMEK, DENEMELİK, DENENCELİ, DENETİLME, DENETİMCİ, DENETİMLİ, DENETLEME, DENEYİMCİ, DENEYİMLİ, DENEYLEME, DENEYÜSTÜ, DENEZİMEK
DENEKLİK, DENEMECİ, DENENMEK, DENEŞMEK, DENETİCİ, DENETLEÇ, DENETLİK, DENETMEK, DENETMEN, DENEYLİK, DENEYSEL, DENEYSİZ
DENEBAŞ, DENEKLİ, DENEMEG, DENEMEK, DENENME, DENERVE, DENETÇİ, DENETİM, DENETME, DENEYCİ, DENEYİM, DENEYİŞ, DENEYLİ
DENECİ, DENEME, DENEPE
DENEK, DENEM, DENEP, DENEŞ, DENET, DENEY
DENE
DENE
Tane: Bahçeye beş dene kuzu girdi. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Tane. Tane, adet. Buğday ve benzerleri mahsulün tanesi. Defa. Dokuma tezgâhında çalışan kadınlara armağan olarak gönderilen kuruyemiş ve şekerleme. (Yenikent Aksaray Niğde). Tane, habbe.
DENETLETEBİLME
Denetletebilmek işi.
DENEYÜSTÜCÜLÜK
İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış, mütealiye, transandantalizm. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu, mütealiye, transandantalizm.
DENEYSELCİLİK
Gerçek bilginin ancak deney yoluyla elde edilebileceğini, bilgilerimizin varsayıma dayanan bir nitelik taşıdığını, gerçeğin insan yaşantısının bir ürünü olarak düşünülmesi gerektiğini, değerler ile ahlaklılığın mutlak değil, toplumsal olduğunu ileri süren öğreti, eksperimantalizm. Gerçek bilginin ancak deney yolu ile elde edilebileceğini; bilgilerimizin varsayımsal nitelik taşıdığını, gerçeğin insan yaşantısının bir ürünü olarak düşünülmesi gerektiğini; değerler ile ahlaklılığın saltık değil, görgül ve toplumsal olduğunu ileri süren öğreti. Yaşantıların, ülküler, değerler ve bilgi yöntemlerinin yeterli bir kaynağı olduğuna inanan, gerçeğin insan yaşantılarından oluştuğunu benimseyen görüş.
DENETLEYEBİLME
Denetleyebilmek işi.
DENETLETEBİLMEK
Denetletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DENETLEYEBİLMEK
Denetleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DENETİMSİZLİK
Denetimsiz olma durumu.
DENETLEYİVERMEK
Çabucak veya ansızın denetlemek.
DENETLEYİVERME
Denetleyivermek işi.
DENENEBİLMEK
Denenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DENEYİMSİZLİK
Deneyimsiz olma durumu, tecrübesizlik.
DENETLETTİRMEK
Denetletme işini yaptırmak.
DENETLENEBİLMEK
Denetlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DENETLETTİRME
Denetlettirmek işi.
DENETLENEBİLME
Denetlenebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DENE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMPİRİZM
Deneycilik.
AMPİRİK
Görgül. Deneysel.
AMORTİ
Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.
AYGIT
Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım.
ATASÖZÜ
Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel.
AYLIK
Birine, görevi karşılığı olarak veya geçimi için her ay ödenen para, maaş. Bir ay içinde olan. Bir ay için. Ayda bir kez yapılmış olan veya çıkan. Belirli aydan beri var olan. Bir ay süren, mahiye.
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.
AZALMAK
Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.
AMPİRİST
Deneyci.
AKTARIM
Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.
ARDİYE
Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm. Böyle bir yerde saklanılan eşya için ödenen ücret. Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer, depo.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
ASKLI
Sporları ask denen torbalar içinde oluşan (mantar).
ANAÇ
Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.
AYARCI
Esnafın kullandığı ölçü aletlerini denetleyen görevli.
AYLIKLI
Aylık alan (kimse), maaşlı. Karşılığı aylıkla ödenen.
ALINDILI
Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.
AZALTMAK
Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AĞILLANMAK
Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.