DENE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dene" olan, toplam 101 adet kelime bulunmaktadır. dene ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dene ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dene olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DENETLENEBİLMEK, DENETLETEBİLMEK, DENETLEYEBİLMEK, DENETLEYİVERMEK

14 harfli kelimeler

DENETLENEBİLME, DENETLETEBİLME, DENETLETTİRMEK, DENETLEYEBİLME, DENETLEYİVERME, DENEYÜSTÜCÜLÜK

13 harfli kelimeler

DENETİMSİZLİK, DENETLETTİRME, DENEYİMSİZLİK, DENEYSELCİLİK

12 harfli kelimeler

DENENEBİLMEK, DENETİMCİLİK, DENETİMLİLİK, DENEYEBİLMEK, DENEYİMCİLİK, DENEYİMLİLİK, DENEYİVERMEK

11 harfli kelimeler

DENEMECİLİK, DENENEBİLME, DENERVASYON, DENETLENMEK, DENETLETMEK, DENETLEYİCİ, DENETMENLİK, DENETTİRMEK, DENEYEBİLME, DENEYİVERME, DENEYSELLİK, DENEYÜSTÜCÜ

10 harfli kelimeler

DENEBİLMEK, DENEHASIDA, DENEKLEMEK, DENEŞTİRME, DENETÇİLİK, DENETİLMEK, DENETİMSİZ, DENETLEMEK, DENETLENME, DENETLETME, DENETLEYİŞ, DENETTİRME, DENEYCİLİK, DENEYİMSEL, DENEYİMSİZ, DENEYLEMEK, DENEYSELCİ, DENEZİRMEK

9 harfli kelimeler

DENEBİLME, DENEGUTNU, DENEKUTNU, DENELEMEK, DENEMELİK, DENENCELİ, DENETİLME, DENETİMCİ, DENETİMLİ, DENETLEME, DENEYİMCİ, DENEYİMLİ, DENEYLEME, DENEYÜSTÜ, DENEZİMEK

8 harfli kelimeler

DENEKLİK, DENEMECİ, DENENMEK, DENEŞMEK, DENETİCİ, DENETLEÇ, DENETLİK, DENETMEK, DENETMEN, DENEYLİK, DENEYSEL, DENEYSİZ

7 harfli kelimeler

DENEBAŞ, DENEKLİ, DENEMEG, DENEMEK, DENENME, DENERVE, DENETÇİ, DENETİM, DENETME, DENEYCİ, DENEYİM, DENEYİŞ, DENEYLİ

6 harfli kelimeler

DENECİ, DENEME, DENEPE

5 harfli kelimeler

DENEK, DENEM, DENEP, DENEŞ, DENET, DENEY

4 harfli kelimeler

DENE

Bazı kelimelerin anlamları

DENE

Tane: Bahçeye beş dene kuzu girdi. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Tane. Tane, adet. Buğday ve benzerleri mahsulün tanesi. Defa. Dokuma tezgâhında çalışan kadınlara armağan olarak gönderilen kuruyemiş ve şekerleme. (Yenikent Aksaray Niğde). Tane, habbe.

DENEYÜSTÜCÜLÜK

İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış, mütealiye, transandantalizm. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu, mütealiye, transandantalizm.

DENETLETTİRME

Denetlettirmek işi.

DENETLETEBİLMEK

Denetletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DENETLEYEBİLME

Denetleyebilmek işi.

DENETLENEBİLME

Denetlenebilmek işi.

DENETLETEBİLME

Denetletebilmek işi.

DENETLEYİVERME

Denetleyivermek işi.

DENETLETTİRMEK

Denetletme işini yaptırmak.

DENEYSELCİLİK

Gerçek bilginin ancak deney yoluyla elde edilebileceğini, bilgilerimizin varsayıma dayanan bir nitelik taşıdığını, gerçeğin insan yaşantısının bir ürünü olarak düşünülmesi gerektiğini, değerler ile ahlaklılığın mutlak değil, toplumsal olduğunu ileri süren öğreti, eksperimantalizm. Gerçek bilginin ancak deney yolu ile elde edilebileceğini; bilgilerimizin varsayımsal nitelik taşıdığını, gerçeğin insan yaşantısının bir ürünü olarak düşünülmesi gerektiğini; değerler ile ahlaklılığın saltık değil, görgül ve toplumsal olduğunu ileri süren öğreti. Yaşantıların, ülküler, değerler ve bilgi yöntemlerinin yeterli bir kaynağı olduğuna inanan, gerçeğin insan yaşantılarından oluştuğunu benimseyen görüş.

DENETLEYİVERMEK

Çabucak veya ansızın denetlemek.

DENETİMSİZLİK

Denetimsiz olma durumu.

DENETLEYEBİLMEK

Denetleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DENEYİMSİZLİK

Deneyimsiz olma durumu, tecrübesizlik.

DENETLENEBİLMEK

Denetlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DENENEBİLMEK

Denenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında DENE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DENE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AZALTMAK

Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.

ANAÇ

Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.

ARDİYE

Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm. Böyle bir yerde saklanılan eşya için ödenen ücret. Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer, depo.

AMPİRİST

Deneyci.

ALTYAPI

Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.

ATASÖZÜ

Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel.

ASKLI

Sporları ask denen torbalar içinde oluşan (mantar).

AĞILLANMAK

Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.

AYLIKLI

Aylık alan (kimse), maaşlı. Karşılığı aylıkla ödenen.

AZALMAK

Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.

AYARCI

Esnafın kullandığı ölçü aletlerini denetleyen görevli.

AMPİRİK

Görgül. Deneysel.

AKTARIM

Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.

AMPİRİZM

Deneycilik.

AMORTİ

Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.

AYGIT

Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım.

AİDAT

Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

ALINDILI

Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.

AYLIK

Birine, görevi karşılığı olarak veya geçimi için her ay ödenen para, maaş. Bir ay içinde olan. Bir ay için. Ayda bir kez yapılmış olan veya çıkan. Belirli aydan beri var olan. Bir ay süren, mahiye.