Kelimeler arşivi içinde; sonunda "cup" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu cup ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında cup olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde cup olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
CUP
Suya düşen bir şeyin çıkardığı ses.
MEHCUP
Mahcup.
MACUP
Mahcup.
CABCUP
Acemi yüzüşünü anlatır.
MAHCUP
Utangaç. Utangaç bir biçimde.
Bu bölümde tanımı içerisinde CUP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOZUM
Bozulma işi, utangaçlık, mahcupluk.
UTANGAÇ
Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan, sıkılgan, mahcup.
ŞERMİN
Utangaç, mahcup.
SERVİ
Servigillerden, Akdeniz bölgesinde çok yetişen, kışın yapraklarını dökmeyen, 25 metre boyunda, ince, uzun, piramit biçiminde, çok koyu yeşil yapraklı bir ağaç, andız, selvi, servi ağacı (Cupressus sempenvirens).
ŞERMENDE
Utangaç, çok utanan, mahcup.
ŞİŞMEK
İçi hava veya gazlarla dolarak gerilmek. Yorularak koşuyu veya müsabakayı sürdüremez olmak. Vücudun bir yeri içine yabancı bir maddenin girmesiyle veya başka bir etkiyle gerilmek, kabarmak. Gururlanmak, büyüklenmek. Utanmak, mahcup olmak. Çok yemek yiyerek rahatsız olacak kadar doymak. Bir şey emerek hacmi büyümek, genişlemek.
OYATLIK
Mahcupluk, mahcubiyet.
GAYUN
Mahcup kişi.
SİNGİN
Utangaç, sıkılgan. Utangaç, çekingen. İyice yerleşmiş, basılmış eşya. Sıkılgan, mahcup. Saklanacak yer. Kolayca sindirilebilen.
MEHCUB
Arapça kökenli mahcûb: mahcup.
HEDERSİNMEK
Mahcup olmak.
ELİKMEK
Utanmak, çekinmek, sıkılmak. İrileşmek, büyümek. Bir yere gitmekten, bir iş yapmaktan üşenmek. Yabancı gözü ile bakmak, yabancı saymak. Gidilen bir memlekette mahcup olmak, utanmak, orada istenmemek. Bunalmak, bizar olmak. Utanmak, sıkılmak, mahzun olmak. İhtiraz etmek, çekinmek.
MAHCUBANE
Mahcupça.
MORARMAK
Mor bir renk almak. Mahcup olmak. Herhangi bir sıkıntı, darbe veya hastalıkla vücudun bir yeri mor renk almak. Herhangi bir söz ve davranıştan bozulmak.
UTANDIRMAK
Utanmasına yol açmak, utanacak bir duruma düşürmek, mahcup etmek.
MAHCUPLUK
Mahcup olma durumu, utangaçlık.
HACİL
Kederli, üzgün. Arapça kökenli hacel: Utanmış, mahcup (Erzincan Merkez) '.
EKŞİMEK
Ekşi duruma gelmek. Kaşlarını çatıp yüzüne küskün veya dargın bir anlam vermek, somurtmak. Utanmak, mahcup olmak. Mayalanmak. Bozulmak. Sırnaşmak, ısrar etmek.
UTANMAK
Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak, mahcup olmak. Çekinmek. Sıkılmak.
MAHCUPÇA
Mahcup bir biçimde, mahcubane.