CUR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "cur" olan, toplam 55 adet kelime bulunmaktadır. cur ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu cur ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

CURLABALIK, CURUZLAMAK, CURUKLAMAK, CURUKBAKAL, CURCUNASIZ, CURCUNABAZ

9 harfli kelimeler

CURCUNMAK, CURKUTMAK, CURELEMEK, CURCUNALI

8 harfli kelimeler

CURUŞMAK, CURLAMAK, CURDASIZ, CURATSIZ, CURNALCİ

7 harfli kelimeler

CURUNLU, CURCUNA, CURUMAK, CURAFYA, CURCUNU, CURADAN, CURNATA, CURASIZ

6 harfli kelimeler

CURLUK, CURALİ, CURMAK, CURMUK, CURRUK, CURACI, CURUNA, CURLAP, CURCUN, CURAKİ, CURCUR, CURGUT, CURİNA

5 harfli kelimeler

CURİE, CURRA, CURNA, CURTA, CURUŞ, CURUF, CURUK, CURCU, CURBA, CURUL, CURUM, CURUZ, CURUN

4 harfli kelimeler

CURA, CURE, CURU, CURN, CURK

3 harfli kelimeler

CUR

Bazı kelimelerin anlamları

CUR

Arıların baş oğuldan sonra verdikleri oğul. Oyunda sayıların boşa gitmesi hali. Arının son oğulu.

CURATSIZ

Ufak tefek, gelişmemiş.

CURUZLAMAK

Uyuşmak, büzülmek.

CURELEMEK

Yağma yapmak.

CURCUNALI

Gürültülü, patırtılı, şamatalı (yer, ses, hava).

CURUKLAMAK

Kuluçka olmak. Ötmek.

CURUKBAKAL

Eti yenen bir cins sıcak memleket kuşu.

CURNALCİ

Fransızca kökenli journal: casus; gizli haber götüren.

CURUŞMAK

Buruşmak, pörsümek.

CURCUNABAZ

(Ortaoyunu) Curcuna içinde dans edip soytarılıklar yapan sivri külahlı, bazen yüzleri maskeli oyunculara verilen ad. Orta Oyunu terimi.Curcuna içinde dans eden ve gösteriler yapan sivri külâhlı, bazen yüzleri maskeli oyuncular.

CURLAMAK

Gaz çıkarmak. Gök gürleyerek yağmur yağmak. Oyunda sayıyı çürütmek.

CURKUTMAK

Yutmak.

CURLABALIK

İzmarit balığına benzer bir çeşit balık.

CURCUNASIZ

Gürültüsüz, şamatasız.

CURDASIZ

Ufak tefek, gelişmemiş.

CURCUNMAK

Durmadan çalışmak.

  -   -   -  

Anlamında CUR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKİHİLOA

Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, elbise kuşugiller (Drepanididae) familyasından, 17.5 cm kadar uzunlukta, sırtı zeytin yeşili, karnı sarı, kanatları kahverengi olan bir kuş türü. (Hemignetus obscurus), Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının elbise-kuşugiller (Drepanididae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 17.5 cm. Sırtı zeytin yeşili, karnı sarı, kanatları kahverengidir, Sandviç adalarında yaşar.

ACIR

Buruşuk kabuklu, üzeri ince çizgili, boz renkli bir çeşit uzun hıyar. Dolması yapılan, üzeri tüylü bir çeşit küçük hıyar. Süs için yetiştirilen bir çeşit küçük kelek. Acur.

AKSAKLI

Eskişehir ilinde, Seyitgazi belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kırşehir şehrinde, Mucur ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Konya şehrinde, Obruk bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon ili, Beşikdüzü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

FASIL

Bölüm, kısım, devre. Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü. Dönem, devre. Belli bir sürede yapılmış olan iş, karşılaşılan durum veya olay. Bütçede ayrı ayrı gösterilen bölümler. Orta oyununa başlamadan önce saz takımının çaldığı köçek havası ve curcuna. Peşrev, nakış, şarkı, saz semaisi vb. parçaların belli bir sıraya göre çalınıp söylenmesi.

ALTINYAZI

Edirne kenti, Hamidiye nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kırşehir ilinde, Mucur ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

FESTİVAL

Dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı veya niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi. Düzensiz toplantı, curcuna. Belli bir sanat dalında oyun ve filmlerin sunulması ve gösterilmesi sonunda ödül, derece verilmesi biçiminde düzenlenen ulusal veya uluslararası gösteri dizisi, şenlik. Bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılmış olan gösteri, şenlik.

RADYUM

Atom numarası 88, atom ağırlığı 226,05 olan, 700 °C'de eriyen, 1898 yılında Pierre Curie ve eşi tarafından bulunan, soğukta suyu ayrıştıran, ışın etkinliği çok bir element (simgesi Ra).

IRGAT

Tarım işçisi, rençper. Yapı işçisi. Gemilerde ve yapılarda yatay kollarla ve birkaç kişi tarafından çevrilen bocurgat.

TAMBURA

Türk halk müziğinde kullanılan, cura, bulgari, çöğür, bağlama gibi telli ve çalgıçla çalınan çalgıların genel adı.

FİTNECİ

Fitne çıkaran, karıştırıcı, ara bozucu, fitne fücur, fitne kumkuması.

SAZ

Genellikle su kıyılarında, bataklık yerlerde yetişen ince, açık sarı renkli kamış, hasır otu, kiliz, kofa. Bu kamıştan yapılmış. Çalgılı eğlence yeri. Her tür müzik aracı, çalgı. Türk halk müziğinde bağlama, cura, tar vb. mızraplı çalgıların genel adı. Birden çok çalgının bulunduğu takım. Türk halk müziğinde kullanılan, gövdesi ağaçtan oyularak yapılmış, telli, uzun saplı çalgı, bağlama.

KIZILKUYRUK

Karatavukgillerden, kışın göçen, küçük, güzel bir kuş (Phoenicurus).

KÜRKAS

Sütleğengillerden, meyve çekirdekleri zehirli bir bitki, Hint fıstığı (Jatropha curcas).

DIMBIRDATMAK

Saz, cura, tambur vb. çalgılar çalmak.

KABAK

Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita). Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılmış olan ürünü. Kabak kemane. Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği). Ham, tatsız (kavun, karpuz). Bilgisiz, görgüsüz, kaba. Kısa boynuzlu hayvan. Tüysüz, dazlak. Esrarkeşlerin kullandığı bir tür nargile.

KISITLI

Kısıtlanmış, kısıt altına alınmış, mahcur. Sınırlı.

ZERDEÇAL

Zencefilgillerden, kök saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkarılan, yaprakları sivri uçlu, çiçekleri sarı renkte, çok yıllık bir bitki, Hint safranı (Curcuma longa).

CURACI

Cura yapan veya çalan kimse.

FERMUAR

Giysi, çanta vb. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek, cırcır, carcur.

MICIR

Yol yapımında kullanılan taş kırıntısı, mucur. Bir şeyin işe yaramayan bölümü. Kömür kırıntısı, mucur.