İçinde CUR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "cur" olan, toplam 110 tane kelime bulunuyor. İçerisinde cur bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu cur ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında cur olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

MUNCURLANMAK

11 harfli kelimeler

GOCURGANMAK

10 harfli kelimeler

CURCUNASIZ, CURCUNABAZ, CURLABALIK, CURUKBAKAL, CURUKLAMAK, CURUZLAMAK, MOCURLAMAK

9 harfli kelimeler

CURCUNALI, CURCUNMAK, CURELEMEK, CURKUTMAK, GUCURDAMA, KARACURUN

8 harfli kelimeler

BOCURGAT, ASTACURA, CARCURLU, CUKCURUK, CURATSIZ, CURDASIZ, CURLAMAK, CURNALCİ, CURUŞMAK, MUNCURLU, YAĞMACUR

7 harfli kelimeler

CURCUNA, CURNATA, AKCURUN, BOCURUM, CURADAN, CURAFYA, CURASIZ, CURCUNU, CURUMAK, CURUNLU, ÇURCURU, GACURGA, HANCURA, KACURĞA, MEHCURE, MUCURUM, MUNCURİ, MUNCURU, UCURACA, UCURDUM

6 harfli kelimeler

CURACI, KANCUR, MAHCUR, ABACUR, CANCUR, CARCUR, CUNCUR, CURAKİ, CURALİ, CURCUN, CURCUR, CURGUT, CURİNA, CURLAP, CURLUK, CURMAK, CURMUK, CURRUK, CURUNA, GULCUR, GUNCUR, HANCUR, KAPCUR, KULCUR, MAVCUR, MEHCUR, MESCUR, MUNCUR, PANCUR

5 harfli kelimeler

MUCUR, ANCUR, AVCUR, BOCUR, CACUR, CURBA, CURCU, CURİE, CURNA, CURRA, CURTA, CURUF, CURUK, CURUL, CURUM, CURUN, CURUŞ, CURUZ, ECCUR, GUCUR, KOCUR, KUCUR, MACUR, MOCUR, OĞCUR, OHCUR, UHCUR, UMCUR

4 harfli kelimeler

ACUR, CURA, CURE, CURK, CURN, CURU

3 harfli kelimeler

CUR

Bazı kelimelerin anlamları

CUR

Arıların baş oğuldan sonra verdikleri oğul. Oyunda sayıların boşa gitmesi hali. Arının son oğulu.

CURCUNMAK

Durmadan çalışmak.

GUCURDAMA

Gucurdamak işi.

KARACURUN

Gaziantep ilinde, Karkamış ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Hatay şehrinde, Yeditepe nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kilis şehri, Elbeyli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

CURCUNASIZ

Gürültüsüz, şamatasız.

CURLABALIK

İzmarit balığına benzer bir çeşit balık.

CURUKLAMAK

Kuluçka olmak. Ötmek.

MOCURLAMAK

Çok kırıştırmak. Yoğurmak.

CURUKBAKAL

Eti yenen bir cins sıcak memleket kuşu.

CURKUTMAK

Yutmak.

MUNCURLANMAK

Dudak bükmek, surat asmak.

GOCURGANMAK

Gocunmak, alınmak.

CURCUNABAZ

(Ortaoyunu) Curcuna içinde dans edip soytarılıklar yapan sivri külahlı, bazen yüzleri maskeli oyunculara verilen ad. Orta Oyunu terimi.Curcuna içinde dans eden ve gösteriler yapan sivri külâhlı, bazen yüzleri maskeli oyuncular.

CURCUNALI

Gürültülü, patırtılı, şamatalı (yer, ses, hava).

CURELEMEK

Yağma yapmak.

CURUZLAMAK

Uyuşmak, büzülmek.

  -   -   -  

Anlamında CUR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MICIR

Yol yapımında kullanılan taş kırıntısı, mucur. Bir şeyin işe yaramayan bölümü. Kömür kırıntısı, mucur.

AKİHİLOA

Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, elbise kuşugiller (Drepanididae) familyasından, 17.5 cm kadar uzunlukta, sırtı zeytin yeşili, karnı sarı, kanatları kahverengi olan bir kuş türü. (Hemignetus obscurus), Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının elbise-kuşugiller (Drepanididae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 17.5 cm. Sırtı zeytin yeşili, karnı sarı, kanatları kahverengidir, Sandviç adalarında yaşar.

FESTİVAL

Dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı veya niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi. Düzensiz toplantı, curcuna. Belli bir sanat dalında oyun ve filmlerin sunulması ve gösterilmesi sonunda ödül, derece verilmesi biçiminde düzenlenen ulusal veya uluslararası gösteri dizisi, şenlik. Bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılmış olan gösteri, şenlik.

SAZ

Genellikle su kıyılarında, bataklık yerlerde yetişen ince, açık sarı renkli kamış, hasır otu, kiliz, kofa. Bu kamıştan yapılmış. Çalgılı eğlence yeri. Her tür müzik aracı, çalgı. Türk halk müziğinde bağlama, cura, tar vb. mızraplı çalgıların genel adı. Birden çok çalgının bulunduğu takım. Türk halk müziğinde kullanılan, gövdesi ağaçtan oyularak yapılmış, telli, uzun saplı çalgı, bağlama.

FERMUAR

Giysi, çanta vb. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek, cırcır, carcur.

TAMBURA

Türk halk müziğinde kullanılan, cura, bulgari, çöğür, bağlama gibi telli ve çalgıçla çalınan çalgıların genel adı.

CURACI

Cura yapan veya çalan kimse.

FASIL

Bölüm, kısım, devre. Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü. Dönem, devre. Belli bir sürede yapılmış olan iş, karşılaşılan durum veya olay. Bütçede ayrı ayrı gösterilen bölümler. Orta oyununa başlamadan önce saz takımının çaldığı köçek havası ve curcuna. Peşrev, nakış, şarkı, saz semaisi vb. parçaların belli bir sıraya göre çalınıp söylenmesi.

DIMBIRDATMAK

Saz, cura, tambur vb. çalgılar çalmak.

ACIR

Buruşuk kabuklu, üzeri ince çizgili, boz renkli bir çeşit uzun hıyar. Dolması yapılan, üzeri tüylü bir çeşit küçük hıyar. Süs için yetiştirilen bir çeşit küçük kelek. Acur.

IRGAT

Tarım işçisi, rençper. Yapı işçisi. Gemilerde ve yapılarda yatay kollarla ve birkaç kişi tarafından çevrilen bocurgat.

ALTINYAZI

Edirne kenti, Hamidiye nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kırşehir ilinde, Mucur ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

KÜRKAS

Sütleğengillerden, meyve çekirdekleri zehirli bir bitki, Hint fıstığı (Jatropha curcas).

RADYUM

Atom numarası 88, atom ağırlığı 226,05 olan, 700 °C'de eriyen, 1898 yılında Pierre Curie ve eşi tarafından bulunan, soğukta suyu ayrıştıran, ışın etkinliği çok bir element (simgesi Ra).

ZERDEÇAL

Zencefilgillerden, kök saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkarılan, yaprakları sivri uçlu, çiçekleri sarı renkte, çok yıllık bir bitki, Hint safranı (Curcuma longa).

KIZILKUYRUK

Karatavukgillerden, kışın göçen, küçük, güzel bir kuş (Phoenicurus).

KABAK

Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita). Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılmış olan ürünü. Kabak kemane. Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği). Ham, tatsız (kavun, karpuz). Bilgisiz, görgüsüz, kaba. Kısa boynuzlu hayvan. Tüysüz, dazlak. Esrarkeşlerin kullandığı bir tür nargile.

KISITLI

Kısıtlanmış, kısıt altına alınmış, mahcur. Sınırlı.

AKSAKLI

Eskişehir ilinde, Seyitgazi belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kırşehir şehrinde, Mucur ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Konya şehrinde, Obruk bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon ili, Beşikdüzü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

FİTNECİ

Fitne çıkaran, karıştırıcı, ara bozucu, fitne fücur, fitne kumkuması.