Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ceren" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ceren ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ceren olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ceren olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
CEREN
Ceylan.
AYCEREN
Ay gibi güzel ve parlak ceylan.
HÖCEREN
Çok eskimiş, yıkılmaya yüz tutmuş (yapı).
TECEREN
Becerikli. Becerikli, tasarruflu.
Bu bölümde tanımı içerisinde CEREN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SÖVA
Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve.
SEVE
Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. Kapı, pencere pervazı.
SOVA
Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve.
ÇUHNOS
Yemeğin yanmaya başlaması, tencerenin dibine tutması.
KAZMIK
Süt, mahallebi ve yemek pişerken tencerenin dibinde yanan, yapışkan kısmı. Tencere dibinde koyulaşarak yapışan ya da yanarak kalan yemek kalıntısı. Etin, kıyıldıktan sonra kütükte kalan, kazıyarak çıkartılan kırıntıları. Pişerken kabın dibine yapışan yemek.
SÖYE
Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. 1.Ocak üstünde lamba koymaya yarayan yer. 2.Ocak içlerinde iki yana dikine konulan geniş, uzun, düz taşlar. Yatık, eğik : Saban söye derin sürmüyor. Ev direği.
SÖVE
Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. Avlu kapısının iki yanına konan uzun taşlar. Pencere ve kapı kenarlarındaki süs kalıpları.
SÖĞE
Büyük kazık. Ocağın iç yanı, odunların dayandığı duvar. Alt çene: Söğe kemiği. Palavra. Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. Gömleğin göğsü. (Yenikent Aksaray Niğde). Kürsi ayağının kol yerinden yukarıda olan parçası. Kapının üzerinde döndüğü, üst ve alt çerçevelere geçirilen mihver.
SÖRE
Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve.
DEMİRLEMEK
Kapı ve pencerenin kol demirini takmak, kapatmak. Gemi demir atmak. Demire vurmak.
MUŞABAH
Pencerenin açılan küçük parçası. Kabukları kolay kırılan ceviz. Bir çeşit çorap örgüsü.
AYE
Eşraf, ileri gelen. Aya, el ayası, avuç içi. Pencerenin iç tarafı. Şaşma bildirir ünlem. Kadılar için o (zamir): Aye diyor ki çabuk gelsinler.
HÖVELMEK
Bükülmek, eğrilmek: Tencerenin dibi hövelmiş.
SÜVE
Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. Arabalarda, yastık başına dikilen kazıklar. Kapı çerçevesi, pervaz (Kırşehir), karşılığı suve.
ÇUĞNIS
Yemeğin yanmaya başlaması, tencerenin dibine tutması.
HACIYATMAZ
Yere nasıl bırakılırsa bırakılsın, dibinde bulunan ağırlık sebebiyle dik bir durum alan oyuncak. Güç durumlarda çıkarı için kişiliğinden özveride bulunarak kendini çabucak toparlamayı beceren kimse.
KAZIMIK
Süt, muhallebi ve yemek pişerken tencerenin dibinde yanan yapışkan bölüm.
KURNAZ
Kolay kanmayan, başkalarını kandırmasını ve ufak tefek oyunlarla amacına erişmesini beceren, açıkgöz, hin.
ÇUĞNUS
Yemeğin yanmaya başlaması, tencerenin dibine tutması.
CUHNİS
Yemeğin yanmaya başlaması, tencerenin dibine tutması.