Kelimeler arşivi içinde; başında "ceren" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. ceren ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ceren ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ceren olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
CEREN
Ceylan.
CERENÜK
Erik.
CERENLİ
Adana şehri, Yüreğir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde CEREN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SÖĞE
Büyük kazık. Ocağın iç yanı, odunların dayandığı duvar. Alt çene: Söğe kemiği. Palavra. Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. Gömleğin göğsü. (Yenikent Aksaray Niğde). Kürsi ayağının kol yerinden yukarıda olan parçası. Kapının üzerinde döndüğü, üst ve alt çerçevelere geçirilen mihver.
CUHNİS
Yemeğin yanmaya başlaması, tencerenin dibine tutması.
SÖRE
Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve.
MUŞABAH
Pencerenin açılan küçük parçası. Kabukları kolay kırılan ceviz. Bir çeşit çorap örgüsü.
SÖVE
Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. Avlu kapısının iki yanına konan uzun taşlar. Pencere ve kapı kenarlarındaki süs kalıpları.
SÖVA
Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve.
SÜVE
Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. Arabalarda, yastık başına dikilen kazıklar. Kapı çerçevesi, pervaz (Kırşehir), karşılığı suve.
KAZMIK
Süt, mahallebi ve yemek pişerken tencerenin dibinde yanan, yapışkan kısmı. Tencere dibinde koyulaşarak yapışan ya da yanarak kalan yemek kalıntısı. Etin, kıyıldıktan sonra kütükte kalan, kazıyarak çıkartılan kırıntıları. Pişerken kabın dibine yapışan yemek.
ÇUĞNUS
Yemeğin yanmaya başlaması, tencerenin dibine tutması.
SEVE
Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. Kapı, pencere pervazı.
SÖYE
Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. 1.Ocak üstünde lamba koymaya yarayan yer. 2.Ocak içlerinde iki yana dikine konulan geniş, uzun, düz taşlar. Yatık, eğik : Saban söye derin sürmüyor. Ev direği.
SOVA
Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve.
ÇUHNOS
Yemeğin yanmaya başlaması, tencerenin dibine tutması.
AYE
Eşraf, ileri gelen. Aya, el ayası, avuç içi. Pencerenin iç tarafı. Şaşma bildirir ünlem. Kadılar için o (zamir): Aye diyor ki çabuk gelsinler.
KAZIMIK
Süt, muhallebi ve yemek pişerken tencerenin dibinde yanan yapışkan bölüm.
HACIYATMAZ
Yere nasıl bırakılırsa bırakılsın, dibinde bulunan ağırlık sebebiyle dik bir durum alan oyuncak. Güç durumlarda çıkarı için kişiliğinden özveride bulunarak kendini çabucak toparlamayı beceren kimse.
ÇUĞNIS
Yemeğin yanmaya başlaması, tencerenin dibine tutması.
KURNAZ
Kolay kanmayan, başkalarını kandırmasını ve ufak tefek oyunlarla amacına erişmesini beceren, açıkgöz, hin.
DEMİRLEMEK
Kapı ve pencerenin kol demirini takmak, kapatmak. Gemi demir atmak. Demire vurmak.
HÖVELMEK
Bükülmek, eğrilmek: Tencerenin dibi hövelmiş.