Kelimeler arşivi içinde; başında "cem" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. cem ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu cem ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
CEMAATİMÜSLİMİN
CEMAZİYELEVVEL
CEMAZİYELAHİR
CEMAATLEŞMEK, CEMAATSİZLİK
CEMAATLEŞME
CEMİYETLİ, CEMBİYELİ, CEMAATSİZ
CEMETMEK, CEMAATLİ
CEMİYET, CEMADAT, CEMBİYE, CEMETME
CEMİLE, CEMAAT, CEMEVİ
CEMİL, CEMAN, CEMAL, CEMRE
CEMİ
CEM
CEM
Toplama, bir araya getirme. Toplama. Çokluk.
CEMETMEK
Toplamak. Bir araya getirmek.
CEMBİYELİ
Cembiyesi olan.
CEMAATSİZ
Cemaati olmayan.
CEMAZİYELAHİR
Ay takviminin altıncı ayı, küçük tövbe ayı.
CEMİYET
Dernek. Yüksek sosyete. Toplum. Birbirine uygun veya zıt anlamlı kelimeleri tenasüp, tezat sanatları yoluyla bir araya getirme. Düğün. Bir olayı veya kişiyi kutlamak amacıyla bir araya gelen topluluk.
CEMETME
Cemetmek işi.
CEMİYETLİ
Cemiyet içinde geçen, derli toplu, dağınık olmayan.
CEMBİYE
Bir tür eğri kama, hançer. Ağzı eğri bir tür Arap bıçağı.
CEMAATLEŞME
Cemaatleşmek işi.
CEMAATLİ
Cemaati olan.
CEMAATİMÜSLİMİN
Müslüman topluluğu.
CEMAATLEŞMEK
Cemaat durumuna gelmek.
CEMAATSİZLİK
Cemaatsiz olma durumu.
CEMAZİYELEVVEL
Ay takviminin beşinci ayı, büyük tövbe ayı. Geçmiş.
CEMADAT
Cansızlar, cansız varlıklar.
Bu bölümde tanımı içerisinde CEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇOLPA
Ayağı sakat olan. Beceriksiz, eli işe yakışmayan, acemi.
ÇÖMEZ
Medreselerde müderrisin hizmetine bakan ve ondan ders alan öğrenci. Acemi. Birinin kendi işini öğreterek yetiştirmeye başladığı kimse.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
ACEMLEŞTİRME
Acemleştirmek işi.
ACEMİLİK
Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.
DÜNKÜ
Bugünden bir önceki günle ilgili. Acemi, yeni, toy. Yakın geçmişteki.
DERNEK
Toplantı, düğün. Belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek için kurulan yasal topluluk, cemiyet. Pazar veya panayır kurulan gün, deri (II).
BENCE
Bana göre, benim düşüncemce.
ÇOKLUK
Sayı veya ölçü yönünden çok olma durumu, çoğul, kesret, ekseriyet, teklik karşıtı. Çoğunluk. Sık sık, çokça, çok kez. Kelimelerin belirli eklerle birden çok varlığı veya kişiyi bildirme biçimi, çoğul, cem.
BİZCE
Bize göre, bizim düşüncemizce.
CİKCİK
Beyaz kum midyesi. Acemi, bir işe yeni başlayan.
ÇAYLAKLIK
Toyluk, deneyimsizlik, acemilik.
ACEMİCE
Toyca, beceriksizce, acemicesine.
CAMİA
Topluluk, cemiyet, zümre.
AMATÖR
Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.
ACEMLEŞTİRMEK
Acemleşme işini yaptırmak.
ACEMLEŞME
Acemleşmek durumu.
ACEMİLEŞME
Acemileşmek durumu.
AYİNİCEM
Cem ayini.
DÜĞÜN
Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılmış olan tören, eğlence, cemiyet. Bir olayı kutlamak için yapılmış olan büyük eğlence veya tören.