Sonu CEP ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "cep" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu cep ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında cep olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde cep olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

CEP

Genellikle bir şey koymaya yarayan, giysinin belli bir yeri açılarak içine yerleştirilen astardan yapılmış parça. Trafiği kolaylaştırmak, araçların durabilmesine olanak sağlamak için yaya kaldırımları veya şehirler arası yolların kenarlarında bulunan taşıt yanaşma yeri. Otomobil yarışlarında arabalarının yarışa başladıkları nokta. Cep telefonu. Savaş alanının bir yerinde düşmanın geriletilmesiyle ortaya çıkan taktik durum, çökertme.

MÜSTECEP

Samsun kenti, Bafra ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tekirdağ şehri, Ballı bucağına bağlı bir yer.

ECEP

Arapça kökenli aceb: acep. Acaba.

İRCEP

Recep.

ZENCEP

Etek kıyısı.

ACEP

Acaba.

NACEP

Nasıl?.

NECEP

Nasıl, ne biçim.

RECEP

Ay takviminin yedinci ayı, üç ayların birincisi.

  -   -   -  

Anlamında CEP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CEP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CEPHELENME

Cephelenmek işi.

ÇAKI

Açılıp kapanan bir veya birkaç ağızlı küçük cep bıçağı. Denizçakısı.

ÇÖKERTME

Çökertmek işi ya da durumu. Deniz dibine indirilerek üstüne balıklar geldiğinde köşelerinden çekilip kaldırılan ağ. Muğla yöresine ait bir tür halk oyunu ve halk türküsü. Cep.

CEPLEME

Ceplemek işi.

CÜZDAN

Para, kâğıt vb. koymaya yarayan küçük çanta. Bir kimsenin kimliğini bildirmek için resmî bir yerden kendisine verilen, cep defteri biçimindeki belge.

DİKKUYRUK

Bir tür ördek (Oxyura leucocephala).

CEPHANECİ

Kara, deniz ve hava birliklerinde cephanelik görevlisi veya sorumlusu olan kimse.

GAZEKİ

Cepken altına giyilen kolsuz bir tür giysi.

ACABA

Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.

BOZGEVEN

Yurdumuzda Erciyes dağında yetişen bir tür geven (Astragalus microcephalus).

DUBAR

Kefalgillerden, 30-40 santimetre uzunluğunda, eti lezzetli bir tür balık (Mugil cephalus).

CEPHELEŞME

Cepheleşmek işi.

CEBECİ

Yeniçeri ordusunda silah yapan, onaran ve bakımı ile görevli bulunan, savaşta ordunun silah ve cephanesini ulaştıran yaya kapıkulu ocaklarından bir sınıf asker.

ALINLIK

Kadınların alınlarına taktıkları altın veya gümüşten süs eşyası. Yapılarda cephe süsü.

ALNAÇ

Cephe.

BAHRİ

Denizle ilgili. Uzun boyunlu, sivri gagalı, boynunun önü ve göğsü parlak beyaz olan, alçaktan ve hızlı uçan, suya bağımlı bir tür kuş (Podiceps cristatus).

KEFAL

Kefalgillerden, orta büyüklükte, çok pullu, küt başlı, gümüş renginde, beyaz etli bir balık, topbaş balık (Mugil cephalus).

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

FİŞEK

Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlara, atılmak için sürülen ve içinde barut bulunan bir kovan ile bu kovanın ucuna yerleştirilmiş mermiden oluşan cephane. Donanma ve şenliklerde kullanılan çeşitli yanıcı veya patlayıcı maddeler.

CEPHELENMEK

Cephe oluşturmak.