Kelimeler arşivi içinde; başında "car" olan, toplam 115 adet kelime bulunmaktadır. car ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu car ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde car olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
CARREHASTALIĞI, CARYOPHYLLAEUS
CARATHEODORY, CARNOYSIVISI, CARPILDATMAK
CARAŞTIRMAK, CARIKLANMAK, CARIKLATMAK, CARILDAŞMAK, CARTILLAMAK
CARAŞUVSUZ, CARATILMAK, CARICABBAR, CARISPALAS, CARİSPALAZ
CARCIOĞLU, CARDAMİNE, CARİYELİK, CARLAŞMAK, CARTLAŞMA
CARASGAR, CARASKAL, CARATAVI, CARATMAK, CARAUSUZ, CARBAZAN, CARCIRAN, CARCIRIN, CARCURLU, CARGAMLA, CARHADAH, CARIKLIK, CARILDAK, CARISLIK, CARİSLİH, CARKIDAK, CARLAMAK, CARPADAK, CARPADAN, CARRAMAH, CARTADAK, CARTADAN, CARTAZAN, CARULLAH
CARANAK, CARANGİ, CARBANA, CARBICI, CARCARA, CARCARI, CARDİUM, CARDÖNÜ, CARGAMA, CARHALA, CARILIK, CARILTI, CARIMLA, CARLAKI, CARLAMA, CARPADA, CARTLAK
CARBIK, CARCAR, CARCOR, CARCUR, CARDAK, CARDAN, CARDIN, CARDON, CARICA, CARİNE, CARİYE, CARLAK, CARLIK, CARMAR, CARNAK, CARSIZ, CARSUT, CARTIL, CARTIN
CARAK, CARAL, CARAN, CARAP, CARCI, CARÇI, CARIK, CARIS, CARIT, CARİF, CARİM, CARİS, CARİŞ, CARİT, CARİZ, CARLA, CARLI, CARLU, CARRA, CARSE, CARTA, CARTI, CARUH, CARUK, CARUT
CARA, CARE, CARI, CARİ, CARK, CARP, CARŞ, CART, CARU
CAR
CAR
Çağrı, tellal ile duyurma. Tehlike durumu. İlan. Kadınların örtündükleri çarşaf, zar (III).
CARAŞTIRMAK
Düzeltmek, yakıştırmak.
CARTILLAMAK
Yorulmak, güçten düşmek, hamlaşmak. Yorulmak, güçten düşmek.
CARIKLANMAK
Aydınlanmak.
CARILDAŞMAK
Bağrışmak.
CARAŞUVSUZ
Yakışıksız.
CARATHEODORY
1873-1950. Konstantin Karatheodory, karmaşık fonksiyonlar teorisi dalında çalışmış, Alman matematikçisi.
CARREHASTALIĞI
Köpek gençlik hastalığı.
CARNOYSIVISI
Carnoy tespit çözeltisi.
CARİSPALAZ
Arsız, terbiyesiz.
CARPILDATMAK
Bir sopayla kuvvetlice vurmak.
CARICABBAR
Becerikli, açıkgöz, cesur.
CARISPALAS
Arsız, terbiyesiz.
CARATILMAK
Beğenilmek.
CARYOPHYLLAEUS
Vücudu segmentsiz, ön kısmı genişlemiş, katlanmış veya kıvrılmış olup bothria veya çekmeni olmayan bir sestot cinsi.
CARIKLATMAK
Aydınlatmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde CAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
ARMATÖR
Ticaret gemisi sahibi.
ACARA
Acar.
ARDİYE
Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm. Böyle bir yerde saklanılan eşya için ödenen ücret. Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer, depo.
AZATLI
Azat edilmiş cariye veya köle.
ACARLAŞMAK
Acar duruma gelmek.
AKTİF
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
AVAL
Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).
ACARLAŞMA
Acarlaşmak durumu.
AKIŞKANLIK
Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
AKAĞAÇ
Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ANTREPO
Gümrüklere gelen ticari eşyanın konulduğu, korunduğu yer.
ATILGAN
Çekinip korkmadan kendini tehlike veya güçlüklere atan, acar. Girişken.
ACARLIK
Acar olma durumu.