CALA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "cala" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. cala ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu cala ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cala olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

CALAVLAMAK

9 harfli kelimeler

CALANOİDA

8 harfli kelimeler

CALANMAK, CALANMAH

7 harfli kelimeler

CALAYIR, CALAĞAN, CALAMAH, CALAMAK, CALAMUK, CALANGU

6 harfli kelimeler

CALABA

5 harfli kelimeler

CALAN, CALAK, CALAS, CALAV, CALAH, CALAY, CALAZ

4 harfli kelimeler

CALA

Bazı kelimelerin anlamları

CALA

Olmamış meyve. Eski, kullanılmış. Hayvanlara yedirilen tahıl sapları, mısır koçanı. İftira.

CALANMAH

Dökülmek.

CALAS

Yeşil fasulye.

CALAYIR

Canlı, becerikli, eli çabuk.

CALAN

Ceylan.

CALAĞAN

Saksağan.

CALAV

Kılıksız. Tuz.

CALANOİDA

Kabuklular (Crustacea) sınıfının Copepoda alt sınıfından, pelajik bölgenin planktonik organizmalarından olan bir takım.

CALANMAK

Dökülmek.

CALABA

Dalgıcın havayı değiştiremiyerek ağzının eğrilmesi, dilinin tutulması.

CALANGU

Kahramanlık, zafer.

CALAMAK

Saçmak, serpmek, ekmek.

CALAMAH

Parçaları biribirine eklemek, dikmek. Başına belâ etmek. Saçmak, serpmek, ekmek.

CALAMUK

Nemli, yağmurlu hava.

CALAK

Küçük karpuz.

CALAVLAMAK

Tarlalardan, kısa zamanda çok ot toplamak.

  -   -   -  

Anlamında CALA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CALA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOCALATMA

Bocalatmak işi.

AHMAKLAŞMAK

Aptallaşmak. Bir an için şaşalayıp bocalamak.

KÖLECİ

Karıncaların başka türlerin yuvalarını talan etmesi durumu.

ÇIBANBAŞI

Yaranın ucu. Kurcalandığı, üzerine düşüldüğü takdirde ağır veya kötü bir sonuca varılması muhtemel konu. Genel kurallara aykırı davranış içinde olan kimse.

KAPSÜL

Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.

DEŞMEK

Oymak, delmek, yara açmak, içini açmak, karıştırmak, kazmak. Bir sorunun üzerinde yeniden durmak, hatırlatmak, kurcalamak.

KARINCALANIŞ

Karıncalanma işi.

KANCALAMA

Kancalamak işi.

FİLKULAĞI

Yılan yastığıgillerden, ana yurdu tropikal Amerika olan, kökü yumrulu bir süs bitkisi (Caladium). Pazarlarda satılan bir sünger türü.

BİZİMKİ

Bizim olan, bizimle ilgili olan. Kadınların kocalarından, kocaların karılarından söz ederken kullandıkları söz. Yakın çevremizde olan bir kimseden söz ederken kullanılan bir söz.

BOCALAMA

Bocalamak işi.

ALACALAMA

Alacalamak işi.

FRANCALALIK

Francala yapmaya uygun olan (un).

ALACALANDIRMA

Alacalandırmak işi.

ALACALANMA

Alacalanmak işi.

KARINCALANMA

Karıncalanmak işi.

İLMİYE

Din işleriyle uğraşan hocalar sınıfı. Din işleriyle uğraşanların mesleği.

EŞELEMEK

Toprak, kül gibi toz durumunda bulunan şeyleri hafifçe kazıp karıştırmak. Dağıtıp karıştırmak. Bir işin, sorunun aslını anlamaya çalışmak, kurcalamak.

KARIŞTIRMAK

Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak. Ayırt edememek, tam olarak seçememek. Üstünkörü okumak. Göz atmak, araştırmak, incelemek. Kurcalamak, oynamak. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek.

BOCALATMAK

Bocalamasına yol açmak.