BOY ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "boy" olan, toplam 222 adet kelime bulunmaktadır. boy ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu boy ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde boy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

BOYUTLANDIRILMAK

15 harfli kelimeler

BOYUTLANDIRILIŞ, BOYUTLANDIRILMA

14 harfli kelimeler

BOYATILABİLMEK, BOYNUZLUGİLLER, BOYUNLANDIRMAK, BOYUTLANDIRMAK

13 harfli kelimeler

BOYATILABİLME, BOYLANABİLMEK, BOYLANIVERMEK, BOYLAYABİLMEK, BOYUNÇAKALAĞI, BOYUNLANDIRMA, BOYUTLANDIRIŞ, BOYUTLANDIRMA

12 harfli kelimeler

BOYANABİLMEK, BOYANIVERMEK, BOYATABİLMEK, BOYATIVERMEK, BOYAYABİLMEK, BOYAYIVERMEK, BOYİŞKENCESİ, BOYLANABİLME, BOYLANIVERME, BOYLAYABİLME, BOYNUYOĞUNLU, BOYNUZLANMAK, BOYNUZLAŞMAK, BOYNUZLATMAK, BOYNUZLUTEKE, BOYUNÇEVİREN

11 harfli kelimeler

BOYANABİLME, BOYANDIRMAK, BOYANIVERME, BOYATABİLME, BOYATIVERME, BOYATTIRMAK, BOYAYABİLME, BOYAYIVERME, BOYKOTÇULUK, BOYLAMASINA, BOYNUZLAMAK, BOYNUZLANMA, BOYNUZLAŞMA, BOYNUZLATMA, BOYUNDURCAK, BOYUNDURLUK, BOYUTLANMAK, BOYUTSUZLUK

10 harfli kelimeler

BOYABIÇAĞI, BOYACIOĞLU, BOYALANMAK, BOYALITEPE, BOYANASICA, BOYARÖZDEK, BOYASAPTAR, BOYASIZLIK, BOYATILMAK, BOYATTIRMA, BOYHEYKELİ, BOYNUBURUK, BOYNUBÜKÜK, BOYNUYOĞUN, BOYNUZGAGA, BOYNUZUMSU, BOYUNBASTI, BOYUNBURAN, BOYUNDİREK, BOYUNDURUH, BOYUNDURUK, BOYUNDÜRÜK, BOYUNKISTI, BOYUNLAMAK, BOYUNPINAR, BOYUNSALIK, BOYUNSĞALA, BOYUNSIRIK, BOYUTLAMAK, BOYUTLANIŞ, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

BOYACILAR, BOYACILIK, BOYALAMAK, BOYALANMA, BOYALILAR, BOYARESİM, BOYATILIŞ, BOYATILMA, BOYÇAPKIN, BOYDAŞLIK, BOYKUTMAK, BOYLANMAK, BOYLAŞMAK, BOYLATMAK, BOYLECENE, BOYNANLAR, BOYNUEĞRİ, BOYNUUZAK, BOYNUZSUZ, BOYUNBAĞI, BOYUNDERE, BOYUNDRUK, BOYUNKAYA, BOYUNLAMA, BOYUNSIRA, BOYUNTRİK, BOYUNTUCU, BOYUNYAKA, BOYUTLAMA

8 harfli kelimeler

BOYABÜKÜ, BOYACILI, BOYAÇİLİ, BOYAHANE, BOYAHDAN, BOYALAMA, BOYALICA, BOYANACI, BOYANMAK, BOYAPÜRÜ, BOYATMAK, BOYÇEKME, BOYKOTAJ, BOYKOTÇU, BOYLAMAK, BOYLANIŞ, BOYLANMA, BOYLATMA, BOYLULUK, BOYNUZLU, BOYNUZSU, BOYUNCAK, BOYUNCUK, BOYUNLUK, BOYUNMAK, BOYUNSHA, BOYUNSUZ, BOYUNTAŞ, BOYURMAK, BOYUTSUZ

7 harfli kelimeler

BOYABAT, BOYACIK, BOYAÇIN, BOYAKLI, BOYALAN, BOYALDI, BOYALIK, BOYAMAK, BOYANAK, BOYANIK, BOYANIŞ, BOYANMA, BOYASIZ, BOYATIŞ, BOYATMA, BOYAYIŞ, BOYBEYİ, BOYÇULU, BOYDERE, BOYHANA, BOYHANE, BOYLAMA, BOYLUCA, BOYNIRA, BOYUNCA, BOYUNLU, BOYUTLU

6 harfli kelimeler

BOYACA, BOYACI, BOYACİ, BOYALI, BOYAMA, BOYANA, BOYATI, BOYCAK, BOYDAH, BOYDAK, BOYDAN, BOYDAŞ, BOYDAY, BOYEVİ, BOYİNE, BOYKOT, BOYLAM, BOYLAN, BOYLER, BOYLUM, BOYMAK, BOYMUL, BOYNAK, BOYNEK, BOYNİK, BOYNUK, BOYNUZ, BOYSUZ, BOYUNA

5 harfli kelimeler

BOYAG, BOYAĞ, BOYAH, BOYAK, BOYAM, BOYAN, BOYAR, BOYAT, BOYCA, BOYER, BOYLA, BOYLI, BOYLİ, BOYLU, BOYMA, BOYNA, BOYNO, BOYOZ, BOYUN, BOYUT, BOYUZ

4 harfli kelimeler

BOYA, BOYK, BOYL

3 harfli kelimeler

BOY

Bazı kelimelerin anlamları

BOY

Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık. "Özlü, güzel sözler söyledi" anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı. Kumaş için ölçü. Uzunluk.

BOYUTLANDIRILMAK

Boyut kazanması sağlanmak.

BOYLAYABİLMEK

Boylama imkânı veya olasılığı bulunmak.

BOYUNLANDIRMAK

Kapsam kazandırmak.

BOYUTLANDIRMA

Boyutlandırmak işi.

BOYLANABİLMEK

Boylanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BOYUNLANDIRMA

Boyunlandırmak durumu.

BOYUTLANDIRMAK

Boyut kazandırmak.

BOYLANIVERMEK

Çabucak boylanmak.

BOYATILABİLMEK

Boyatılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BOYUTLANDIRILIŞ

Boyutlandırılma işi.

BOYUNÇAKALAĞI

Gerdan.

BOYUTLANDIRILMA

Boyutlandırılmak işi.

BOYATILABİLME

Boyatılabilmek işi.

BOYNUZLUGİLLER

Keçi, koyun, sığır ve antilopları içine alan, içi boş olan boynuzları sürekli kalan ve dallı olmayan, omurgalıların memeliler sınıfı.

BOYUTLANDIRIŞ

Boyutlandırma işi.

  -   -   -  

Anlamında BOY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BOY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALÇAK

Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı. Kısa (boy). Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan, aşağılık, soysuz, namert, rezil, hain. Aşağıda olan, yüksek olmayan (yer).

ALİZARİN

Kök boyası.

AKARSU

Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.

AKROMATİK

Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).

AKVAREL

Sulu boya resim.

ALAGEYİK

Geyikgillerden, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan, yazın postunda ak benekler oluşan, erkeklerinin boynuzları uca doğru kürek biçiminde genişleyen bir cins geyik, sığın (Dama dama).

ALACALAMAK

Renk renk, benek benek boyamak.

ALA

Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).

ALAYUNTLU

Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri.

ALIÇ

Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.

AKŞIN

Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

ACEMBORUSU

Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).

AKRAN

Yaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, boydaş, böğür, taydaş, öğür.

AKASYA

Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

AKROMATİN

Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.

AFŞAR

Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri, Avşar.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.