Kelimeler arşivi içinde; başında "bora" olan, toplam 41 adet kelime bulunmaktadır. bora ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bora ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bora olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BORAZANKUŞUGİLLER
BORAZANCIBAŞI
BORAZANCILIK
BORANLAMAK
BORAZANCI
BORANBAY, BORANALP, BORAMBOŞ, BORAHANE
BORATAV, BORATAŞ, BORASİT, BORANTI, BORANSÜ, BORANNI, BORANLI, BORATAY, BORAZAN, BORABOY, BORAĞAN, BORAMUT, BORAHAN, BORAKIS, BORAKAN
BORANİ, BORACA, BORADA, BORAZA, BORAYI, BORATA, BORAKS, BORALI, BORANO, BORANA, BORANI
BORA
Genellikle arkasından yağmur getiren sert rüzgâr.
BORAZANKUŞUGİLLER
(Psophidae),iyi bilinir.
BORANSÜ
Fırtına gibi asker.
BORAZANCI
Borazan çalan kimse.
BORAZANCILIK
Borazancının yaptığı iş.
BORAHANE
Yabani güvercinlerin tünemesi için kerpiçten yapılan güvercinlik.
BORANTI
Eski, giyilmiş elbise.
BORAZANCIBAŞI
Borazancıları yöneten kimse. bir topluluğun söyleyemediği sözleri söyleyen kimsesi.
BORATAV
Fırtına gibi hızlı olan kimse.
BORANBAY
Çok zengin, varlıklı.
BORAMBOŞ
Bomboş.
BORASİT
Sert billur veya yumuşak beyaz kütle durumunda bulunan magnezyum boratı.
BORANALP
Cesur, çevik yiğit.
BORATAŞ
Sağlam, kuvvetli ve fırtına gibi olan kimse.
BORANLAMAK
Kar yağmak. Hava bulanmak.
BORANNI
Isırgan otunun yumurtayla yahut sade kavrulmasıyla yapılan yemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde BORA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOĞANAK
Sağanak, bora.
BOR
İşlenmemiş, taşlık, sert, ekilmemiş (toprak), borak. Atom numarası 5, atom ağırlığı 10,8, yoğunluğu 2,45 olan, tabiatta bor asidi veya boratlar durumunda bulunan basit element (simgesi B). Niğde iline bağlı ilçelerden biri.
TEST
Bir kimsenin, bir topluluğun doğal veya sonradan kazanılmış yeteneklerini, bilgi ve becerilerini ölçmeye ve anlamaya yarayan sınama. Bir hastalığın varlığını ve niteliğini anlamak için yapılmış olan laboratuvar araştırması. Doğru cevabın seçenekler arasından bulunmasına dayanan bir sınav türü. Biyolojik bir işlevi veya değişmez bir niteliği incelenen bireyin tepkisini, örnek olarak alınan normal bireyinkiyle karşılaştırarak ölçmeye ve değerlendirmeye yarayan yoklama.
KOLEMANİT
Hidratlı doğal kalsiyum borat.
BORU
Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir. Borazan.
TUTAÇ
Laboratuvar maşası. Tutacak.
Tİ
Bir tören sırasında, askerleri bir araya toplamak, törenin başladığını bildirmek vb. amaçlarla çalınan borazanın çıkardığı tiz ses. Titan elementinin simgesi.
DENET
Denetleme işi, teftiş. Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.
SANTRİFÜJ
Merkezkaç. Merkezkaç kuvvetten yararlanarak bir karışımın taşıdığı çökebilir ögeleri ayırıp çöktürmekte kullanılan laboratuvar aleti, santrifüjör.
KAPSÜL
Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.
HODAN
Hodangillerden, çiçekleri hekimlikte kullanılan ve kökü kavrularak yenilen, bir yıllık ve otsu bir bitki (Borago officinalis).
LABORANT
Araştırmalarda, laboratuvar deneylerinde yardımcı olarak çalıştırılan kimse.
LABORATUVAR
Ayrıştırma, birleştirme yoluyla bir sonuca ulaşmak veya teşhis koymak için çeşitli araçlar kullanılarak tıp, eczacılık, fizik, kimya gibi bilim dallarıyla ilgili araştırmaların, deneylerin yapıldığı özel donanımlı yer. Dil laboratuvarı.
MUMLAMA
Mumlamak işi. Laboratuvarlardan çıkmış bir filmin çeşitli aletlerde kolayca dönmesini sağlamak için iki kenarına ince bir bal mumu katmanı sürme. Bitki hücrelerinin değişikliğe uğrayarak kendilerini su geçirmez duruma getirir biçimde mum bağlaması olayı.
TÜP
Laboratuvarlarda türlü işlerde kullanılan, bir ucu kapalı cam boru. Akışkan maddelerin konulduğu, genellikle silindir biçiminde, içi boş, ağzı özel tapalı kap. İçine krem, diş macunu, ilaç vb. maddeler konulan, bir ucu burgu kapaklı, plastik veya metal boru. Fallop tüpü.
AGAMİ
Borazan kuşu.
KALİBORİT
Hidratlı doğal sodyum ve magnezyum boratı.
LABORANTLIK
Laborantın işi veya mesleği.
FIŞKIRDAK
Sıvıları fışkırtmaya yarayan araç. Ağzındaki iki cam borudan biri üflendiğinde ötekinden su fışkıran, laboratuvarlarda yıkama işlerinde kullanılan bir deney aracı.
KARNİ
Laboratuvarda damıtma işlerinde kullanılan, geniş karınlı, dar ve eğri boyunlu cam kap.