BORA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "bora" olan, toplam 41 adet kelime bulunmaktadır. bora ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu bora ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bora olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BORAZANKUŞUGİLLER

13 harfli kelimeler

BORAZANCIBAŞI

12 harfli kelimeler

BORAZANCILIK

10 harfli kelimeler

BORANLAMAK

9 harfli kelimeler

BORAZANCI

8 harfli kelimeler

BORANBAY, BORANALP, BORAMBOŞ, BORAHANE

7 harfli kelimeler

BORATAV, BORATAŞ, BORASİT, BORANTI, BORANSÜ, BORANNI, BORANLI, BORATAY, BORAZAN, BORABOY, BORAĞAN, BORAMUT, BORAHAN, BORAKIS, BORAKAN

6 harfli kelimeler

BORANİ, BORACA, BORADA, BORAZA, BORAYI, BORATA, BORAKS, BORALI, BORANO, BORANA, BORANI

5 harfli kelimeler

BORAT, BORAK, BORAZ, BORAN, BORAÇ

4 harfli kelimeler

BORA

Bazı kelimelerin anlamları

BORA

Genellikle arkasından yağmur getiren sert rüzgâr.

BORAZANKUŞUGİLLER

(Psophidae),iyi bilinir.

BORANSÜ

Fırtına gibi asker.

BORAZANCI

Borazan çalan kimse.

BORAZANCILIK

Borazancının yaptığı iş.

BORAHANE

Yabani güvercinlerin tünemesi için kerpiçten yapılan güvercinlik.

BORANTI

Eski, giyilmiş elbise.

BORAZANCIBAŞI

Borazancıları yöneten kimse. bir topluluğun söyleyemediği sözleri söyleyen kimsesi.

BORATAV

Fırtına gibi hızlı olan kimse.

BORANBAY

Çok zengin, varlıklı.

BORAMBOŞ

Bomboş.

BORASİT

Sert billur veya yumuşak beyaz kütle durumunda bulunan magnezyum boratı.

BORANALP

Cesur, çevik yiğit.

BORATAŞ

Sağlam, kuvvetli ve fırtına gibi olan kimse.

BORANLAMAK

Kar yağmak. Hava bulanmak.

BORANNI

Isırgan otunun yumurtayla yahut sade kavrulmasıyla yapılan yemek.

  -   -   -  

Anlamında BORA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BORA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOĞANAK

Sağanak, bora.

BOR

İşlenmemiş, taşlık, sert, ekilmemiş (toprak), borak. Atom numarası 5, atom ağırlığı 10,8, yoğunluğu 2,45 olan, tabiatta bor asidi veya boratlar durumunda bulunan basit element (simgesi B). Niğde iline bağlı ilçelerden biri.

TEST

Bir kimsenin, bir topluluğun doğal veya sonradan kazanılmış yeteneklerini, bilgi ve becerilerini ölçmeye ve anlamaya yarayan sınama. Bir hastalığın varlığını ve niteliğini anlamak için yapılmış olan laboratuvar araştırması. Doğru cevabın seçenekler arasından bulunmasına dayanan bir sınav türü. Biyolojik bir işlevi veya değişmez bir niteliği incelenen bireyin tepkisini, örnek olarak alınan normal bireyinkiyle karşılaştırarak ölçmeye ve değerlendirmeye yarayan yoklama.

KOLEMANİT

Hidratlı doğal kalsiyum borat.

BORU

Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir. Borazan.

TUTAÇ

Laboratuvar maşası. Tutacak.

Bir tören sırasında, askerleri bir araya toplamak, törenin başladığını bildirmek vb. amaçlarla çalınan borazanın çıkardığı tiz ses. Titan elementinin simgesi.

DENET

Denetleme işi, teftiş. Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.

SANTRİFÜJ

Merkezkaç. Merkezkaç kuvvetten yararlanarak bir karışımın taşıdığı çökebilir ögeleri ayırıp çöktürmekte kullanılan laboratuvar aleti, santrifüjör.

KAPSÜL

Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.

HODAN

Hodangillerden, çiçekleri hekimlikte kullanılan ve kökü kavrularak yenilen, bir yıllık ve otsu bir bitki (Borago officinalis).

LABORANT

Araştırmalarda, laboratuvar deneylerinde yardımcı olarak çalıştırılan kimse.

LABORATUVAR

Ayrıştırma, birleştirme yoluyla bir sonuca ulaşmak veya teşhis koymak için çeşitli araçlar kullanılarak tıp, eczacılık, fizik, kimya gibi bilim dallarıyla ilgili araştırmaların, deneylerin yapıldığı özel donanımlı yer. Dil laboratuvarı.

MUMLAMA

Mumlamak işi. Laboratuvarlardan çıkmış bir filmin çeşitli aletlerde kolayca dönmesini sağlamak için iki kenarına ince bir bal mumu katmanı sürme. Bitki hücrelerinin değişikliğe uğrayarak kendilerini su geçirmez duruma getirir biçimde mum bağlaması olayı.

TÜP

Laboratuvarlarda türlü işlerde kullanılan, bir ucu kapalı cam boru. Akışkan maddelerin konulduğu, genellikle silindir biçiminde, içi boş, ağzı özel tapalı kap. İçine krem, diş macunu, ilaç vb. maddeler konulan, bir ucu burgu kapaklı, plastik veya metal boru. Fallop tüpü.

AGAMİ

Borazan kuşu.

KALİBORİT

Hidratlı doğal sodyum ve magnezyum boratı.

LABORANTLIK

Laborantın işi veya mesleği.

FIŞKIRDAK

Sıvıları fışkırtmaya yarayan araç. Ağzındaki iki cam borudan biri üflendiğinde ötekinden su fışkıran, laboratuvarlarda yıkama işlerinde kullanılan bir deney aracı.

KARNİ

Laboratuvarda damıtma işlerinde kullanılan, geniş karınlı, dar ve eğri boyunlu cam kap.