Kelimeler arşivi içinde; sonunda "borç" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu borç ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında borç olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde borç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BORÇ
Geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey. Birine karşı bir şeyi yerine getirme yükümlülüğü, vecibe.
HARÇBORÇ
Nisanın beşinde olan fırtına.
Bu bölümde tanımı içerisinde BORÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GARANTÖR
Güvence veren ve bunun gerçekleşmesini gözeten ve denetleyen (kimse, kuruluş veya devlet), güvenceci. Kredi kartlarından doğacak her türlü borç ve yükümlülükten, kart sahibi olarak sorumluluğu bulunan gerçek veya tüzel kişi.
BORÇLANMA
Borçlanmak işi, istikraz.
ALACAKLI
Birinden alacağı olan (kimse), borçlu ve verecekli karşıtı.
ESHAM
Paylar, hisseler. Borç alınan bir paranın belirli zamanda ödeneceğini gösteren senetler.
BORÇLANDIRILMAK
Borçlanmasına yol açılmak.
DEFİ
Taraflardan birinin kendisine açılan davada borçtan kurtulmak için başvurduğu her türlü yol.
BORÇLANDIRMA
Borçlandırmak işi.
BAKİYE
Artık, artan, kalan, geri kalan şey. Kalıntı. Alacak ve borçlar arasındaki fark.
EDİM
Yapılmış, gerçekleşmiş iş, amel, fiil. İnsan davranışı. Alacaklının isteyebileceği ve borçlunun yapmak zorunda olduğu davranış, ivaz. Belirli bir durumla karşılaştığı zaman kişinin yapabildiği davranış.
AKLAMAK
Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek.
BORÇLANILMAK
Borca girilmek, borç edilmek.
ENVANTER
Bir ticaret kuruluşunun para, mal ve diğer varlıklarıyla genel olarak borçlu ve alacaklı durumlarını, nicelikleri ve değerleriyle ayrıntılı olarak gösterme. Bu durumu gösteren çizelge. Mal ve değerlere ait döküm.
BORÇLANDIRMAK
Borçlanmasına yol açmak, borçlu duruma getirmek.
BORÇLULUK
Borçlu olma durumu.
BATKIN
Borçlarını ödeyemez duruma düşen, iflas etmiş (kimse), müflis.
DÜYUN
Borçlar.
DÖVİZZEDE
Bankalara dövizle borçlanıp borcunu ödeyemeyerek edindiği malı yok pahasına elinden çıkarmak zorunda kalan kimse.
HACİZ
Bir alacağın ödenmesi için borçlunun parasına, aylığına veya malına icra dairesi tarafından el konulması.
BORÇLU
Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun, alacaklı karşıtı. Borcu kalmış olarak. Bir şeyi birinin yardımıyla elde etmiş olan. Manevi bir yükümlülük altında bulunan.
BORÇLANILMA
Borçlanılmak işi.