Sonu BİN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bin" olan, toplam 50 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bin ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında bin olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

FERRİHEMOGLOBİN

14 harfli kelimeler

OKSİMİYOGLOBİN, OKSİHEMOGLOBİN

13 harfli kelimeler

LEGHEMOGLOBİN, METHEMOGLOBİN, METMİYOGLOBİN

11 harfli kelimeler

PLAKOGLOBİN, HAPTOGLOBİN, SİRKENGEBİN

10 harfli kelimeler

MİYOGLOBİN, GÜLENGÜBİN, PSİLOSİBİN, PROTROMBİN, HEMOGLOBİN, VİNORELBİN, ZALSİTABİN

9 harfli kelimeler

VİDARABİN, SİTARABİN, SARIÇİBİN

8 harfli kelimeler

NUSAYBİN, KARÇİBİN, YOHİMBİN, İKTALBİN

7 harfli kelimeler

AGLOBİN, TROMBİN, İNHİBİN

6 harfli kelimeler

ŞOŞBİN, GLOBİN, EBEBİN, CİRBİN, TELBİN, TÜRBİN, NİKBİN, HODBİN, BEDBİN

5 harfli kelimeler

ZİBİN, ZEBİN, MÜBİN, KEBİN, GİBİN, ELBİN, EHBİN, AHBİN, KABİN, GABİN, ERBİN, CİBİN, CEBİN, BOBİN

3 harfli kelimeler

BİN

Bazı kelimelerin anlamları

BİN

Dokuz yüz doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Pek çok, çok sayıda. On kere yüz, dokuz yüz doksan dokuzdan bir artık. Bu sayıyı gösteren 1000 ve M rakamlarının adı.

FERRİHEMOGLOBİN

Methemoglobin.

LEGHEMOGLOBİN

Baklagillerin (Leguminosae) kök düğümcüklerinden elde edilen, yapı ve işlev bakımından hemoglobine benzeyen, oksijeni bakteroitlere taşıyan, kırmızı bir pigment.

OKSİMİYOGLOBİN

Kaslara kırmızı rengi veren madde.

PLAKOGLOBİN

Dezmozomlarda plâk yapısında bulunan 83000 molekül ağırlığında bir ara filament yardımcı proteini.

SİRKENGEBİN

Sirkeli bal şerbeti.

MİYOGLOBİN

Omurgalı kasında oksijenin taşnıması ve depolanması olaylarına giren, tek bir polipeptit zinciri hâlinde olan, demir kapsayan küresel bir protein. Kasta oksijen taşınmasını ve depolanmasını sağlayan, tek polipeptit zincir hâlinde olan, demir içeren bir protein. Omurgalı kasında hem oksijen deposu hem de oksijen taşıyıcısı olarak işlev gören, bir hem grubu ve bir globin polipeptit zincirinden oluşan, hemoglobinin bir alt birimine benzeyen, küre şeklinde bir hemoprotein.

HAPTOGLOBİN

Haptoglobulin.

PSİLOSİBİN

Psilocybe mexicana'da 4-substitüte triptamin türevi, halusinojenik etkisi olan bir madde.

HEMOGLOBİN

Alyuvarların yapısında bulunan, dokulardan karbondioksidi akciğerlere, akciğerlerden oksijeni dokulara taşıyan, demir içeren ve kana kırmızı rengini veren protein.

OKSİHEMOGLOBİN

Akciğerlerde oksijen yoğunluğu yüksek olduğu zaman oksijenin hemoglobinle birleşmesi ile oluşan bileşik. Oksijen yoğunluğunun düşük olduğu dokulara, kısımlarına ayrılarak oksijen verir. Oksijen ile birleşmiş durumdaki hemoglobin.

METMİYOGLOBİN

Miyoglobine bağlı olan demirin oksijen bağlama yeteneği olmayan durumu.

GÜLENGÜBİN

Bal ve gül yaprağından yapılan tatlı.

VİNORELBİN

Vinsa alkaloidi türevi bir ilaç.

METHEMOGLOBİN

Hemoglobin ve oksijenin kandaki oksitleme ajanları etkisiyle elde edilen bileşiği olup oksihemoglobinden daha dayanıklıdır. Hemoglobinle aynı bileşimde olan oksihemoglobinden türeyen bir ürün oksijen, oksihemoglobine göre daha sağlam bağlanmıştır. Fe3+ içerir. Sülfanamit, anilin, nitrit ve benzerleri çeşitli oksitleyici maddelerin hemoglobin molekülündeki ferro demirin, ferri demire oksidsyonu sonucu meydana gelen ve oksijenle kararlı bir bileşik yapan koyu renkli bileşik, ferrihemoglobin. Anemik hipoksi ve siyanoza neden olur.

PROTROMBİN

Kan plazmasında bulunan, kalsiyumla beraber, tromboplastin üzerine etki yaparak trombin meydana getiren enzim, faktör II, trombojen. Faktör II. (Eş anlamlısı: trombogen), Kan plâzmasında bulunan bir enzim olup kalsiyumla beraber, tromboplastin üzerine etki yaparak trombin meydana getirir.

  -   -   -  

Anlamında BİN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BARATARYA

Kaptanın, tayfaların, gemi sahibine, armatöre veya sigorta ortaklığına bilerek verdikleri zarar.

BAPTİST

Protestan mezhebine bağlı kimse.

BALTACI

Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.

ATLANMAK

Ata binmek. At edinmek. Atlama işi yapılmak.

AMAZON

Savaşa katılan kadınlara eski çağların Amazonlarına benzetilerek verilen san. Ata binen kadın.

AKŞINLIK

Akşın olma durumu, albinizm.

AT

Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş. Astatin elementinin simgesi.

BAĞCI

Bağ yetiştirip ürününü satan kimse. Bağlayan veya soğuk haddehaneden çıkan metal şerit bobinlere bant yapıştıran kimse.

BAKIMEVİ

Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ALKARNA

İstiridye, midye, tarak vb. kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan, ağız kısmı demirden bir ağ.

AKASYA

Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

ADAKLI

Adağı olan, adak adamış olan. Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Nişanlı.

ATARDAMAR

Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan, arter.

ATLI

Atı olan. Ata binmiş kimse, süvari. Binek atı kullanan (asker veya asker sınıfı).

AĞAÇÇIK

Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.

AĞCIK

Palmiyelerde çiçeklerin dibinin çevresindeki telli kın.

AKŞIN

Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.

BAŞBAKAN

Hükûmetin ve Bakanlar Kurulunun başı, kabinenin başı, başvekil.