Kelimeler arşivi içinde; başında "bir" olan, toplam 260 adet kelime bulunmaktadır. bir ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bir ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BİREYSELLEŞTİRMEK, BİRLEŞTİRİLEBİLME
BİREYSELLEŞTİRME, BİRLEŞTİREBİLMEK, BİRLEŞTİRİMCİLİK, BİRLEŞTİRİVERMEK
BİREYLEŞEBİLMEK, BİRLEŞİLEBİLMEK, BİRLEŞTİREBİLME, BİRLEŞTİRİVERME
BİREYLEŞEBİLME, BİREYLEŞTİRMEK, BİREYSELLEŞMEK, BİRLEŞİLEBİLME, BİRLEŞTİRİLMEK
BİRAHANECİLİK, BİRBİÇİMLİLİK, BİRDUYUMCULUK, BİREYCİLLEŞME, BİREYLEŞTİRME, BİREYSELLEŞME, BİRLEŞEBİLMEK, BİRLEŞİMLİLİK, BİRLEŞİVERMEK, BİRLEŞTİRİLİŞ, BİRLEŞTİRİLME, BİRNAVİRÜSLER, BİRYAPIMLILIK
BİRGÖZELİLER, BİRİKEBİLMEK, BİRİKİMCİLİK, BİRİKİVERMEK, BİRİNCİAFŞAR, BİRLEŞEBİLME, BİRLEŞİVERME, BİRLEŞTİRMEK, BİRNAVİRİDAE, BİRYAPIMLAMA
BİRDEMLEMEK, BİREYSELLİK, BİRİKEBİLME, BİRİKİVERME, BİRİKTİRMEK, BİRLEŞİLMEK, BİRLEŞTİRİM, BİRLEŞTİRİŞ, BİRLEŞTİRME, BİRLİKTELİK, BİROĞURTTAN
BİRADERLİK, BİRAHANECİ, BİRBİÇİMLİ, BİRÇEYHLİH, BİRÇOKLARI, BİRDENBİRE, BİREMLEMEK, BİREŞİMSEL, BİREYCİLİK, BİREYLEŞME, BİRFEYİLLİ, BİRİCİKLİK, BİRİKİMLİK, BİRİKİŞMEK, BİRİKTİRİM, BİRİKTİRME, BİRİNCASIF, BİRİNCİLİK, BİRLEŞİLME, BİROĞÜTTEN, BİRTERİMLİ, BİRÜKDÜMEK, BİRYAPIMLI, BİRZAMANLI
BİRACILIK, BİRDİRBİR, BİREŞİMLİ, BİREYOLUŞ, BİREYÜSTÜ, BİRGÜNDEN, BİRİGİNTİ, BİRİĞİNTİ, BİRİKİMCİ, BİRİKİNTİ, BİRİKİŞME, BİRİMKARE, BİRLENMEK, BİRLEŞMEK, BİRLİKKÖY, BİRORTTAN, BİRYANTİN
BİRAHANE, BİRAHMAK, BİRAZCIK, BİRAZDAN, BİRBAMBA, BİRBANDİ, BİRBAŞLI, BİRBENEK, BİRCEMAL, BİRCİLİK, BİRCİLİT, BİRDSEYE, BİREKMEK, BİRELLEŞ, BİREMEDİ, BİRENARI, BİREYCEM, BİREYİCE, BİREYLİK, BİREYSEL, BİREZCÜK, BİREZDEN, BİRGELEY, BİRGÜMEK, BİRİBİRİ, BİRİKGİN, BİRİKMEK, BİRİLERİ, BİRİMKÜP, BİRİNCİL, Devamını Oku »»
BİRABAR, BİRADER, BİRAKAÇ, BİRAKMA, BİRALIK, BİRANTI, BİRBAŞI, BİRBİRİ, BİRCEZİ, BİRÇOĞU, BİREBİR, BİRECEM, BİRECİK, BİREDİN, BİRELLİ, BİRERLİ, BİREŞEÇ, BİREŞİK, BİREŞİM, BİREYCE, BİREYCİ, BİREYDİ, BİREYİZ, BİREZİM, BİRGIYA, BİRİCİK, BİRİDİN, BİRİKEÇ, BİRİKİM, BİRİKİŞ, Devamını Oku »»
BİRACI, BİRANT, BİRBAŞ, BİRBEN, BİRBİR, BİRCAN, BİRCEK, BİRÇEK, BİRÇOK, BİRDAL, BİRDAN, BİRDEN, BİREDİ, BİREGÜ, BİREĞİ, BİREYİ, BİRGEN, BİRGİT, BİRGUN, BİRGÜL, BİRGÜN, BİRHAN, BİRHOY, BİRİCE, BİRİKE, BİRİSİ, BİRKAÇ, BİRKAN, BİRKAŞ, BİRKEN, Devamını Oku »»
BİRAN, BİRAY, BİRAZ, BİRCE, BİRCİ, BİRDE, BİREH, BİREM, BİREN, BİRER, BİREY, BİREZ, BİRGE, BİRGİ, BİRİK, BİRİM, BİRKİ, BİRLE, BİRLİ, BİROL, BİRON, BİROŞ, BİRUN, BİRÜK
BİRA, BİRE, BİRİ
BİR
BİR
Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
BİRLEŞTİRİMCİLİK
Genellikle felsefe ve din konularında birbirine benzemeyen birtakım görüşleri ya da birbiriyle çelişkili durumda bulunan düşünceleri uzlaştırmaya, birleştirmeye çalışan öğreti.
BİRLEŞTİREBİLMEK
Birleştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BİREYSELLEŞTİRMEK
Bir şeyi ayrı olarak, bireysel olarak göz önüne almak.
BİRLEŞTİREBİLME
Birleştirebilmek işi.
BİRLEŞTİRİVERME
Birleştirivermek işi.
BİRLEŞİLEBİLME
Birleşilebilmek işi.
BİRLEŞTİRİVERMEK
Çabucak veya ansızın birleştirmek.
BİREYSELLEŞTİRME
Bireysel duruma getirme. İnsanların doğal, toplumsal ve tarihsel gelişmesinden kendine özgü olan şeylerin, özelliklerin, bireysel olanın çekilip çıkarılması. Ancak ortaklaşa ve genel olarak var olan şeyi bireylere uygulama ve yayma.
BİRLEŞTİRİLMEK
Birleştirme işi yapılmak.
BİRLEŞİLEBİLMEK
Birleşilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BİREYLEŞEBİLME
Bireyleşebilmek işi.
BİREYSELLEŞMEK
Bireye özgü bir duruma gelmek.
BİRLEŞTİRİLEBİLME
Birleştirilebilmek işi.
BİREYLEŞEBİLMEK
Bireyleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BİREYLEŞTİRMEK
Bireye özgü kılmak, başkalarından ayırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
ABANA
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ABANOZGİLLER
İki çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AB
Su. Avrupa Birliği'nin kısaltılmış hali.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ABES
Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.