Kelimeler arşivi içinde; başında "bis" olan, toplam 75 adet kelime bulunmaktadır. bis ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bis ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bis olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BİSİKLETÇİLİK
BİSEKSÜELLİK
BİSİKLETSİZ, BİSSEĞELLEK
BİSİDİĞANI, BİSEELÜSTÜ, BİSİKLETLİ, BİSEYİTTEN, BİSİKLETÇİ
BİSMİLLAH, BİSADERKİ, BİSEKSÜEL
BİSİKLET, BİSKİVİT, BİSLEĞEÇ, BİSLEYİÇ, BİSLEHEÇ, BİSLEMEK, BİSLEYEÇ, BİSİRGEÇ, BİSLİĞEÇ, BİSSAĞAL, BİSSEĞEL, BİSSEĞİL, BİSSEHEL, BİSSEHİL, BİSÜLFAT, BİSÜLFÜR, BİSÜRGEÇ, BİSAĞNAK, BİSAMCIK, BİSETTEN, BİSBÜTÜN, BİSELDEN
BİSSEAL, BİSSEEL, BİSOLUK, BİSOLUH, BİSEDEN, BİSEĞEL, BİSANAK, BİSEĞİL, BİSEHEL, BİSLEEÇ, BİSSİRU, BİSLAAÇ, BİSKÜVİ, BİSİYEL, BİSTURİ, BİSTÜRİ, BİSEREK, BİSIHIM
BİSSEL, BİSTEN, BİSTRO, BİSDEN, BİSAAL, BİSEDA, BİSSAL, BİSMİL, BİSEEL, BİSEĞİ, BİSLEÇ, BİSLAÇ, BİSEPS
BİSAT, BİSEL, BİSİK, BİSGA, BİSİM
BİSİ, BİSÜ, BİST, BİSE
BİS
BİS
İkinci kez. Hayvanları durdurma ünlemi. Biz. Pislik, gaita. İki fosfat grubunun bir moleküle farklı pozisyonlarda bağlanması durumunu belirten ön ek. Früktoz 1,6-bifosfat yerine früktoz 1,6-difosfatın kullanılması gibi. İki kez.
BİSEYİTTEN
Birazdan.
BİSİDİĞANI
Kulplu sahan.
BİSİKLETSİZ
Bisikleti olmayan.
BİSSEĞELLEK
Az sonra, birazdan.
BİSEKSÜEL
Hem kendi cinsini hem de karşı cinsi arzulayan.
BİSLEĞEÇ
Saçta yufka ekmeği çevirmeye yarayan tahta aygıt. Yufka çevirmeye yarayan tahta araç, çevirgeç.
BİSKİVİT
(Fransızca kökenli biscuit) bisküvi.
BİSİKLETÇİ
Bisiklet sporu yapan kimse, çifttekerci.
BİSİKLETLİ
Bisikleti olan.
BİSEKSÜELLİK
Biseksüel olma durumu.
BİSEELÜSTÜ
Akşama doğru, akşam üstü.
BİSİKLET
Tekerlekleri pedal aracılığıyla ayakla döndürülen binek aracı, çiftteker, derrace, velespit. Bu araçla yapılmış olan bir spor türü.
BİSİKLETÇİLİK
Bisikletçinin yaptığı iş, çifttekercilik. Bisiklet satma, onarma işi.
BİSMİLLAH
Besmele. (bi'smillah) Şaşkınlık anında söylenen bir söz.
BİSADERKİ
Ondan sonra, efendime söyleyeyim.
Bu bölümde tanımı içerisinde BİS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİNAR
Bahreyn, Cezayir, Irak, Karadağ, Kuveyt, Libya, Sırbistan, Tunus ve Ürdün kullanılan para birimi. Eski Yugoslavya'da kullanılan para birimi. Altın liranın yaklaşık dörtte biri değerinde olan eski bir para. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.
BALKANLAR
Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Slovenya, Arnavutluk, Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Trakya'yı içine alan bölge.
ÇEKTİRME
Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.
DERRACE
Bisiklet.
CAMBAZ
Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik. Kurnaz, hileci, hilekâr. Usta, becerikli kimse. At alıp satan veya yetiştiren kimse.
BİNMEK
Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak. Eklenmek, katılmak. Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak. Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak. Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak. Fiyat artmak.
BOHÇA
İçine çamaşır, elbise vb. koyup sarılan dört köşe kumaş. Ufak ve seçme tütün dengi.
ÇİFTTEKERCİ
Bisikletçi.
BESMELE
"Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adı ile" anlamına gelen ve bir işe başlarken söylenilen bismillahirrahmanirrahim sözü, bismillah.
DEBİMETRE
Bir borudan akan gaz veya sıvının hacim ve kütle cinsinden debisini kontrol eden, düzenleyen ve ölçen araç.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
FETİŞ
Put. Uğurlu sayılan şey. Saplantılı bir biçimde cinsel coşku uyandıran karşı cinse ait elbise, ayakkabı vb. eşya. Tapınırcasına sevilen şey ya da kimse.
CÜBBE
Hukukçuların, üniversite öğretim üyelerinin, din adamlarının, mezuniyet törenlerinde öğrencilerin elbise üstüne giydikleri uzun, yanları geniş, düğmesiz giysi.
BÖYLESİ
Bunun gibisi, bu biçimde olanı. Buna benzer, bunun gibi.
ÇİFTTEKERCİLİK
Bisikletçilik.
ÇİFTTEKER
Bisiklet.
DİDON
Halkın İstanbul'daki yabancılara, özellikle Fransızlara verdiği ad, didona. Züppe. Bisiklet sürücüsünün elle tutarak bisikleti yönettiği ön bölüm.
FODRA
Düz ve dik durması için elbisenin bazı yerlerine kumaşla astar arasına konulan sert ve kolalı bez.
ELCİK
Bisiklet ve motosiklette dümenin elle tutulan kısımlarına geçirilen ve yumuşak, sentetik maddeden yapılmış olan kaplama.
BAMYA
Ebegümecigillerden, sıcak ve ılıman yerlerde yetişen bir bitki (Hibiscus esculentus). Bu bitkinin hem taze hem kurutularak yenilen ürünü.