BEDEL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "bedel" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. bedel ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu bedel ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bedel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

BEDELLEŞMEK, BEDELSİZLİK

10 harfli kelimeler

BEDELEŞMEK

8 harfli kelimeler

BEDELİZE, BEDELLER, BEDELSİZ

7 harfli kelimeler

BEDELCİ, BEDELEN, BEDELİÇ, BEDELLİ

5 harfli kelimeler

BEDEL

Bazı kelimelerin anlamları

BEDEL

Değer, fiyat, kıymet. Askerlik yapmamak veya yapılacak süreyi kısaltmak isteyenlerin devlete ödedikleri para. Bir ücret karşılığında çalışan kimse. Eşit, denk. Bir şeyin yerini tutabilen karşılık. Başkasının adına ve onun parası ile hacca giden kimse.

BEDELİÇ

Taşlı, killi ve kireçli toprak tabakası.

BEDELSİZLİK

Bedelsiz olma durumu.

BEDELCİ

Bedel ödediği için askerliğini kısa süreli olarak yapan kimse.

BEDELEN

Deniz kenarında, taşlarda yapışık halde bulunan bir hayvan.

BEDELİZE

Kelebek.

BEDELLER

Manisa ili, Halitpaşa bucağına bağlı bir yer.

BEDELLEŞMEK

Tartışmak. Tütün gelişip olgunlaşmak. Zıt zıt konuşmak. Eşit olmak, müsavi olmak.

BEDELEŞMEK

Tartışmak.

BEDELSİZ

Bedeli olmayan, bedel ödenilmeyen. Çok değerli.

BEDELLİ

Bedeli olan, bedel ödenilen. Bedelci.

  -   -   -  

Anlamında BEDEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BEDEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÖDEMEK

Bir alışveriş ilişkisinde, borcu alacaklıya vermek, tediye etmek. Bir işin, bir görevin karşılığını vermek. Bir alışverişte alınan şeyin karşılığını alacaklıya vermek. Bedelini vererek bir zararı karşılamak, tazmin etmek. Bir iş, bir kuruluş harcanan, yatırılan parayı çıkartmak, itfa etmek. Bir şey karşısında fedakârlık etmek, bir şey elde etmek için özveride bulunmak.

AVAL

Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).

FAİZ

İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema. Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli.

BEDAVA

Karşılıksız, parasız. Herhangi bir bedel ödemeden. Çok ucuz. Bedavadan. Emeksiz, caba.

ARİYET

Ödünçleme. Belli bir taşınır malın kullanımının geri verilmek şartıyla bedelsiz olarak bir kimseye bırakılması.

KESİM

Kesme işi. Pazarlık, anlaşma. Boy bos, endam. Bölüm, parça, kısım, sektör. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme zamanı. İşaretlenmiş belli yer. Bölge. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.

EVEZ

Karşılık, bedel: Borcunun evezine buğday verdi. Yerine anlamında kullanılır: Senin evezine çalışdım.

AVAYIT

Hediye, armağan. Hizmet karşılığı ödenen bedel. Zarar, ziyan yapan hayvanların sahiplerinden, köy korucusunun aldığı para. Düğüne davet için başka köyleri dolaşan kendisine okuyucu denen kimseye verilen bahşiş. Gelin olacak kız için istenen para, başlık. Bahşiş olarak verilen yiyecek.

KARŞILIK

Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

SİF

İthalatta bir malın bedeli, sigortası ve navlun giderleriyle birlikte olmak üzere maliyeti.

AMİR

Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.

DEĞER

Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

KİRA

Bir konutun, bir mülkün veya taşıt gibi herhangi bir şeyin belli bir bedel karşılığında, bir süre için sahibi tarafından başkasına verilmesi, icar. Bu biçimde tutulan taşınmaz. Bu biçimde tutulan bir şey için karşılık olarak ödenen para.

AVCUN

Değirmenciye, öğütme bedeli paradan başka verilen bir miktar un.

GORUTMAK

Bedelini kurtarmak korutmak.

SEHİM

Hisse bedeli. Yüksek çelik binaların tepesinin sürekli olarak sağa sola yaylanması. Pay, hisse.

LEHTAR

Yandaş, taraftar. Senet metninde, senet bedelinin kendisine ödenmesi yazılı olan kişi.

CAL

Çorap şişi. Birbirine dargın olanların söyledikleri sözler. Bedel. Gündelik. Arabanın yanlarındaki direklere bağlanan sırık. Ala renk.

KAMBİYO

İki ayrı ülke parasının birbiriyle değiştirilmesi. Bu işlemin yapıldığı yer. Herhangi bir yerdeki bir alacağın tahsili, bir borcun ödenmesi veya bir yerden toplanan para ve para yerine geçen taşınabilir değerlerin başka bir yere aktarılması için yapılmış olan işlemin bedeli.

RAMBURSMAN

Geri ödeme. Ödeme emrini vermesi gereken bankanın talimatına göre akreditif bedelini ödeyen aracı banka.