Kelimeler arşivinde; içinde "beder" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde beder bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu beder ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında beder olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DERBEDERCESİNE
DERBEDERLİK
DERBEDERCE
DERBEDER, DELBEDER, DİLBEDER
AYBEDER
BEDER
BEDER
Süs, bezek. Nakış, kumaş nakışı.
DERBEDERCE
Derbedere yakışır bir biçimde, derbedercesine.
DERBEDER
Yaşayışı ve davranışı düzensiz (kimse).
DERBEDERLİK
Derbeder olma durumu.
DELBEDER
Derbeder.
DİLBEDER
Mükemmel, noksansız.
DERBEDERCESİNE
Derbederce.
AYBEDER
Samsun ilinde, Terme ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde BEDER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HOMU
Boğuk sesli (kimse). Derbeder (kimse). Yayıkta dövülerek yağ elde edilen ekşi süt.
HIRPANİ
Perişan, derbeder.
ARABATI
Derbeder, harabati.
SARA
Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi.
HİPPİ
Toplumsal düzene, tüketime ve şiddete karşı çıkan, derbederce yaşayan, örgütlenmemiş gençler topluluğu.
İLLİM
Derli toplu olmayan, derbeder kişi.
ABERDAL
Derbeder.
DİYAPOZ
Birçok böceğin hayatının belirli bir safhasında gelişmesinin bir süre durması olayı. Bir çok böceğin hayatının belirli bir döneminde gelişmesini bir süre durdurması olayı. Uzun süren kötü hava şartlarında hayatın devamını sağlamak için kırk ayaklılar, dişi sivrisinek, karıncalar ve benzerleri canlıların fizyolojik olarak hazırlandığı ve biyolojik gelişmenin sınırlandırıldığı, yumurta, larva, nimf, pupa ve ergin devrelerde görülebilen, konakçı arama etkinliğinin azaldığı büyüme ve gelişmenin durduğu, metabolizmanın etkinliğini kaybetmesinden dolayı artık maddelerin son ürünlerinden olan pigmentlerin oldukça arttığı, iç ve dış organların yıprandığı, böceklerde uçuş ve hareket isteğiyle uyarılma ve uyarılara cevap verme yeteneğinin büyük ölçüde azaldığı, kasların gittikçe işlevini kaybederek bir çeşit felcin oluştuğu dönem.
BOHEM
Yarınını düşünmeden günü gününe tasasız, derbeder bir yaşayışı olan (kimse veya topluluk).
HIRPANİLEŞMEK
Derbeder, perişan, kılıksız bir duruma girmek.
KUSKUNSUZ
Kuskunu olmayan. Perişan, derbeder.
MESTRANOL
Etinil estradiol'ün 3-metil türevi olup vücutta metil grubunu kaybederek etkinlik kazanan sentetik steroit östrojen.
GOFULAK
Derbeder, dünyayı takmayan, serbest: O her saman gofulak gezer. Hava alacak şekilde gevşek: Peynir deperken gofulak bırakmayın.
GANIŞMAK
İnsan, dengesini kaybederek bir tarafa eğilmek: Sırtındaki çocuk geri ganışıyor.
HÖLSEK
Derbeder, sünepe.
ÇULTUTMAZ
Giysi ve mal değeri bilmeyen, derbeder, serseri, avare (kimse).
HIRTLAMBA
Perişan, derbeder kılıklı.
İLLİK
Başka birine gidecek, verilecek şey : Gız evladı değil mi nasıl olsa illiktir. Derli toplu olmayan, derbeder kişi. Çocukların saklambaç oyununda ebeyi seçmek için çektikleri kur'a. İnsan topluluğu, halk. Sahur yemeği. İnsan. Musalâha, müsalemet, dostluk, barışıklık. itaat, inkiyat. Memleket malı, beylik.
BAŞTAHSIZ
İşini gücünü bilmeyen, derbeder, serseri.
İNDURASYON
Sertleşme, katılaşma, organ veya dokunun herhangi bir nedenle normal kıvamını kaybederek sertleşmesi. Sertlik gösteren kısım, sertleşmiş bölge.