Kelimeler arşivi içinde; sonunda "beder" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu beder ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında beder olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde beder olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BEDER
Süs, bezek. Nakış, kumaş nakışı.
DERBEDER
Yaşayışı ve davranışı düzensiz (kimse).
AYBEDER
Samsun ilinde, Terme ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
DELBEDER
Derbeder.
DİLBEDER
Mükemmel, noksansız.
Bu bölümde tanımı içerisinde BEDER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İLLİK
Başka birine gidecek, verilecek şey : Gız evladı değil mi nasıl olsa illiktir. Derli toplu olmayan, derbeder kişi. Çocukların saklambaç oyununda ebeyi seçmek için çektikleri kur'a. İnsan topluluğu, halk. Sahur yemeği. İnsan. Musalâha, müsalemet, dostluk, barışıklık. itaat, inkiyat. Memleket malı, beylik.
HIRPANİLEŞMEK
Derbeder, perişan, kılıksız bir duruma girmek.
HOMU
Boğuk sesli (kimse). Derbeder (kimse). Yayıkta dövülerek yağ elde edilen ekşi süt.
DERBEDERLİK
Derbeder olma durumu.
HIRTLAMBA
Perişan, derbeder kılıklı.
GOFULAK
Derbeder, dünyayı takmayan, serbest: O her saman gofulak gezer. Hava alacak şekilde gevşek: Peynir deperken gofulak bırakmayın.
DERBEDERCESİNE
Derbederce.
SARA
Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi.
DİYAPOZ
Birçok böceğin hayatının belirli bir safhasında gelişmesinin bir süre durması olayı. Bir çok böceğin hayatının belirli bir döneminde gelişmesini bir süre durdurması olayı. Uzun süren kötü hava şartlarında hayatın devamını sağlamak için kırk ayaklılar, dişi sivrisinek, karıncalar ve benzerleri canlıların fizyolojik olarak hazırlandığı ve biyolojik gelişmenin sınırlandırıldığı, yumurta, larva, nimf, pupa ve ergin devrelerde görülebilen, konakçı arama etkinliğinin azaldığı büyüme ve gelişmenin durduğu, metabolizmanın etkinliğini kaybetmesinden dolayı artık maddelerin son ürünlerinden olan pigmentlerin oldukça arttığı, iç ve dış organların yıprandığı, böceklerde uçuş ve hareket isteğiyle uyarılma ve uyarılara cevap verme yeteneğinin büyük ölçüde azaldığı, kasların gittikçe işlevini kaybederek bir çeşit felcin oluştuğu dönem.
DERBEDERCE
Derbedere yakışır bir biçimde, derbedercesine.
HIRPANİ
Perişan, derbeder.
KUSKUNSUZ
Kuskunu olmayan. Perişan, derbeder.
GANIŞMAK
İnsan, dengesini kaybederek bir tarafa eğilmek: Sırtındaki çocuk geri ganışıyor.
HÖLSEK
Derbeder, sünepe.
ABERDAL
Derbeder.
HİPPİ
Toplumsal düzene, tüketime ve şiddete karşı çıkan, derbederce yaşayan, örgütlenmemiş gençler topluluğu.
ÇULTUTMAZ
Giysi ve mal değeri bilmeyen, derbeder, serseri, avare (kimse).
ARABATI
Derbeder, harabati.
BAŞTAHSIZ
İşini gücünü bilmeyen, derbeder, serseri.
BOHEM
Yarınını düşünmeden günü gününe tasasız, derbeder bir yaşayışı olan (kimse veya topluluk).