Kelimeler arşivi içinde; sonunda "be" olan, toplam 318 adet kelime bulunmaktadır. Sonu be ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında be olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde be olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ESBABIMUCİBE, TENZİLİRÜTBE
BİLMÜNASEBE, MÜTEGALLİBE, BAŞMUHASEBE, KEDİKÜLÜMBE, TAKATÜLÜMBE
HIYARŞEMBE
DULCANEBE, GÖTÜGÖMBE, MİREMGÖBE, REABSORBE
İSTİNABE, MUDAREBE, MUHAREBE, MUHASEBE, MURAKABE, MUSAHABE, MÜNAVEBE, PERŞEMBE, PESPEMBE, PORTBEBE, TOZPEMBE, CİYLENBE, GÜLPEMBE, HERLEMBE, HÜLLEMBE, İNSİBABE, MEHEREBE, MIHASEBE, PERŞENBE, SARIKEBE, TERLEMBE, TERLENBE, ZERZEMBE
ABSORBE, DEBDEBE, GELEMBE, İŞKEMBE, MAHBUBE, MENKIBE, MERTEBE, MEVHİBE, SEYYİBE, TECRÜBE, ABAKEBE, BEZİMBE, BÜRÜMBE, CEBCEBE, CENGEBE, CEPCEBE, ÇERÇİBE, GELENBE, GERİYBE, GÖKGEBE, GÖLÜMBE, GÜLEMBE, GÜREYBE, HASGEBE, HENGEBE, İNOSİBE, İSGEMBE, İSKEMBE, KOLLABE, KOLÜMBE, Devamını Oku »»
ALFABE, CAZİBE, EKSİBE, ENGEBE, FLAMBE, GALEBE, GARİBE, GÖÇEBE, HARABE, HİTABE, KİTABE, KÖREBE, KULÜBE, MESABE, RAHİBE, RAKİBE, SAHABE, SAHİBE, TALEBE, VECİBE, AKCEBE, AKRIBE, DEREBE, DILEBE, DİLEBE, ELEMBE, ENKEBE, FERİBE, FÜLÜBE, GALABE, Devamını Oku »»
ACİBE, ACUBE, AKABE, BOMBE, CELBE, CEZBE, CÜBBE, DARBE, DEBBE, HABBE, HARBE, HAYBE, HEYBE, HUTBE, İZABE, KÖMBE, KUBBE, NEDBE, PEMBE, RÜTBE, ŞAİBE, TÖVBE, TÜRBE, UCUBE, ACEBE, AKEBE, AKİBE, ARABE, BEBBE, BÖMBE, Devamını Oku »»
BEBE, CEBE, GEBE, HİBE, İZBE, KEBE, SOBE, ŞUBE, ARBE, BABE, BIBE, CİBE, ÇABE, DÜBE, EBBE, EĞBE, EMBE, ERBE, FİBE, GÖBE, GÜBE, HABE, HEBE, HÜBE, İRBE, KABE, KİBE, KÖBE, LEBE, LİBE, Devamını Oku »»
EBE, ABE, İBE, ÖBE
BE
BE
Türk alfabesinin ikinci harfinin adı, okunuşu. Berilyum elementinin simgesi. "Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü.
HIYARŞEMBE
Baklagillerden, siyah renkte olan meyvelerinin içinde çekirdeklerden başka hekimlikte kullanılan bir öz bulunan bitki, Hint hıyarı (Cassia fistula).
GÖTÜGÖMBE
Baharda kuzuları barındırmak için yapılan üstü kapalı alçak yer. Yeni doğan kuzu ve oğlakların korunduğu üstü dal ve toprakörtülü çardak. (Darıveren Acıpayam Denizli).
KEDİKÜLÜMBE
Şekerleme, bir çeşit kurabiye.
BİLMÜNASEBE
Sırası gelince, sırası düşünce.
MÜTEGALLİBE
Zorba.
BAŞMUHASEBE
Osmanlı maliyesinde, bugünkü Sayıştayın işini yapan daire.
MUHAREBE
Savaşta yapılmış olan çarpışmalardan her biri. Güçlü tartışma.
MUDAREBE
Bir yandan sermaye, öte yandan emek konularak kurulan şirket.
MİREMGÖBE
Böreğe konulan bir çeşit ot.
İSTİNABE
Davanın görülmekte olduğu mahkemeye gönderilmek için başka bir yerde bulunan bir tanığın oradaki mahkeme tarafından ifadesinin alınması.
ESBABIMUCİBE
Gerekçe.
TENZİLİRÜTBE
Rütbe indirimi.
REABSORBE
Yeniden emilme.
DULCANEBE
Her söze, her işe karışan kişi.
TAKATÜLÜMBE
Kırık dökük nesne.
Bu bölümde tanımı içerisinde BE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
ABONELİK
Abone olma durumu. Belirli sayıda abonesi olan.
ACEMİCE
Toyca, beceriksizce, acemicesine.
ABECESEL
Alfabetik.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABESLİK
Abes olma durumu.
ACEMİLEŞMEK
Beceriksizlik göstermek.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
ACIKTIRMAK
Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
ABECE
Alfabe. Başlangıç.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ACITMAK
Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
ACIMSI
Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi, acımtırak. Dokunaklı.