Kelimeler arşivi içinde; başında "balo" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. balo ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu balo ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde balo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BALONCULUK
BALONVARİ
BALONCUK
BALOĞLU, BALOLUK, BALONCU, BALOTAJ
BALOTU, BALOVA
BALON, BALOS, BALOŞ, BALOZ
BALO
BALO
Danslı ve özel giysili gece eğlencesi.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
BALONVARİ
Balona benzer, balon gibi.
BALOLUK
Ağrı ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
BALONCULUK
Baloncunun yaptığı iş.
BALOVA
Mardin ilinde, Kocatepe bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas şehrinde, Sincan nahiyesine bağlı bir yer.
BALOĞLU
Ballıbaba. Bursa ili, Orhaneli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Diyarbakır ili, Kulp ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Erzincan kenti, Çatalçam bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BALONCU
Balon satan kimse. Palavracı.
BALOS
Ceviz büyüklüğündeki taş parçası, moloz.
BALOTU
Muş şehri, Bulanık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
BALOZ
Gemici, işçi vb. kimselerin eğlenmek için gittikleri içkili, danslı yer.
BALOTAJ
Adaylardan hiçbirinin gerekli oyu sağlayamaması dolayısıyla seçimin sonuçsuz kalması.
BALOŞ
Sevimli, güzel.
BALONCUK
Küçük balon.
Bu bölümde tanımı içerisinde BALO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DOMİNO
Üzerleri noktalarla işaretli dikdörtgen biçiminde yirmi sekiz taşla masa üzerinde oynanan bir oyun. Maskeli balolarda giyilen kukuletalı uzun giysi.
PAF
Kof, dayanıksız kişi. Akciğer. Mısır koçanı. Küf, pas. Posa. Küflü, kof, çürük. Balon, top ve benzerleri nin patlayınca çıkardıkları ses için.
FOSALMAK
Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.
BALIN
Balon. Sevgili, sevilen.
FISDALMAK
Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.
KONFETİ
Düğün, balo vb. eğlencelerde, spor karşılaşmalarında serpilen, küçük yuvarlak pul biçiminde kesilmiş renkli kâğıt parçaları.
SENİK
Çam ağacından oyularak yapılan su kabı, tahta testi. 1.Havası inmiş, pörsümüş (top, balon ve benzerleri için). 2.İçi boş, kof. 3.Başak tutmamış tahıl. 4.Suyu çekilmiş, kurumaya yüz tutmuş (ağaç, meyve vb.). İki çatallı, harman savurmakta kullanılan bir araç.
FOLLİKULUS
Baloncuk, kesecik, torbacık.
POMPOMİK
Balon.
SAFRA
Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık. Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını sağlayan ağırlık, balast. Karaciğerin hazmı kolaylaştırmak için onikiparmak bağırsağına salgıladığı yeşilimsi sarı renkli acı sıvı, öd. Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey. Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için dip bölümlerine konulan ağırlık, balast.
BULLA
Abla. Ağa karısı, hayvan sahibi kadın, hanım, karı. Teyze. Yeni ötmeye başlayan horoz. Civciv. Kabarcık; balıklarda gaz kesesinin çeperleri kalınlaşmış ön ucundan çıkan iki ince kanalın açıldığı, içi zarla örtülü, alt kısmı gaz, üst kısmı perilenf içeren bölmeli çukurluk. Kabarcık, kesecik, baloncuk. Lernacopodidae ailesindeki dişi kopepod kabukluların baş ve maksillar bezlerinden salgılanan, maksillanın sürekli olarak bağlı olduğu tutunmaya yarayan ölü yapı. Deri veya mukozalarda yuvarlak, bezelye büyüklüğünde veya daha büyük, seröz sıvı içeren lezyon, vezikülden daha büyük şişlik.
KOİLOSİT
Normal alyuvarda olduğu üzere içbükey yüzeyli hücre. Koilositoziste büzüşmüş çekirdekli, balonumsu dejenerasyondan etkilenmiş epitel hücresi.
GAVUK
İçi oyulup kurutulmuş patlıcan. Kaya, çürümüş ağaç ya da dişlerdeki oyuklar. Kerpiç evler yapılırken derz arası fazla bırakılmış yer. Kar başlığı. Hayvanların idrar torbası. Uzun (keçi memesi için): Gavuk memeli keçiler sütlü olur. Balon: Babam bana gavuk getirmiş. Ev duvarlarında eşya koymaya yarayan boşluklar. (Yenikent Aksaray Niğde; Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).
FISALMAK
Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.
PUHURCAK
Balon : Bakkaldan puhurcak aldım.
KOİLOSİTOZİS
Sitoplazmasında balonumsu dejenerasyonu andıran tarzda geniş boşluklar içeren ve büzüşmüş çekirdekli koilositlerin varlığı. Genellikle papillomavirüs enfeksiyonlarında epitel hücre katlarında dikkati çeker.
PALAVRACI
Uydurma söz veya haber ortaya atan, yaptığı işleri abartan, bu davranışları huy edinmiş olan (kimse), tıraşçı, uydurmacı, baloncu.
HİSTEROSEL
Gebe döl yatağının etrafındaki herhangi bir organ içine veya bölgeye balon biçiminde fıtıklaşması.
PALAVRA
Herhangi bir konuda gerçeğe aykırı, uydurma söz veya haber, balon. Genellikle posta vapurlarında üst güvertenin altındaki güverte. Uzun ve boş konuşma, martaval.
KLAVSEN
Klavyeli ve telli bir çalgı, çembalo, çimbali.