BALO ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "balo" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. balo ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu balo ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde balo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

BALONCULUK

9 harfli kelimeler

BALONVARİ

8 harfli kelimeler

BALONCUK

7 harfli kelimeler

BALOĞLU, BALOLUK, BALONCU, BALOTAJ

6 harfli kelimeler

BALOTU, BALOVA

5 harfli kelimeler

BALON, BALOS, BALOŞ, BALOZ

4 harfli kelimeler

BALO

Bazı kelimelerin anlamları

BALO

Danslı ve özel giysili gece eğlencesi.

BALOTAJ

Adaylardan hiçbirinin gerekli oyu sağlayamaması dolayısıyla seçimin sonuçsuz kalması.

BALOTU

Muş şehri, Bulanık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

BALOS

Ceviz büyüklüğündeki taş parçası, moloz.

BALONCU

Balon satan kimse. Palavracı.

BALOŞ

Sevimli, güzel.

BALON

Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.

BALONVARİ

Balona benzer, balon gibi.

BALONCULUK

Baloncunun yaptığı iş.

BALOĞLU

Ballıbaba. Bursa ili, Orhaneli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Diyarbakır ili, Kulp ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Erzincan kenti, Çatalçam bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BALOLUK

Ağrı ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

BALOZ

Gemici, işçi vb. kimselerin eğlenmek için gittikleri içkili, danslı yer.

BALOVA

Mardin ilinde, Kocatepe bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas şehrinde, Sincan nahiyesine bağlı bir yer.

BALONCUK

Küçük balon.

  -   -   -  

Anlamında BALO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BALO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FOLLİKULUS

Baloncuk, kesecik, torbacık.

KOİLOSİTOZİS

Sitoplazmasında balonumsu dejenerasyonu andıran tarzda geniş boşluklar içeren ve büzüşmüş çekirdekli koilositlerin varlığı. Genellikle papillomavirüs enfeksiyonlarında epitel hücre katlarında dikkati çeker.

FOSALMAK

Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.

BULLA

Abla. Ağa karısı, hayvan sahibi kadın, hanım, karı. Teyze. Yeni ötmeye başlayan horoz. Civciv. Kabarcık; balıklarda gaz kesesinin çeperleri kalınlaşmış ön ucundan çıkan iki ince kanalın açıldığı, içi zarla örtülü, alt kısmı gaz, üst kısmı perilenf içeren bölmeli çukurluk. Kabarcık, kesecik, baloncuk. Lernacopodidae ailesindeki dişi kopepod kabukluların baş ve maksillar bezlerinden salgılanan, maksillanın sürekli olarak bağlı olduğu tutunmaya yarayan ölü yapı. Deri veya mukozalarda yuvarlak, bezelye büyüklüğünde veya daha büyük, seröz sıvı içeren lezyon, vezikülden daha büyük şişlik.

BALIN

Balon. Sevgili, sevilen.

GAVUK

İçi oyulup kurutulmuş patlıcan. Kaya, çürümüş ağaç ya da dişlerdeki oyuklar. Kerpiç evler yapılırken derz arası fazla bırakılmış yer. Kar başlığı. Hayvanların idrar torbası. Uzun (keçi memesi için): Gavuk memeli keçiler sütlü olur. Balon: Babam bana gavuk getirmiş. Ev duvarlarında eşya koymaya yarayan boşluklar. (Yenikent Aksaray Niğde; Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).

KLAVSEN

Klavyeli ve telli bir çalgı, çembalo, çimbali.

SENİK

Çam ağacından oyularak yapılan su kabı, tahta testi. 1.Havası inmiş, pörsümüş (top, balon ve benzerleri için). 2.İçi boş, kof. 3.Başak tutmamış tahıl. 4.Suyu çekilmiş, kurumaya yüz tutmuş (ağaç, meyve vb.). İki çatallı, harman savurmakta kullanılan bir araç.

POMPOMİK

Balon.

KOİLOSİT

Normal alyuvarda olduğu üzere içbükey yüzeyli hücre. Koilositoziste büzüşmüş çekirdekli, balonumsu dejenerasyondan etkilenmiş epitel hücresi.

SAFRA

Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık. Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını sağlayan ağırlık, balast. Karaciğerin hazmı kolaylaştırmak için onikiparmak bağırsağına salgıladığı yeşilimsi sarı renkli acı sıvı, öd. Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey. Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için dip bölümlerine konulan ağırlık, balast.

FISALMAK

Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.

PALAVRACI

Uydurma söz veya haber ortaya atan, yaptığı işleri abartan, bu davranışları huy edinmiş olan (kimse), tıraşçı, uydurmacı, baloncu.

PALAVRA

Herhangi bir konuda gerçeğe aykırı, uydurma söz veya haber, balon. Genellikle posta vapurlarında üst güvertenin altındaki güverte. Uzun ve boş konuşma, martaval.

PUHURCAK

Balon : Bakkaldan puhurcak aldım.

DOMİNO

Üzerleri noktalarla işaretli dikdörtgen biçiminde yirmi sekiz taşla masa üzerinde oynanan bir oyun. Maskeli balolarda giyilen kukuletalı uzun giysi.

PAF

Kof, dayanıksız kişi. Akciğer. Mısır koçanı. Küf, pas. Posa. Küflü, kof, çürük. Balon, top ve benzerleri nin patlayınca çıkardıkları ses için.

HİSTEROSEL

Gebe döl yatağının etrafındaki herhangi bir organ içine veya bölgeye balon biçiminde fıtıklaşması.

KONFETİ

Düğün, balo vb. eğlencelerde, spor karşılaşmalarında serpilen, küçük yuvarlak pul biçiminde kesilmiş renkli kâğıt parçaları.

FISDALMAK

Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.