AĞIŞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ağış" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. ağış ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ağış ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ağış olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

AĞIŞ

Ağma işi. Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı.

  -   -   -  

Anlamında AĞIŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AĞIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAĞIŞÇILIK

Bağışçı olma durumu.

AFFETME

Bağışlama.

BAĞIŞLATMA

Bağışlatmak işi.

AFFETTİRMEK

Bağışlanmasını sağlamak.

ARMAĞAN

Birini sevindirmek, mutlu etmek, onurlandırmak, kutlamak için veya anı olarak verilen şey, hediye, dürü. Bağış, ihsan. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser. Ödül.

BAĞIŞLAMA

Bağışlamak işi, mağfiret, gufran. Hibe etme.

AMAN

Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.

ANTİKOR

Vücuda giren antijenlere karşı oluşan bağışıklık proteini.

AFFEDİLMEK

Bağışlanmak.

AF

Bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama. Görevden çıkarılma.

BAĞIŞLATMAK

Bağışlama işini yaptırmak.

AŞILAMAK

Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak. Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak. Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek. Başkasına hastalık geçirmek.

BAĞIŞÇI

Bağış yapan kimse.

ATIFET

İyilik, bağış, kayra, lütuf, ihsan, inayet. Karşılık beklemeden gösterilen sevgi.

BAĞIŞ

Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru.

AFFEDİLME

Bağışlanma.

AFFETMEK

Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.

AFFOLUNMAK

Bağışlanmak.

BAĞIŞLANMA

Bağışlanmak işi, affedilme, affolma.

BAĞIŞLANMAK

Bağışlama işine konu olmak, affa uğramak, affedilmek, affolunmak.