Kelimeler arşivinde; içinde "ağıt" olan, toplam 63 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ağıt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ağıt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ağıt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KAĞITBALIĞIGİLLER
BAĞITLAYABİLMEK, BAĞITLANABİLMEK
DAĞITILIVERMEK, DAĞITILABİLMEK, BAĞITLAYABİLME, BAĞITLANABİLME
DAĞITILIVERME, DAĞITILABİLME
ÜÇKAĞITÇILIK, DAĞITABİLMEK, DAĞITIMCILIK
KAĞITBALIĞI, KAĞITLANMAK, BAĞITLANMAK, DAĞITABİLME, BAĞITLAŞMAK, KAĞITÖRNEĞİ, DAĞITICILIK
DAĞITILMAK, KAĞITÇILIK, KAĞITLAMAK, KAĞITLANMA, KAĞITARASI, BAĞITLAYIŞ, BAĞITLAŞMA, BAĞITLANMA, BAĞITLAMAK, BAĞITÇILAR, DAĞITIMEVİ, BAĞITLANIŞ
KAĞITLAMA, BAĞITLAMA, KAĞITKUŞU, KAĞITHANE, ÜÇKAĞITÇI, KAĞITBEZİ, DAĞITILMA, DAĞITIMCI, AĞITÇILIK
AĞITLAMA, SAĞITMAK, DAĞITMAK, KAĞITLIK, BAĞITSIZ, BAĞITLAK, DAĞITICI
KAĞITSI, ÜÇKAĞIT, KAĞITLI, BAĞITÇI, KAĞITÇI, BEYAĞIT, BAĞITLI, DAĞITMA, DAĞITIŞ, DAĞITIK, DAĞITIM
AĞITÇI
KAĞIT, BAĞIT, SAĞIT
AĞIT
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
KAĞITBALIĞI
Bir çeşit balık.
DAĞITILIVERMEK
Çabucak dağıtılmak.
DAĞITILABİLME
Dağıtılabilmek işi.
DAĞITILIVERME
Dağıtılıvermek işi.
BAĞITLANABİLME
Bağıtlanabilmek işi.
ÜÇKAĞITÇILIK
Üçkâğıtçının işi. Yalancılık, düzencilik, dolandırıcılık.
BAĞITLANABİLMEK
Bağıtlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAĞITLAYABİLMEK
Bağıtlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAĞITBALIĞIGİLLER
(Trachypterida), kayış balığı (Regalecus glesne) iyi bilinirler.
DAĞITABİLMEK
Dağıtma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DAĞITIMCILIK
Dağıtımcının yaptığı iş.
DAĞITILABİLMEK
Dağıtılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAĞITLANMAK
Kâğıtla kaplanmak.
BAĞITLANMAK
Sözleşme ile sonuçlanmak.
BAĞITLAYABİLME
Bağıtlayabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AĞIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAĞITIŞ
Dağıtma işi.
AĞLAYICILIK
Ağıtçılık.
DEME
Demek işi. Anlam. Atasözü. Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad. Halk edebiyatında şiir. Ağıt.
DAĞITIM
Dağıtma işi, tevzi. Bir merkezden çeşitli yerlere gönderme işi.
AŞEVİ
Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.
AĞLAYICI
Ağıtçı.
DAĞITILMA
Dağıtılmak işi.
AĞITÇILIK
Ağıtçının yaptığı iş, ağlayıcılık, saguculuk, mersiyehanlık.
DAĞITILMAK
Dağıtma işi yapılmak, tevzi edilmek.
BAŞBAYİ
Bir dağıtım işinde bütün bayilerin bağlı bulunduğu ana bayi.
DAĞITIMCI
Dağıtım işiyle uğraşan kimse veya kuruluş.
BOZMAK
Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.
DAĞITMA
Dağıtmak işi, tevzi.
DENET
Denetleme işi, teftiş. Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.
AJANS
Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.
DAĞILIM
Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.
AŞURELİK
Aşure yapmada kullanılan. Aşure dağıtmaya yarayan kap.
AĞITÇI
Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse, ağlayıcı, sagucu, mersiyehan.
DAĞITICI
Mektup, gazete vb. şeyleri dolaşarak dağıtan kimse, müvezzi. Motorlarda yüksek gerilimli akımı çalışma sırasına göre bujilere yayıp gönderen aygıt, distribütör. Bir malın önceden belirlenmiş bölgelere gönderilmesini sağlayan kişi veya kuruluş.
DAĞITICILIK
Dağıtıcının yaptığı iş, distribütörlük.