Sonu AĞMAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ağmak" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ağmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ağmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ağmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

BIRAĞMAK

6 harfli kelimeler

ÇAĞMAK, SAĞMAK, YAĞMAK, BAĞMAK, ZAĞMAK

5 harfli kelimeler

AĞMAK

Bazı kelimelerin anlamları

AĞMAK

Sarkmak, aşağıya inmek. Yük vb. şeyler bir yana eğilmek. Yükselmek, yukarı doğru çıkmak.

YAĞMAK

Yağmur, kar, dolu gökten düşmek. Toz, mermi vb. yüksekten çokça düşmek. Üst üste ve çok gelmek.

ÇAĞMAK

Güneş ışığı vurmak.

BAĞMAK

Büyülemek, aldatmak. Bakmak.

ZAĞMAK

Hızla, akarcasına kayıp gitmek. Kaçmak, koşmak. Düşmek. Hızla fırlatmak. Saldırmak.

SAĞMAK

Memeyi parmaklar arasında sıkarak sütünü akıtmak. Yumak durumundaki bir şeyi çözüp açmak. Kovandaki balı peteklerden almak. Aldatarak parasını çekmek.

BIRAĞMAK

Bırakmak.

  -   -   -  

Anlamında AĞMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AĞMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YAĞMA

Yağmak işi. Birçok kişinin zor kullanarak ele geçirdikleri malı alıp kaçması, talan. Baskın veya zor kullanarak elde edilmiş olan. Akıncıların düşman topraklarına yaptıkları baskın, çapul.

AĞMA

Ağmak işi. Akan yıldız.

BAŞŞAKLAMAK

Tahıl ve meyveleri devşirdikten sonra geriye kalan döküntüleri toplamak. Koyun ve keçileri sağdıktan biraz sonra tekrar sağmak. Başak toplamak. Ürün alınan tarladan ikinci kez kalanları toplamak.

CİRTMEK

Damla damla inek sağmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım.

CİVDİRMEK

Hayvanı gelişigüzel ve çabuk sağmak.

CUMRA

Kozadan ipek sağmak için kullanılan bir aygıt.

SAĞMA

Sağmak işi.

KARLAMAK

Kar yağmak.

SERPMEK

Bir şeyi dağılacak biçimde dökmek, saçmak. Belli bir yere dağılacak biçimde dökmek. Vermek, saçmak. Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpiştirmek.

BORANLAMAK

Kar yağmak. Hava bulanmak.

ÇİYLEMEK

Yağmur, hafif ve ince yağmak.

SEPELEMEK

Kısa süreler içinde ve serpinti hâlinde yağmak, dökülmek, serpelemek.

ÇAĞMA

Çağmak işi.

İNMEK

Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Alçalıp eski durumuna dönmek. Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak. Sayısı azalmak. Fiyatı düşürmek. Ağmak. Uzamak, ulaşmak. Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak. Değeri düşmek. Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak. İnme gelmek. Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek. Konaklamak. Vurmak. Yıkılmak.

DÜŞMEK

Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.

SERPİŞTİRMEK

Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpmek. Gelişigüzel serpmek.

SERPELEMEK

Seyrek damlalar durumunda yağmak. Sürekli olarak ve az serpmek.

AĞILLAMAK

Koyun, keçi gibi hayvanları sağmak üzere ağıla koymak. İkram etmek, ağırlamak: Misafiri ağılladık. Ağırlamak, misafir kabul etmek.

CİSELEMEK

Yağmur ince ve yavaş yağmak.

ÇİSELEMEK

Yağmur yavaşça yağmak.