Kelimeler arşivi içinde; başında "ağmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. ağmak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ağmak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ağmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AĞMAK
AĞMAK
Sarkmak, aşağıya inmek. Yük vb. şeyler bir yana eğilmek. Yükselmek, yukarı doğru çıkmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AĞMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YAĞMA
Yağmak işi. Birçok kişinin zor kullanarak ele geçirdikleri malı alıp kaçması, talan. Baskın veya zor kullanarak elde edilmiş olan. Akıncıların düşman topraklarına yaptıkları baskın, çapul.
ÇİYLEMEK
Yağmur, hafif ve ince yağmak.
CİVDİRMEK
Hayvanı gelişigüzel ve çabuk sağmak.
DÜŞMEK
Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.
KARLAMAK
Kar yağmak.
SEPELEMEK
Kısa süreler içinde ve serpinti hâlinde yağmak, dökülmek, serpelemek.
BORANLAMAK
Kar yağmak. Hava bulanmak.
CİSELEMEK
Yağmur ince ve yavaş yağmak.
SERPELEMEK
Seyrek damlalar durumunda yağmak. Sürekli olarak ve az serpmek.
İNMEK
Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Alçalıp eski durumuna dönmek. Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak. Sayısı azalmak. Fiyatı düşürmek. Ağmak. Uzamak, ulaşmak. Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak. Değeri düşmek. Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak. İnme gelmek. Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek. Konaklamak. Vurmak. Yıkılmak.
SAĞMA
Sağmak işi.
AĞILLAMAK
Koyun, keçi gibi hayvanları sağmak üzere ağıla koymak. İkram etmek, ağırlamak: Misafiri ağılladık. Ağırlamak, misafir kabul etmek.
CUMRA
Kozadan ipek sağmak için kullanılan bir aygıt.
CİRTMEK
Damla damla inek sağmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım.
SERPMEK
Bir şeyi dağılacak biçimde dökmek, saçmak. Belli bir yere dağılacak biçimde dökmek. Vermek, saçmak. Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpiştirmek.
BAŞŞAKLAMAK
Tahıl ve meyveleri devşirdikten sonra geriye kalan döküntüleri toplamak. Koyun ve keçileri sağdıktan biraz sonra tekrar sağmak. Başak toplamak. Ürün alınan tarladan ikinci kez kalanları toplamak.
AĞMA
Ağmak işi. Akan yıldız.
ÇAĞMA
Çağmak işi.
SERPİŞTİRMEK
Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpmek. Gelişigüzel serpmek.
ÇİSELEMEK
Yağmur yavaşça yağmak.