Kelimeler arşivinde; içinde "ağmak" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ağmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ağmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ağmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAĞMAKLANMAK
BIRAĞMAK
ÇAĞMAK, SAĞMAK, YAĞMAK, BAĞMAK, ZAĞMAK
AĞMAK
AĞMAK
Sarkmak, aşağıya inmek. Yük vb. şeyler bir yana eğilmek. Yükselmek, yukarı doğru çıkmak.
YAĞMAK
Yağmur, kar, dolu gökten düşmek. Toz, mermi vb. yüksekten çokça düşmek. Üst üste ve çok gelmek.
ZAĞMAK
Hızla, akarcasına kayıp gitmek. Kaçmak, koşmak. Düşmek. Hızla fırlatmak. Saldırmak.
BAĞMAKLANMAK
Boğmak denilen gerdanlık takınmak.
BIRAĞMAK
Bırakmak.
ÇAĞMAK
Güneş ışığı vurmak.
SAĞMAK
Memeyi parmaklar arasında sıkarak sütünü akıtmak. Yumak durumundaki bir şeyi çözüp açmak. Kovandaki balı peteklerden almak. Aldatarak parasını çekmek.
BAĞMAK
Büyülemek, aldatmak. Bakmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AĞMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YAĞMA
Yağmak işi. Birçok kişinin zor kullanarak ele geçirdikleri malı alıp kaçması, talan. Baskın veya zor kullanarak elde edilmiş olan. Akıncıların düşman topraklarına yaptıkları baskın, çapul.
CİRTMEK
Damla damla inek sağmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım.
SERPMEK
Bir şeyi dağılacak biçimde dökmek, saçmak. Belli bir yere dağılacak biçimde dökmek. Vermek, saçmak. Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpiştirmek.
DÜŞMEK
Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.
AĞMA
Ağmak işi. Akan yıldız.
SERPİŞTİRMEK
Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpmek. Gelişigüzel serpmek.
SEPELEMEK
Kısa süreler içinde ve serpinti hâlinde yağmak, dökülmek, serpelemek.
ÇİSELEMEK
Yağmur yavaşça yağmak.
AĞILLAMAK
Koyun, keçi gibi hayvanları sağmak üzere ağıla koymak. İkram etmek, ağırlamak: Misafiri ağılladık. Ağırlamak, misafir kabul etmek.
SAĞMA
Sağmak işi.
SERPELEMEK
Seyrek damlalar durumunda yağmak. Sürekli olarak ve az serpmek.
CİSELEMEK
Yağmur ince ve yavaş yağmak.
ÇİYLEMEK
Yağmur, hafif ve ince yağmak.
BORANLAMAK
Kar yağmak. Hava bulanmak.
ÇAĞMA
Çağmak işi.
İNMEK
Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Alçalıp eski durumuna dönmek. Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak. Sayısı azalmak. Fiyatı düşürmek. Ağmak. Uzamak, ulaşmak. Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak. Değeri düşmek. Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak. İnme gelmek. Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek. Konaklamak. Vurmak. Yıkılmak.
KARLAMAK
Kar yağmak.
CUMRA
Kozadan ipek sağmak için kullanılan bir aygıt.
BAŞŞAKLAMAK
Tahıl ve meyveleri devşirdikten sonra geriye kalan döküntüleri toplamak. Koyun ve keçileri sağdıktan biraz sonra tekrar sağmak. Başak toplamak. Ürün alınan tarladan ikinci kez kalanları toplamak.
CİVDİRMEK
Hayvanı gelişigüzel ve çabuk sağmak.