Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ağal" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ağal ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ağal olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ağal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BİSSAĞAL, GALMAĞAL, PORTAĞAL
NEŞAĞAL
DAĞAL, KAĞAL, MAĞAL, YAĞAL, ZAĞAL
AĞAL
AĞAL
Ay ağılı, hale. Gece, kırda yatırılan koyun sürüsünü korumak için yapılan çitle çevrili yer, açık ağıl. Ağıl. Anılmak.
YAĞAL
Yüzü kahverengi olan hayvan. Kulağı sarı hayvan. Yanardöner, parlak kırmızı. Eğri.
GALMAĞAL
Kavga: Köyün içinde gene ne galmağal var.
ZAĞAL
Tahıldaki yabancı nesne. Tembel. Kızılcık. Huysuz, tembel.
BİSSAĞAL
Birazdan.
DAĞAL
Şiddetli rüzgâr, fırtına. Denizli ili, Baklan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
NEŞAĞAL
Nasıl, ne biçim.
MAĞAL
Koyunun kırda yatıp dinlendiği yer. Koyunun kırda yatırılıp dinlendirilmesi. Dinlendirilen tarlanın ayrıldığı bölümlerden her biri. Çapa işinde kullanılan, ağzı çapadan daha dar bir çeşit araç.
PORTAĞAL
Portakal.
KAĞAL
Yıkıntı, döküntü yığını.
Bu bölümde tanımı içerisinde AĞAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACEMİAĞA
Haremağalığında bir aşama. bk. haremağası.
CIĞANMAK
Sevinmek: Babaları gelince çağalar nasıl cığandılar.
BUFOTENİN
Bufo marinus türü kurbağaların parotis bezleriyle, Amanita muscariaa türü mantarların yapısında bulunan ve vücuda alındığında halisünasyonlara neden olan psikotrop bir madde.
KAPLUMBAĞA
Kaplumbağalardan, çok sert ve kemiksi bir kabuk içinde yaşayan, ağır ağır yürüyen, dört ayaklı, sürüngen hayvan (Testudo).
BUFOTALİN
Bufo vulgaris, B. maritimus ve benzerleri bazı kara kurbağalarından elde edilen, kalp üzerine etkili bir glikozit.
AKSOLOTL
İki yaşamlılardan kuyruklu kurbağaların larvasına verilen ad. (karşılık. sukulu, axolotl), Amfibyumların kuyruklular (Urodela) takımının küt-ağızlıgiller (Ambystomidae) familyasına giren türlerin larvasına verilen ad. 20 cm kadardır. Başın iki yanında püskül biçiminde solungaçları vardır. Kuzey Amerika ve Meksikada dağ göllerinde yaşar. Yenir. Lârva evresinde iken erginleşerek aksolotl biçiminde birçok döl verir.
ÇÖZÜMLEMECİ
Bir özesağaltımcı görüşmede, sunduğu yapılaşmamış uyaranlarla özgür konuşma sürecinde etkin bir üstlencesi bulunan gözlemci ya da sağaltımcı, bk. özeçözümleme.
BAHARLIK
Padişahların her yıl ilkbaharda yeniçeri ağaları ile yeniçeri yazmanlarına verdikleri giysilik kumaş.
KAPLUMBAĞALAR
Sürüngenlerden, kara ve deniz kaplumbağalarının türlü cinslerini içine alan takım.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
KUYRUKSUZLAR
Kurbağalar.
KURBAĞA
Kurbağalardan, yumurta ile üreyen, yavruları gelişimlerini durgun sularda tamamladıktan sonra kuyruğu ve solungacı körelerek karada yaşayabilen, sıçrayarak yürüyen ve suda iyi yüzen küçük hayvan.
BATRAKOTOKSİN
Phyllobates türü kurbağaların salgılarında bulunan sinir sistemi üzerine etkili, steroit yapılı bir zehir.
AĞALANMAH
Ağalık tavrı takınmak.
SAĞALMA
Sağalmak işi.
SAĞALTMA
Sağaltmak işi, tedavi.
DENGİZ
Deniz; bol su (bu şekil daha çok mübalağalı ifadelerde geçer), bk. deniz. Erzurum ilinde, Tekman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
TEDAVİ
Çeşitli yöntemlerle hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma, terapi. Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme.
SAĞALTIM
Sağaltma işi, tedavi. Bir hastalığı yenecek etkenleri ve bu etkenlerin kullanılma yöntemlerini bularak hastanın sıkıntılarını giderme, iyi etme işi, terapi.
AĞALANMA
Ağalanmak durumu.