Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ayma" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ayma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ayma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ayma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
VARSAYMA, YOKSAYMA
ADSAYMA, CUDAYMA, GUDAYMA, KUDAYMA
BAYMA, CAYMA, KAYMA, SAYMA, YAYMA, DAYMA, GAYMA, HAYMA
AYMA
AYMA
Aymak işi.
YOKSAYMA
Türeye aykırı,yerinde olmayan bir işlemin ya da bir kararın yargı ya da yetkili kurulca ortadan kaldırılması. Bozma, uygulamayı kaldırma.
SAYMA
Saymak işi, ad, tadat, addetme.
VARSAYMA
Varsaymak işi.
GUDAYMA
Leblebi.
HAYMA
Bağ ve bahçelerde çalı çırpıdan yapılan çardak. Çul tezgâhının iki yan direği. Ot yığını (özellikle kış için toplanmış olan). Dam üstüne yığılan kışlık ot. Üstü ağaç dallarıyla veya kamışla örttülmüş gölgelik, çardak.
DAYMA
Daima.
GAYMA
Kâğıt lira. Bir kilim motifi. (Çatak Emet Kütahya).
CUDAYMA
Leblebi.
ADSAYMA
Ünlü bir özel adın, bir belirgin nitelik yerinde simge gibi kullanılması. Ör. Divan yazınında "Karun: pek zengin", "Yusuf : pek güzel.".
BAYMA
Baymak işi.
KAYMA
Kaymak (II) işi. Herhangi bir nedenle filmin atlaması, görüntünün perdeye veya ekrana tam olarak gelmemesi.
KUDAYMA
Leblebi.
YAYMA
Yaymak işi. Yaymacının sattığı şeylerden oluşan sergi.
CAYMA
Caymak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYMAZLIK
Çevresinde olup bitenlerin farkına varamama durumu, aymaza yakışacak durum, gafillik, gaflet, dalgı.
DALGI
Aymazlık.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
AJANS
Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.
BİLMEK
Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak. Saymak. İşine gelmek, uygun bulmak. Sanmak, varsaymak, farz etmek. -a / -e ekli fiillerle yeterlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Bir iş yapmaya alışmış olmak, elinden gelmek. İnanmak. Sorumlu tutmak. Bir bilim veya sanat dalında yeterli olmak. Tanımak, hatırlamak.
BİREYSELLEŞTİRME
Bireysel duruma getirme. İnsanların doğal, toplumsal ve tarihsel gelişmesinden kendine özgü olan şeylerin, özelliklerin, bireysel olanın çekilip çıkarılması. Ancak ortaklaşa ve genel olarak var olan şeyi bireylere uygulama ve yayma.
BİLGİSİZ
Bilgi sahibi olmayan, bilisiz, malumatsız, cahil. Aymaz.
CAYIŞ
Cayma işi.
CAYDIRMAK
Cayma işini yaptırmak.
ALBATR
Kaymak taşı.
BURCUMAK
Güzel koku yaymak.
AKSETTİRMEK
Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.
AĞIRSAMAK
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
ÇİĞNEMEK
Ağza alınan bir şeyi dişler arasında ezmek, öğütmek. Egemenliği altına almak, hükmetmek. Sayılması gereken bir şeyi saymamak, itibar etmemek, ayaklar altına almak. Ayağı veya tekerleği altına alarak ezmek.
ADDETMEK
Saymak.
ADDETME
Sayma.
BAKLAVA
Çok ince yufkadan yapılarak arasına kaymak, fıstık, ceviz, badem vb. konulup pişirilen ve üzerine şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü. Eşkenar dörtgen biçiminde olan nesne.
ÇÖZÜMLENMEK
Çözümleme işine konu olmak, analiz edilmek, tahlil edilmek. Onluk sayma düzeninde, sayılar basamak değerlerine ayrılarak yazılmak.