Sonu AYMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ayma" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ayma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ayma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ayma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

VARSAYMA, YOKSAYMA

7 harfli kelimeler

ADSAYMA, CUDAYMA, GUDAYMA, KUDAYMA

5 harfli kelimeler

BAYMA, CAYMA, KAYMA, SAYMA, YAYMA, DAYMA, GAYMA, HAYMA

4 harfli kelimeler

AYMA

Bazı kelimelerin anlamları

AYMA

Aymak işi.

YOKSAYMA

Türeye aykırı,yerinde olmayan bir işlemin ya da bir kararın yargı ya da yetkili kurulca ortadan kaldırılması. Bozma, uygulamayı kaldırma.

YAYMA

Yaymak işi. Yaymacının sattığı şeylerden oluşan sergi.

ADSAYMA

Ünlü bir özel adın, bir belirgin nitelik yerinde simge gibi kullanılması. Ör. Divan yazınında "Karun: pek zengin", "Yusuf : pek güzel.".

KAYMA

Kaymak (II) işi. Herhangi bir nedenle filmin atlaması, görüntünün perdeye veya ekrana tam olarak gelmemesi.

BAYMA

Baymak işi.

CUDAYMA

Leblebi.

CAYMA

Caymak işi.

DAYMA

Daima.

GUDAYMA

Leblebi.

GAYMA

Kâğıt lira. Bir kilim motifi. (Çatak Emet Kütahya).

VARSAYMA

Varsaymak işi.

KUDAYMA

Leblebi.

HAYMA

Bağ ve bahçelerde çalı çırpıdan yapılan çardak. Çul tezgâhının iki yan direği. Ot yığını (özellikle kış için toplanmış olan). Dam üstüne yığılan kışlık ot. Üstü ağaç dallarıyla veya kamışla örttülmüş gölgelik, çardak.

SAYMA

Saymak işi, ad, tadat, addetme.

  -   -   -  

Anlamında AYMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AYMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİLMEK

Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak. Saymak. İşine gelmek, uygun bulmak. Sanmak, varsaymak, farz etmek. -a / -e ekli fiillerle yeterlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Bir iş yapmaya alışmış olmak, elinden gelmek. İnanmak. Sorumlu tutmak. Bir bilim veya sanat dalında yeterli olmak. Tanımak, hatırlamak.

AĞIRSAMAK

Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.

DALGI

Aymazlık.

ALBATR

Kaymak taşı.

BAKLAVA

Çok ince yufkadan yapılarak arasına kaymak, fıstık, ceviz, badem vb. konulup pişirilen ve üzerine şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü. Eşkenar dörtgen biçiminde olan nesne.

ÇÖZÜMLENMEK

Çözümleme işine konu olmak, analiz edilmek, tahlil edilmek. Onluk sayma düzeninde, sayılar basamak değerlerine ayrılarak yazılmak.

AYMAZLIK

Çevresinde olup bitenlerin farkına varamama durumu, aymaza yakışacak durum, gafillik, gaflet, dalgı.

AD

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.

ÇİĞNEMEK

Ağza alınan bir şeyi dişler arasında ezmek, öğütmek. Egemenliği altına almak, hükmetmek. Sayılması gereken bir şeyi saymamak, itibar etmemek, ayaklar altına almak. Ayağı veya tekerleği altına alarak ezmek.

BİLGİSİZ

Bilgi sahibi olmayan, bilisiz, malumatsız, cahil. Aymaz.

CAYIŞ

Cayma işi.

BİREYSELLEŞTİRME

Bireysel duruma getirme. İnsanların doğal, toplumsal ve tarihsel gelişmesinden kendine özgü olan şeylerin, özelliklerin, bireysel olanın çekilip çıkarılması. Ancak ortaklaşa ve genel olarak var olan şeyi bireylere uygulama ve yayma.

CAYDIRMAK

Cayma işini yaptırmak.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

ADDETMEK

Saymak.

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

ADDETME

Sayma.

BURCUMAK

Güzel koku yaymak.

AKSETTİRMEK

Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.