Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ayat" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ayat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ayat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ayat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KAYDIHAYAT, YAĞLIBAYAT, KÜÇÜKBAYAT, KALINBAYAT
YENİHAYAT, YAKABAYAT, ÖMRÜHAYAT, EĞRİBAYAT, KAPIHAYAT, KARABAYAT
BERHAYAT, ŞAMBAYAT, NURHAYAT, KUZHAYAT, GÜLHAYAT, DİLHAYAT, ABIHAYAT
ÖZBAYAT, ZİHAYAT
KAYAT, SAYAT, HAYAT, BAYAT, ZAYAT
AYAT
AYAT
Evlerin önünde topraktan yapılmış kaldırım. Sundurma. Evlerde sofa. Kapı. Avlu, açık arsa. Alt kattaki sofa, taşlık. Arapça kökenli hiyât. Köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Avlu.
KÜÇÜKBAYAT
Ankara ilinde, Balâ ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
GÜLHAYAT
Hayat veren güzel.
KAYDIHAYAT
Yaşıyor olma durumu.
NURHAYAT
Hayat veren ışık, aydınlık.
KARABAYAT
Konya ili, Doğanbey nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ŞAMBAYAT
Adıyaman şehrinde, Şambayat bucağına bağlı bir bölge.
KUZHAYAT
Çorum ili, Kâmil bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YENİHAYAT
Çorum kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kayseri ilinde, Develi belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
ÖMRÜHAYAT
Geçirilen, yaşanılan bütün süre.
YAĞLIBAYAT
Konya ilinde, Obruk nahiyesine bağlı bir bölge.
KAPIHAYAT
Samsun şehri, Kavak belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
EĞRİBAYAT
Konya kenti, Aşağıpınarbaşı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YAKABAYAT
Bolu ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
BERHAYAT
Hayatta olan, canlı, yaşayan (kimse).
KALINBAYAT
Şanlıurfa ili, Kabahaydar bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALATURKA
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).
BAYATSIMAK
Bayatlamaya yüz tutmak.
BAYATSI
Bayatlamaya başlamış.
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.
BALAYI
Evlilik hayatının ilk ayı veya ilk günleri.
BAYATLIK
Bayat olma durumu.
AŞINDIRMA
Aşındırmak işi. Teknik alanda ve günlük hayatta madenlerin elektriksel, kimyasal veya mekanik nedenlerle aşınması, korozyon.
BAŞLANGIÇ
Bir iş, bir dönem, bir hayat vb.nin ilk bölümü. Ön söz, giriş, mukaddime.
BAYATSIMA
Bayatsıma durumu.
BAYATİBUSELİK
Bayati makamının buselik beşlisi veya dörtlüsü ile sona ermesinden oluşan bir birleşik makam.
AVLU
Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat, hanay, sahn.
ANAERKİLLİK
Kadının üstünlüğüne dayalı toplumsal örgütlenme düzeni, maderşahilik. Ananın egemen olduğu aile hayatı.
BAYATLAMA
Bayatlamak durumu.
ALAFRANGA
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
BAYATLAMAK
Bayat duruma gelmek, tazeliğini yitirmek. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmek.
ARAÇÇILIK
Düşünme biçimlerinin, kuramların, mantık ve ahlak biçimlerinin yalnızca hayatın değişik şartlarına uyma araçları olduğunu savunan dünya görüşü, enstrümantalizm.
BAYINDIR
Gelişip güzelleşmesi, hayat şartlarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışılmış olan, bakımlı, imar edilmiş, mamur (yer), abat. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri.
BAYATLATMAK
Bayat duruma getirmek, bayatlamasına sebep olmak.
BAYATİARABAN
Araban ve bayati makamlarından oluşturulan bir birleşik makam.