Kelimeler arşivinde; içinde "ayay" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ayay bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ayay ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ayay olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DAYAYABİLMEK, DAYAYIVERMEK
UZUNCAYAYLA, DAYAYABİLME, DAYAYIVERME, PAŞAYAYLASI
YAYMAYAYIK, ÇATMAYAYLA
KARAYAYLA, PAŞAYAYLA, ORTAYAYLA, KOCAYAYLA
KAYAYOLU, KAYAYAĞI, HALKAYAY, TAYAYDIN
DAYAYIŞ, AYAYDIN
AYAY
AYAY
Parlak yıldız.
KARAYAYLA
Denizli şehrinde, Kale ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Edirne ilinde, Uzunköprü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. İçel ilinde, Tarsus belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Konya ili, Yunak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
YAYMAYAYIK
Çok yayılmış, darmadağın.
HALKAYAY
Boru anahtarının iyi tutmasını sağlayan ve çerçeveyle anahtar kolu arasına konan helisel yay. (bk. Şek. 1,4).
KAYAYOLU
Ağrı şehrinde, Eleşkirt belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Diyarbakır kenti, Mermer Bucağı.
ÇATMAYAYLA
Kahramanmaraş kenti, Ağabeyli nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
PAŞAYAYLA
Bursa şehri, Yenişehir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KOCAYAYLA
Çanakkale şehrinde, Çan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
DAYAYIVERMEK
Çabucak dayamak.
DAYAYABİLMEK
Dayama imkânı veya olasılığı bulunmak.
DAYAYIVERME
Dayayıvermek işi.
PAŞAYAYLASI
Elâzığ ili, Karakoçan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KAYAYAĞI
Kırlarda biten, meyvesi dövülerek yaralara sarılan bir çeşit bitki.
UZUNCAYAYLA
Konya şehrinde, Cihanbeyli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ORTAYAYLA
Rize ilinde, Çamlıhemşin ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Van ilinde, Kocapınar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
DAYAYABİLME
Dayayabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TABURE
Sırt ve kol dayayacak yeri olmayan iskemle.
OMUZLAMAK
Omzuna almak. Omzuyla dayayıp itmek. Bir iş veya görevi yüklenmek, sorumluluk almak. Alıp götürmek, sırtlayıp kaçırmak, aşırmak. Destek vermek.
GELİŞTİRİCİ
Mayayı harekete geçirmek ve şişirmeyi artırmak için una katılan nişasta ve tuz karışımı (fosfatlar). Karoten nedeniyle oluşan rengi ağartma veya maskelemek için una, katılan, beyazlatıcı veya renk giderici (persülfatlar gibi) tepkenler.
KUZULAMAK
Koyun yavrulamak. Çocuk ellerini yere dayayarak dizleri üstünde emeklemek.
ARHIT
Kaldıraç: Ali arhıdı getir de şu kayayı devireyim.
ANDIKLAMAK
Sırtını bir yere dayayarak uyumak.
ÇATMAK
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.
KÖPRÜ
Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı. İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey. Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılmış olan diş protezi. Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum, güreşçi köprüsü. Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu. Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri.
DİŞLİ
Dişleri olan. Ayakkabıcıların sayayı kalıba çekmek için kullandıkları kerpeten gibi bir araç. Kaya balığı. Beklenmedik düzeyde olan. Sözünü geçiren, istediğini yaptırabilen, güçlü (kimse). Dişleri olan çark.
SIRTLIK
Sırt dayayacak yer.
GÖĞÜSLEMEK
Göğsünü dayayarak zorlamak. Karşı durmak, engel olmak, direnmek.
ARKALIKLI
Arkalığı, sırt dayayacak yeri olan.
KOLTUK
Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer. Yapıcılıkta yan destek. Koltuklama ya da koltuklanma. Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler. Yüksek mevki, makam. Kenar, tenha yer. Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye. Kayırma, destek. Genelev. Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni.
KOLTUKLU
Kol dayayacak yeri olan.
ARKALIKSIZ
Arkalığı, sırt dayayacak yeri olmayan.
BEGİRDEN
Madende yanmış kayayı ezmek ve kireç haline getirmek için kullanılan büyük uzun taş veya evde rutubeti önlemek için, dam üstünde el ile çevrilen küçük taş.
BADI
Dokuma tezgâhını hareket ettirmeye yarayan tahta ayaklık, pedal. Kaz. Şişman, ablak yüzlü, kısa boylu kimse. Pis, kirli. Tembel. Uçlarını koltuk altlarına dayayıp, çatallarına ayak konularak yürünen, bir çift sopadan yapılmış oyun aygıtı. Çorabın eskimemesi için bezden yapılan terlik. Erkek zenci. Ördek. Kaz ve ördek yavrusu. Hindi. Kaz yavrusu. Dokuma tezgâhlarında kücülerin aşağı yukarı hareket etmesini sağlayan tahta. (Mudurnu Bolu).
OCAKEŞEĞİ
Ocakta odunları dayayarak çatmaya yarayan üç ayaklı demir araç.
OLGUCULUK
Araştırmalarını olgulara, deneylere, gerçeklere dayayan, fizikötesi açıklamaları kuramsal olarak olanaksız ve yararsız gören Auguste Comte'un açtığı felsefe çığırı, pozitivizm. Bu çığırın gerçekçilik akımını doğuran edebî eserlerde uygulanmış biçimi.
KEMAN
Dört teli olan, çenenin altına dayayarak çalınan yaylı saz. Yay.