Kelimeler arşivi içinde; başında "aya" olan, toplam 169 adet kelime bulunmaktadır. aya ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu aya ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AYAZLANDIRILMAK
AYARLANABİLMEK, AYARLATABİLMEK, AYARLAYABİLMEK, AYARLAYIVERMEK, AYARTILABİLMEK, AYAZLANDIRILMA
AYAKKABICILIK, AYAKLANDIRMAK, AYARLANABİLME, AYARLATABİLME, AYARLAYABİLME, AYARLAYIVERME, AYARTILABİLME, AYAŞTÜRKMENLİ, AYAZLANDIRMAK
AYAKÇIKLILAR, AYAKGEDİKLER, AYAKLANDIRMA, AYARTABİLMEK, AYAZLANDIRMA
AYAKBALTASI, AYAKKABILIK, AYARTABİLME
AYAĞIBÜYÜK, AYAHLANMAK, AYAHLAŞMAH, AYAKKABICI, AYAKLANMAK, AYAKSIZLAR, AYAKTAKIMI, AYARDILMIŞ, AYARKAZIĞI, AYARLANMAK, AYARLAŞMAK, AYARLATMAK, AYARSIZLIK, AYARTILMAK, AYARTILMIŞ, AYAZLANMAK, AYAZLATMAK
AYAKBASTI, AYAKCILIK, AYAKÇALIK, AYAKÇILIK, AYAKLAMAK, AYAKLANMA, AYAKLILIK, AYAKÜZERİ, AYARLAMAK, AYARLANIŞ, AYARLANMA, AYARLATMA, AYARLAYIŞ, AYARRAMAK, AYARTILIŞ, AYARTILMA, AYAZITMAK, AYAZLAMAK, AYAZLANMA, AYAZLATMA, AYAZPINAR
AYAĞALTI, AYAĞDONU, AYAHDAŞI, AYAHYOLU, AYAKALTI, AYAKÇALI, AYAKDAMI, AYAKGABI, AYAKKABI, AYAKKABİ, AYAKLAMA, AYAKÜSTÜ, AYAKYOLU, AYARLAMA, AYARTASI, AYARTMAÇ, AYARTMAK, AYASKENT, AYAZIMAK, AYAZLAĞI, AYAZLAMA, AYAZMANA, AYAZÖREN
AYAĞCAĞ, AYAHÇAH, AYAHTAŞ, AYAKAVI, AYAKCAĞ, AYAKCAK, AYAKCIK, AYAKCIL, AYAKÇAK, AYAKÇAT, AYAKÇIK, AYAKÇIL, AYAKÇIN, AYAKÇİN, AYAKDAŞ, AYAKDEŞ, AYAKKAB, AYAKLIK, AYAKSIZ, AYAKTAŞ, AYANCIK, AYANDON, AYARBAZ, AYARLIK, AYARMAK, AYARSIZ, AYARTAN, AYARTIK, AYARTIŞ, AYARTMA, Devamını Oku »»
AYACIK, AYAFTA, AYAGAN, AYAĞAN, AYAĞUÇ, AYAHCİ, AYAKCA, AYAKÇA, AYAKÇI, AYAKÇU, AYAKIM, AYAKLI, AYAKTA, AYARCI, AYARLI, AYARTA, AYARTI, AYASUN, AYAŞAN, AYATAÇ, AYATAN, AYAZCA, AYAZMA
AYABA, AYACA, AYACU, AYAÇA, AYAGA, AYAĞA, AYARA, AYART, AYATA
AYAG, AYAĞ, AYAH, AYAK, AYAL, AYAN, AYAR, AYAS, AYAŞ, AYAT, AYAY, AYAZ
AYA
AYA
Elin parmak dipleriyle bilek arasındaki iç bölümü, avuç içi. Yaprakların düz ve parlak bölümü. Ayak tabanı.
AYAZLANDIRILMA
Ayazlandırılmak işi.
AYARLANABİLMEK
Ayarlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AYARLAYIVERMEK
Çabucak ayarlamak.
AYARTILABİLMEK
Ayartılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AYAŞTÜRKMENLİ
İçel şehrinde, Kırobası bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
AYARLAYABİLME
Ayarlayabilmek işi.
AYAKKABICILIK
Ayakkabıcının yaptığı iş, pabuççuluk.
AYARLAYIVERME
Ayarlayıvermek işi.
AYARTILABİLME
Ayartılabilmek işi.
AYAZLANDIRILMAK
Ayazlanması sağlanmak.
AYARLATABİLMEK
Ayarlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AYARLAYABİLMEK
Ayarlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
AYARLATABİLME
Ayarlatabilmek işi.
AYARLANABİLME
Ayarlanabilmek işi.
AYAKLANDIRMAK
Ayaklanmasına yol açmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
ACIMAK
Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABAJURSUZ
Abajuru olmayan.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).