ARK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ark" olan, toplam 114 adet kelime bulunmaktadır. ark ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ark ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ark olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ARKEBAKTERİLER

12 harfli kelimeler

ARKENSEFALON, ARKEOPTERİKS

11 harfli kelimeler

ARKEOMETRİK, ARKİTEKTURA, ARKRİFORMİS, ARKUNLUĞİLE

10 harfli kelimeler

ARKADAŞLIK, ARKALANICI, ARKALANMAK, ARKALAŞMAK, ARKALIKSIZ, ARKASINMAK, ARKASIZLIK, ARKEGONİUM, ARKEGONYUM, ARKENNİYİN, ARKENTERON, ARKEOLOJİK, ARKEOMETRİ, ARKILANMAG, ARKOSOLYUM, ARKUNCACIK, ARKURUSINA

9 harfli kelimeler

ARKABAHÇE, ARKABAKIM, ARKABASAN, ARKACILAR, ARKADAŞÇA, ARKADECİN, ARKALAMAK, ARKALANMA, ARKALAYIN, ARKALIKLI, ARKEOLOJİ, ARKILIMAG, ARKURIDAN, ARKURTMAK

8 harfli kelimeler

ARKAÇLIK, ARKALAMA, ARKALAYI, ARKARDAŞ, ARKASIRA, ARKAŞMAK, ARKAÜSTÜ, ARKDÜZEN, ARKEOLOG, ARKEOSİT, ARKERLUK, ARKIŞLIK, ARKUALİS, ARKUATUS, ARKUNCAK

7 harfli kelimeler

ARKABAK, ARKAÇTI, ARKADAŞ, ARKADEŞ, ARKADYA, ARKAİZM, ARKAKÖY, ARKALAÇ, ARKALIÇ, ARKALIK, ARKALLA, ARKALUC, ARKALUK, ARKANAÇ, ARKASIZ, ARKAYÜZ, ARKBAŞI, ARKBÖRK, ARKEBÜZ, ARKEGON, ARKETİP, ARKIDEŞ, ARKILAÇ, ARKITÇA, ARKİDEŞ, ARKİDİŞ, ARKUARE

6 harfli kelimeler

ARKACI, ARKAİK, ARKALI, ARKALU, ARKARI, ARKEEN, ARKERİ, ARKIRI, ARKİNÇ, ARKLAN, ARKMAK, ARKTİK, ARKULA, ARKURİ, ARKURU

5 harfli kelimeler

ARKAÇ, ARKAN, ARKAP, ARKAŞ, ARKAY, ARKEŞ, ARKIN, ARKIŞ, ARKIT, ARKOÇ, ARKOZ, ARKUM, ARKUN, ARKUS

4 harfli kelimeler

ARKA, ARKI, ARKİ, ARKO

3 harfli kelimeler

ARK

Bazı kelimelerin anlamları

ARK

İçinden su akıtmak için toprak kazılarak yapılmış olan açık oluk, arık, dren, karık.

ARKEOPTERİKS

Hem kuş hem sürüngen özellikleri gösteren bir hayvan fosili.

ARKALIKSIZ

Arkalığı, sırt dayayacak yeri olmayan.

ARKASINMAK

Arkalanmak, güvenmek: Üç dört kişi bir olmuş adamcağızı doğuyorlardı, bizi görünce arkasındı.

ARKALANICI

Birisine dayanan, yardımına güvenen.

ARKEBAKTERİLER

Monera içinde gerçek peptidoglikan yapılan olmayan ve bazı özellikleri bakımından bakterilerden ayrı bir grup olarak tanımlanan, aşırı sıcak, aşırı tuzlu ortamlarda yaşayabilen mikroorganizmalar. Hücre duvarlarında peptidoglikan katman bulunmayan ve karakteristik ribozomal RNA baz sırasıyla gerçek bakterilerden ayrılan yoğun tuz içeren sıvı ortamda, yüksek ısıda, aerob, anaerob veya fakültatif koşullarda yaşayabilen prokaryot organizmalar.

ARKALANMAK

Kendisine yardım edilmek, destek olunmak.

ARKALAŞMAK

Yardımlaşmak, desteklenmek. Birbirine arka olmak, yardımlaşmak.

ARKUNLUĞİLE

Yavaşça.

ARKİTEKTURA

Tiyatro tarihinde rönesans sahne mimarisi üzerine yazılan ilk kitap. Kitabın yazarı, tiyatro sahnesine derinlik kavramını getiren Sebastiano Serlio'dur. Tiyatro tarihi içinde aynı adı taşıyan iki önemli kitabın adı. İ Ö 16-13 yılları arasında Vitrivius'un yazdığı on ciltlik mimarlığa ilişkin yapıt; beşinci cilt Roma tiyatrosu yapısı üzerineydi. Bu kitap 1484te bulunduğunda Rönesans mimarları bunun Yunan yapısı olduğunu sanmışlardı. Sebastiano Serlio'nun 1551'de yazdığı sahne uygulayımına ilişkin yapıt. Serlio bu yapıtta ilk kez sahnedeki görüngü sorununu bilimsel bir yolla çözümlemiştir.

ARKADAŞLIK

Arkadaş olma durumu, arkadaşa yakışır davranış, omuzdaşlık, ünsiyet.

ARKEGONİUM

Arkegonyum.

ARKRİFORMİS

Yay biçiminde olan.

ARKASIZLIK

Arkasız olma durumu.

ARKENSEFALON

İlk beyin, filojenik olarak ilkel beyin.

ARKEOMETRİK

Arkeometri ile ilgili.

  -   -   -  

Anlamında ARK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANAERKİL

Anaerki temeline dayanan, maderşahi, matriarkal.

AĞMAK

Sarkmak, aşağıya inmek. Yük vb. şeyler bir yana eğilmek. Yükselmek, yukarı doğru çıkmak.

AMFİTEATR

Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.

AKABİNDE

Arkasından, hemen arkadan, ardından, hemen ardından.

AMFİ

Amfiteatr. Sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen büyük derslik.

ARAPSAÇI

Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.

ARASIZ

Sürekli olarak, arkası kesilmeden, ara vermeden, müstemirren, vira.

ALO

Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.

ALIŞKANLIK

Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

ADAMSIZ

Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

ALTERNATİF

Seçenek. Karşı. Dalgalı. Değişik, farklı. Almaşık.

ANTİKA

Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

AKAÇ

Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.