Sonu ANTRE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "antre" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu antre ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında antre olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde antre olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ANTRE

Giriş. Başlangıç yemeği.

KONSANTRE

Yoğun. Derişik.

  -   -   -  

Anlamında ANTRE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ANTRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇALIŞTIRICILI

Çalıştırıcısı olan, antrenörlü.

ÇALIŞTIRICILIK

Çalıştırıcının yaptığı iş, antrenörlük.

ANTREPOCU

Antrepo işleten kimse. Antrepoya bakan kimse.

DERİŞİK

Derişmiş olan, mütemerkiz, mütekâsif, konsantre, seyreltik karşıtı.

ANTREPOCULUK

Antrepocunun yaptığı iş.

GİRİŞ

Girme işi. Bir bilime hazırlık amacıyla yazılan eser. Bir eserin konusunu tanıtarak kolay kavranmasını sağlayan, ön sözden sonra yer alan bölüm, methal. Bir müzik parçasında baştaki bölüm, methal. Bir anlatımda gelişme bölümüne hazırlık yapmayı sağlayan bölüm. Bir yapıda içeri geçilen yer, methal, antre.

BİLENMEK

Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek. Hırslanmak, aşırı derecede istemek. Bir işe yoğun bir biçimde hazırlanmak, konsantre olmak.

ÇALIŞTIRICI

Bir spor dalında, sporcuyu eğiten, yetiştiren ve çalıştıran kişi, antrenör, koç (II).

METHAL

Bir yapının giriş yeri, giriş, antre. Giriş. Giriş.

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

BAŞANTRENÖR

Antrenörlerin en ustası ve deneyimlisi.

BAŞANTRENÖRLÜK

Başantrenörcü olma durumu. Başantrenörcünün yaptığı iş.

YOĞUN

Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).

İDMANLI

İdman yaparak çeviklik kazanmış olan (kimse), antrenmanlı. Herhangi bir şeye alışmış ve onu yadırgamaz duruma gelmiş olan (kimse).

ANTRENMANSIZ

Antrenmanı olmayan, idmansız.

İDMANSIZLIK

İdmansız olma durumu, antrenmansızlık.

İDMANSIZ

İdman yapmamış olan, idmanı olmayan, çevikliği olmayan, ham, antrenmansız. Bir işe, bir duruma henüz alışmamış olan, acemi.

PELTE

Nişasta, şeker ve su karışımının pişirilerek soğutulmasıyla yapılmış olan bir tatlı türü. Koloidal bir katı içine bir sıvının işlemesinden sonra, ya bu sıvıya daldırılan koloidin doğrudan doğruya şişmesiyle veya sıcakta hazırlanan oldukça konsantre çözeltinin soğultularak kıvamlaşmasıyla oluşan esnek madde. Denizanası. Bu kıvamda olan madde.

ANTIRANOR

Fransızca kökenli entraineur: antrenör.

YOĞUNLAŞMAK

Yoğun duruma gelmek, tekâsüf etmek, konsantre olmak. Bütün dikkatini bir konu üzerinde toplamak.