Kelimeler arşivi içinde; başında "antre" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. antre ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu antre ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde antre olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ANTRENMANSIZLIK
ANTRENÖRSÜZLÜK
ANTRENMANSIZ, ANTREPOCULUK
ANTRENMANLI, ANTRENÖRLÜK, ANTRENÖRSÜZ
ANTRENÖRLÜ
ANTRENMAN, ANTREPOCU
ANTREKOT, ANTRENÖR
ANTREPO
ANTRE
ANTRE
Giriş. Başlangıç yemeği.
ANTRENMAN
Alıştırma. Herhangi bir konuda yapılmış olan hazırlık.
ANTREPOCULUK
Antrepocunun yaptığı iş.
ANTRENMANSIZ
Antrenmanı olmayan, idmansız.
ANTRENMANSIZLIK
İdmansızlık.
ANTRENÖRLÜK
Çalıştırıcılık.
ANTRENÖRSÜZLÜK
Çalıştırıcısızlık.
ANTREPO
Gümrüklere gelen ticari eşyanın konulduğu, korunduğu yer.
ANTRENMANLI
İdmanlı.
ANTRENÖR
Çalıştırıcı.
ANTRENÖRSÜZ
Çalıştırıcısız.
ANTREPOCU
Antrepo işleten kimse. Antrepoya bakan kimse.
ANTREKOT
Büyükbaş hayvanlarda göğüs omurları üzerinden boyuna doğru uzanan, 3-4 kg ağırlığındaki kemiksiz et.
ANTRENÖRLÜ
Çalıştırıcılı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANTRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇALIŞTIRICILI
Çalıştırıcısı olan, antrenörlü.
EVZAN
Kapı girişi, antre.
BİLENMEK
Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek. Hırslanmak, aşırı derecede istemek. Bir işe yoğun bir biçimde hazırlanmak, konsantre olmak.
BAŞANTRENÖRLÜK
Başantrenörcü olma durumu. Başantrenörcünün yaptığı iş.
BAŞANTRENÖR
Antrenörlerin en ustası ve deneyimlisi.
İDMANSIZ
İdman yapmamış olan, idmanı olmayan, çevikliği olmayan, ham, antrenmansız. Bir işe, bir duruma henüz alışmamış olan, acemi.
İDMANLI
İdman yaparak çeviklik kazanmış olan (kimse), antrenmanlı. Herhangi bir şeye alışmış ve onu yadırgamaz duruma gelmiş olan (kimse).
ÇALIŞTIRICISIZ
Çalıştırıcısı olmayan, antrenörsüz.
ÇALIŞTIRICILIK
Çalıştırıcının yaptığı iş, antrenörlük.
GİRİŞ
Girme işi. Bir bilime hazırlık amacıyla yazılan eser. Bir eserin konusunu tanıtarak kolay kavranmasını sağlayan, ön sözden sonra yer alan bölüm, methal. Bir müzik parçasında baştaki bölüm, methal. Bir anlatımda gelişme bölümüne hazırlık yapmayı sağlayan bölüm. Bir yapıda içeri geçilen yer, methal, antre.
YOĞUNLAŞMAK
Yoğun duruma gelmek, tekâsüf etmek, konsantre olmak. Bütün dikkatini bir konu üzerinde toplamak.
İDMANSIZLIK
İdmansız olma durumu, antrenmansızlık.
PELTE
Nişasta, şeker ve su karışımının pişirilerek soğutulmasıyla yapılmış olan bir tatlı türü. Koloidal bir katı içine bir sıvının işlemesinden sonra, ya bu sıvıya daldırılan koloidin doğrudan doğruya şişmesiyle veya sıcakta hazırlanan oldukça konsantre çözeltinin soğultularak kıvamlaşmasıyla oluşan esnek madde. Denizanası. Bu kıvamda olan madde.
YOĞUN
Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).
ANTIRANOR
Fransızca kökenli entraineur: antrenör.
ÇALIŞTIRICI
Bir spor dalında, sporcuyu eğiten, yetiştiren ve çalıştıran kişi, antrenör, koç (II).
ÇALIŞTIRICISIZLIK
Çalıştırıcısız olma durumu, antrenörsüzlük.
METHAL
Bir yapının giriş yeri, giriş, antre. Giriş. Giriş.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
DERİŞİK
Derişmiş olan, mütemerkiz, mütekâsif, konsantre, seyreltik karşıtı.