Kelimeler arşivi içinde; sonunda "anga" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. Sonu anga ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında anga olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde anga olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KILFIRANGA, KILPIRANGA, ALAFIRANGA, ALAFURANGA
ALAFRANGA
DIRRANGA, ÇARŞANGA, CANCANGA, LAPLANGA
KURANGA, KOLANGA, MALANGA, SAPANGA, HARANGA, FIRANGA, SOLANGA, LALANGA, CAZANGA, PALANGA, BASANGA, DIRANGA, TARANGA
PRANGA
LANGA, ZANGA, TANGA, MANGA, SANGA, PANGA, BANGA, CANGA, GANGA, ÇANGA, DANGA
ANGA
Ahmak, sersem, akılsız, dangalak, angıt. Bülbül büyüklüğünde, sarı renkli bir ilkbahar kuşu, çalıkuşu. Zengin, varlıklı. Geniş. Aksi, hırçın, huysuz hayvan. Ona.
ÇARŞANGA
Söz dinlemeyen, bildiğini okuyan.
KILFIRANGA
Çok süslü, temiz ve güzel giyinen.
KURANGA
Yüz dirhem.
FIRANGA
Eşek arısı.
DIRRANGA
Güvercin büyüklüğünde, papağan renginde, eti yenmeyen bir kuş.
MALANGA
Koşu atlarına yedirilen arpa ve saman karışımı yem.
ALAFURANGA
Alafranga.
SAPANGA
Taş atmak için kullanılan ip ya da lastikten yapılmış bir araç, atambaç.
CANCANGA
Yakın, yan yana.
HARANGA
Büyük delik.
ALAFRANGA
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).
ALAFIRANGA
Çorap lastiklerindeki süs. (Yenikent Aksaray Niğde).
KOLANGA
Bayram kutlaması.
LAPLANGA
Saç üstündeki yufkayı çevirmeye yarayan kürek biçiminde tahta araç.
KILPIRANGA
Çok süslü, temiz ve güzel giyinen.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANGA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAFRANGACILIK
Alafrangacı olma durumu.
ALATURKA
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).
ALAFRANGALAŞMAK
Alafranga olmak, alafranga davranmak.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
BAĞLAMAK
Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.
BAĞLANTI
İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman.
ALAFRANGACI
Alafrangayı benimseyen kimse.
ANGARYACILIK
Angaryacı olma durumu.
ANGAJE
"Bağlamak" anlamındaki angaje etmek, "bağlanmak" anlamındaki angaje olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
ALAFRANGALAŞMA
Alafrangalaşmak durumu.
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.
ALAFRANGALIK
Alafranga olma durumu.
BAĞLANMAK
Bağlama işine konu olmak. Yalnızca belli bir işle uğraşmak. Bir şey bir kimseye ayrılmak, tahsis edilmek. Beklenen şey elde edilmez olmak. Sevmek, içten bağlı olmak. Sözle veya yazılı olarak bir şeye bağlanmak, angaje olmak.
ABRA
Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.
ALAFRANGALAŞTIRMA
Alafrangalaştırmak işi.
ANİME
Japon çizgi romanı mangaların televizyon, sinema vb. için filmleştirilmiş biçimi.
ARLI
Namuslu, utangaç, sıkılgan.
BAĞLANTISIZLIK
Bağlantısız olma durumu, irtibatsızlık, angajmansızlık.
BAĞLANTISIZ
Aralarında bağlantı bulunmayan, irtibatsız, rabıtasız, angajmansız. Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.