ALIM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "alım" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. alım ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu alım ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alım olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ALIM

Alma işi. Çekicilik. Kurum, çalım, gurur.

ALIMCI

Tahsildar.

ALIMLI

Alımı olan, çekici, cazibeli, albenili, cazip, cazibedar, kişmiri.

ALIMLILIK

Alımlı olma durumu, çekicilik.

  -   -   -  

Anlamında ALIM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALIM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AFİ

Gösteriş, çalım, caka.

BAHARATÇI

Baharat alım satımıyla uğraşan kimse, baharcı.

BUHRANLI

Bunalımlı.

AZAMET

Ululuk, büyüklük. Görkem, gösteriş, heybet. Gurur. Çalım, kurum, tekebbür. Debdebe.

BUHRAN

Bunalım, bunluk, kriz.

AZAMETLİ

Ulu, çok büyük. Debdebeli. Çalımlı, kurumlu. Gururlu. Görkemli, heybetli.

BORSA

Bazı tüccarların ve özellikle sarraflarla değerli kâğıt ve tahvil alışverişiyle uğraşanların alım satım ve değişim amacıyla devlet denetimi altında iş yaptıkları yer.

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

CAKA

Gösteriş, çalım, kabadayılık, fiyaka.

AĞALANMAK

Ağa tavrı takınarak çalım yapmak.

ALIŞVERİŞ

Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.

BİLGİSAYARCI

Bilgisayar alım satımcısı. Bilgisayar programcısı, yapımcısı ya da mühendisi.

AVURTLAMAK

Büyüklenmek, çalım satmak. Yüksekten atmak.

AVURTLU

Çalım satan, yüksekten atan.

ALBENİLİ

Alımlı.

ALBENİSİZ

Alımsız.

ARACI

Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

AFİLİ

Gösterişli, çalımlı.

BUNLUK

Bunalım, sıkıntı.

ALEV

Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.