Kelimeler arşivi içinde; sonunda "alçın" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu alçın ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında alçın olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde alçın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ALÇIN
Al renkli, kırmızı.
ERYALÇIN
Sert, güçlü, boyun eğmez yiğit.
KALÇIN
Üstüne başka bir şey giyilmek için abadan veya meşinden yapılmış olan çizme biçiminde ayak giysisi.
YALÇIN
Dik, sarp. Düz, kaygan.
GALÇIN
Geniş burunlu ayakkabı. (Bozalan Bozüyük Bilecik). Kıl çoban çorabı. Yün ya da tiftikten yapılmış erkek çorabı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALÇIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HERİM
Sarp, yalçın kayalık, uçurum. Domates. El tezgahında dokunan bezin baş tarafı.
İRİM
Gözün görebildiği kadar uzaklık. Sokak. Dar sokak, dar yol, patika. Çıkmaz sokak. Dolambaçlı yol. Sokak başı, köşe başı. Üç yol ağzı. Böğürtlen. Ot, çayır. Yalçın kayalık yerler. Ara, uzaklık. Sokak, dar sokak.
HODAL
Yalçın, sivri ve iki çatal biçiminde dağ tepesi.
SILDIRIM
Yalçın, sarp : Sıldırım kaya. Yalçın, dik kaya. Sarp kayalık.
KALSİYUM
Atom numarası 20, atom ağırlığı 40,80, yoğunluğu 1,55 olan, 845 °C'de eriyen, kireç ve alçının birleşimine giren, sarımtırak beyaz bir element (simgesi Ca).
LAÇİN
Doğan. Bir çeşit halk oyunu, bar. Şahin. Sarp, yalçın. Çorum iline bağlı ilçelerden biri. Yiğit adam. Kartal. Atmaca. Eskişehir şehrinde, Sarıcakaya belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kastamonu ilinde, Devrekâni ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GANDAK
İhtiyar manda. Yollarda tekerleklerin oyduğu yerler. Dar ve derin sel yarıntıları. Hendek. Kaya çukurlarında ve hendeklerde biriken su. Bataklık. Zayıf adam. Yalçın kaya, uçurum. Büyük kayaların arası. Kırmızılaşmış kiraz ve elma gibi meyvalar. Yamaç bir tarlaya bırakılan suyun, toprağı götürmemesi için yapılan set. Su arklarının derin yeri. Düğüm.
KARÇIN
Yün tozluk, kalçın. Yünden dokunmuş torba, çuval.
IRAN
Yalçın kayalıklar arasındaki çimenli vadiler.
KOLKA
Yalçın kayalardaki kovuk.
KIRA
Çiçeği düşmemiş, ceviz büyüklüğündeki küçük kavun, karpuz. Küçük : Ahmet'in kırasını gördün mü?. Yalçın, sert kaya. Çığlık, bağırtı. Fasulye. Çevre, kıyı, kenar, uç.
HAMİCİK
Değersiz (adam): Yalçın hamicik bir adamdır.
KIRGI
Dağ eteği. Dağ ve yaylaların yalçın, sarp, keskin yerleri. Taşlık arazi : Kırgıda sürü otlar mı?. Bayır yer. Şahin kuşu. Atmaca : Kırgı tavukları kaptı. Gövdeden ayrılmış ve yaprağı dökülmüş ince ağaç dalı. Kumaşa yapılan pili : Entarinin kırgıları iyi olmamış. Kuru otun hayvanın yemediği kalın kısmı. Küçük parça: Odunun kırgısı.
KORTAN
Yalçın ve diklemesine kesik kayalar. Pelikan kuşu. Ateşli, canlı, hareketli kimse.
YALÇINLAŞMAK
Yalçın duruma gelmek.
CÖLÇILDIR
Yalçın.
YALÇINLAŞMA
Yalçınlaşmak işi.
KALÇINCI
Kalçın yapan veya satan kimse.
ALÇIM
Sert, sarp: Onların işi alçıma sarmış. Çeşit, tür: Alçım alçını sürme olsam -Yar kaşına sürse beni.
KİTİR
Gevrek, çabuk kınlan, az sert. Yalçın, sarp, taşlık yer : Oğlak kitirlerde dolanıyor. Leblebi. Sert toprak.