ALDAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "aldak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. aldak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu aldak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aldak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ALDAK

Avutacak, kandıracak, gönül alacak şey, söz. Hile.

  -   -   -  

Anlamında ALDAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALDAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KATALOG

Kitaplıktaki kitapları veya belli bir daldaki gereçleri, nitelikleri bakımından tanıtmak, arandıklarında bulunmalarını sağlamak amacıyla, yer numaraları belirtilerek hazırlanmış kitap, defter veya fişten oluşan bütün, fihrist. Kitabevi, yayınevi, kurum vb. kuruluşların yayınlarını, ürettikleri malları, eşyaları tanıtan, gösteren liste veya kitap, fihrist.

TÜNKÜRMEK

Daldaki meyveyi taş ya da sopayla bir vuruşta koparıp düşürmek.

ÇATANAK

Daldaki meyve kümesi. Ağaç dalı. İki dal arası: Kuş çatanağa yuva yapmış. Bacakların gövdeye birleştiği yer. Birbirine bağlanmış iki bohça. Çatallı, pürüzlü.

ARDILI

Asılı: Rüzgâr çamaşırları uçurmuş ama, bereket versin direkte ardılı kalmışlar. Daldaki meyvenin çokluğu için: Almalâ ardılı, budakları, dalları gırılıyô. Asılmış durumdaki nesneler.

KAVSALDAK

Gevşek, kabartılmış şey : Çuvalı kavsaldak doldurun.

GOMBALDAK

Takla: Sana bir yumruk vururum iki gombaldak atarsın.

POTAK

Kesilmiş ağaç gövdesi, tomruk. Taze fındığın kapçığı. Salkım: Bana bir potak üzüm gönder. Deve yavrusu. Manda yavrusu. Ayı yavrusu. Domuz yavrusu. Fındığın daldaki hâli.

ÇATAMAK

Daldaki meyve kümesi.

TÖNGÜL

Yaramaz (kız çocuğu için). Püskül : Arkasından töngülleri sarka sarka gidiyor. Kiraz, vişne ve benzerleri meyvelerin daldaki kümeleri.

TÜNTÜRMEK

Daldaki meyveyi taş ya da sopayla bir vuruşta koparıp düşürmek.

TUNGUL

Daldaki kiraz topluluğu, salkım.

GUMUŞ

Daldaki fındık salkımı: Bu gumuşta sekiz tane fındık var.

KATALOGLAMAK

Kitaplıktaki veya belli bir daldaki gereçleri yer numarası, bibliyografik kimlik vb. bakımından tespit etmek.

TÜNDÜRMEK

Birini korkutup ya da aldatıp kaçırmak: Onu tündürmezsek bize burada iş yok. Daldaki meyveyi taş ya da sopayla bir vuruşta koparıp düşürmek.