Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aldak" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aldak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında aldak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aldak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GOMBALDAK, KAVSALDAK, TONGALDAK
GOBALDAK, GOVALDAK, HAŞALDAK, KUVALDAK
DALDAK, YALDAK
ALDAK
ALDAK
Avutacak, kandıracak, gönül alacak şey, söz. Hile.
HAŞALDAK
Kaba vücutlu, kuvvetsiz kişi. Yonga.
DALDAK
Uzun boylu kimse.
GOMBALDAK
Takla: Sana bir yumruk vururum iki gombaldak atarsın.
GOVALDAK
Çorapsız ayakkabı giyme (için).
KUVALDAK
Aralık, az açık (pencere ve kapı için).
YALDAK
Aldatmak için: Elmayı yal-dak vermişler. Riyakâr, mütebasbıs, yaltaklanan, müdaheneci, dalkavuk, mürai.
KAVSALDAK
Gevşek, kabartılmış şey : Çuvalı kavsaldak doldurun.
TONGALDAK
Yuvarlak, küçük (nesne, kimse için).
GOBALDAK
Çam kozası.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALDAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GUMUŞ
Daldaki fındık salkımı: Bu gumuşta sekiz tane fındık var.
POTAK
Kesilmiş ağaç gövdesi, tomruk. Taze fındığın kapçığı. Salkım: Bana bir potak üzüm gönder. Deve yavrusu. Manda yavrusu. Ayı yavrusu. Domuz yavrusu. Fındığın daldaki hâli.
KATALOGLAMAK
Kitaplıktaki veya belli bir daldaki gereçleri yer numarası, bibliyografik kimlik vb. bakımından tespit etmek.
TÜNTÜRMEK
Daldaki meyveyi taş ya da sopayla bir vuruşta koparıp düşürmek.
TÖNGÜL
Yaramaz (kız çocuğu için). Püskül : Arkasından töngülleri sarka sarka gidiyor. Kiraz, vişne ve benzerleri meyvelerin daldaki kümeleri.
TÜNKÜRMEK
Daldaki meyveyi taş ya da sopayla bir vuruşta koparıp düşürmek.
TUNGUL
Daldaki kiraz topluluğu, salkım.
KATALOG
Kitaplıktaki kitapları veya belli bir daldaki gereçleri, nitelikleri bakımından tanıtmak, arandıklarında bulunmalarını sağlamak amacıyla, yer numaraları belirtilerek hazırlanmış kitap, defter veya fişten oluşan bütün, fihrist. Kitabevi, yayınevi, kurum vb. kuruluşların yayınlarını, ürettikleri malları, eşyaları tanıtan, gösteren liste veya kitap, fihrist.
TÜNDÜRMEK
Birini korkutup ya da aldatıp kaçırmak: Onu tündürmezsek bize burada iş yok. Daldaki meyveyi taş ya da sopayla bir vuruşta koparıp düşürmek.
ARDILI
Asılı: Rüzgâr çamaşırları uçurmuş ama, bereket versin direkte ardılı kalmışlar. Daldaki meyvenin çokluğu için: Almalâ ardılı, budakları, dalları gırılıyô. Asılmış durumdaki nesneler.
ÇATANAK
Daldaki meyve kümesi. Ağaç dalı. İki dal arası: Kuş çatanağa yuva yapmış. Bacakların gövdeye birleştiği yer. Birbirine bağlanmış iki bohça. Çatallı, pürüzlü.
ÇATAMAK
Daldaki meyve kümesi.