Sonu ALDAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aldak" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aldak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında aldak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aldak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

GOMBALDAK, KAVSALDAK, TONGALDAK

8 harfli kelimeler

GOBALDAK, GOVALDAK, HAŞALDAK, KUVALDAK

6 harfli kelimeler

DALDAK, YALDAK

5 harfli kelimeler

ALDAK

Bazı kelimelerin anlamları

ALDAK

Avutacak, kandıracak, gönül alacak şey, söz. Hile.

HAŞALDAK

Kaba vücutlu, kuvvetsiz kişi. Yonga.

DALDAK

Uzun boylu kimse.

GOMBALDAK

Takla: Sana bir yumruk vururum iki gombaldak atarsın.

GOVALDAK

Çorapsız ayakkabı giyme (için).

KUVALDAK

Aralık, az açık (pencere ve kapı için).

YALDAK

Aldatmak için: Elmayı yal-dak vermişler. Riyakâr, mütebasbıs, yaltaklanan, müdaheneci, dalkavuk, mürai.

KAVSALDAK

Gevşek, kabartılmış şey : Çuvalı kavsaldak doldurun.

TONGALDAK

Yuvarlak, küçük (nesne, kimse için).

GOBALDAK

Çam kozası.

  -   -   -  

Anlamında ALDAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALDAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GUMUŞ

Daldaki fındık salkımı: Bu gumuşta sekiz tane fındık var.

POTAK

Kesilmiş ağaç gövdesi, tomruk. Taze fındığın kapçığı. Salkım: Bana bir potak üzüm gönder. Deve yavrusu. Manda yavrusu. Ayı yavrusu. Domuz yavrusu. Fındığın daldaki hâli.

KATALOGLAMAK

Kitaplıktaki veya belli bir daldaki gereçleri yer numarası, bibliyografik kimlik vb. bakımından tespit etmek.

TÜNTÜRMEK

Daldaki meyveyi taş ya da sopayla bir vuruşta koparıp düşürmek.

TÖNGÜL

Yaramaz (kız çocuğu için). Püskül : Arkasından töngülleri sarka sarka gidiyor. Kiraz, vişne ve benzerleri meyvelerin daldaki kümeleri.

TÜNKÜRMEK

Daldaki meyveyi taş ya da sopayla bir vuruşta koparıp düşürmek.

TUNGUL

Daldaki kiraz topluluğu, salkım.

KATALOG

Kitaplıktaki kitapları veya belli bir daldaki gereçleri, nitelikleri bakımından tanıtmak, arandıklarında bulunmalarını sağlamak amacıyla, yer numaraları belirtilerek hazırlanmış kitap, defter veya fişten oluşan bütün, fihrist. Kitabevi, yayınevi, kurum vb. kuruluşların yayınlarını, ürettikleri malları, eşyaları tanıtan, gösteren liste veya kitap, fihrist.

TÜNDÜRMEK

Birini korkutup ya da aldatıp kaçırmak: Onu tündürmezsek bize burada iş yok. Daldaki meyveyi taş ya da sopayla bir vuruşta koparıp düşürmek.

ARDILI

Asılı: Rüzgâr çamaşırları uçurmuş ama, bereket versin direkte ardılı kalmışlar. Daldaki meyvenin çokluğu için: Almalâ ardılı, budakları, dalları gırılıyô. Asılmış durumdaki nesneler.

ÇATANAK

Daldaki meyve kümesi. Ağaç dalı. İki dal arası: Kuş çatanağa yuva yapmış. Bacakların gövdeye birleştiği yer. Birbirine bağlanmış iki bohça. Çatallı, pürüzlü.

ÇATAMAK

Daldaki meyve kümesi.