Kelimeler arşivi içinde; sonunda "allamak" olan, toplam 70 adet kelime bulunmaktadır. Sonu allamak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında allamak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde allamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SIYIRGALLAMAK
PASKALLAMAK, ÇANDALLAMAK, DAVDALLAMAK, GANGALLAMAK, GAVZALLAMAK, HARDALLAMAK, KISTALLAMAK, MASKALLAMAK, MAZGALLAMAK, PARTALLAMAK, HAVSALLAMAK, PAYSALLAMAK, PUNTALLAMAK, SAVSALLAMAK, SIYKALLAMAK, TOSKALLAMAK, VARKALLAMAK, YARTALLAMAK, KANGALLAMAK, MANDALLAMAK, SAYKALLAMAK, TUTKALLAMAK
TOPALLAMAK, IMBALLAMAK, INDALLAMAK, İMBALLAMAK, KAĞALLAMAK, KAVALLAMAK, AVKALLAMAK, KUDALLAMAK, MAGALLAMAK, HİYALLAMAK, TAGALLAMAK, TABALLAMAK, ŞURALLAMAK, KABALLAMAK, ŞULALLAMAK, ŞORALLAMAK, ARTALLAMAK, AVŞALLAMAK, BADALLAMAK, CIĞALLAMAK, ÇAKALLAMAK, YANALLAMAK, UYSALLAMAK, ÇATALLAMAK, ÇORALLAMAK, DABALLAMAK, UMBALLAMAK, TUVALLAMAK, APÇALLAMAK, ANDALLAMAK, Devamını Oku »»
ABALLAMAK, AFALLAMAK, ATALLAMAK
DALLAMAK, NALLAMAK, SALLAMAK, PALLAMAK, GALLAMAK, FALLAMAK, BALLAMAK, YALLAMAK, ÇALLAMAK
ALLAMAK
ALLAMAK
Kırmızı duruma getirmek.
HAVSALLAMAK
Ayarlamak.
SAVSALLAMAK
Aldatmak, atlatmak.
KISTALLAMAK
Daraltmak, bunaltmak.
SIYIRGALLAMAK
Elle siler gibi boylu boyunca sıvazlamak, sıyırmak.
PASKALLAMAK
Yapmak, onarmak.
DAVDALLAMAK
Başı dönmek, şaşırmak.
GAVZALLAMAK
Taneli şeyleri, bir ya da iki elin alabileceği kadar avuçlamak.
GANGALLAMAK
Herhangi bir şeyi üst üste getirmek.
ÇANDALLAMAK
Seyrek ve kaba dikmek.
MAZGALLAMAK
Altın, gümüş ve benzerleri şeyleri parlatmak.
PAYSALLAMAK
Caydırmak : Koyunları üçer liraya satacaktım, filan adam paysalladı.
PUNTALLAMAK
Teyellemek.
PARTALLAMAK
Söylenmesi sakıncalı bir sözü söyleyerek birini güç durumda bırakmak.
MASKALLAMAK
Olumlu sonuç vermeyecek söz ve davranışta direnmek. Bir işi çok incelemek, bir şeyin üzerine varmak. Bocalayıp gidememek (taşıtlar için).
HARDALLAMAK
Sonu iyi olmamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALLAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇALKALAMAK
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
FELFELLEMEK
Eski canlılığını yitirmek. Dönen, hareket eden bir cisim, durmadan önce hızını yitirmek. Afallamak, şaşırmak.
AKSAMAK
Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.
AFALLAMA
Afallamak durumu.
SALLAMA
Sallamak işi. Sallama çay.
ÇUVALLAMA
Çuvallamak işi.
IRGALAMAK
Yerinden oynatıp sallamak, sarsmak. İlgilendirmek.
SİLKMEK
Üstündeki şeyleri düşürmek veya temizlemek için bir şeyi kuvvetle sallamak, sarsmak. Ani bir hareketle sarsmak.
BALLAMA
Ballamak işi.
KABALLAMA
Kaballamak işi.
DALLAMA
Dallamak işi. Aptal, enayi.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
SAYKALLAMA
Saykallamak işi.
NALLAMA
Nallamak işi.
SALLANMAK
Bağlı bulunduğu yerde gevşek duruma gelip yerinden oynamak, kımıldamak. Güçlü bir biçimde sarsılmak, titremek. Makamından veya bulunduğu durumdan uzaklaşmak, yerini bir başkasına bırakmak tehlikesiyle karşılaşmak. Bir şey belli noktasından bir yere bağlı kalmak şartıyla, o noktanın iki tarafına aynı doğrultuda ve sürekli olarak gidip gelmek. Vaktini boş ve yararsız işlerle uğraşarak geçirmek, oyalanmak, savsaklanmak. Salıncak, hamak vb.nde kendini sallamak.
SAVURMAK
Havaya atıp dağıtmak, saçmak. Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak. Boşuna ve çok miktarda harcamak, israf etmek. Rüzgâr, şiddetle eserek bir yeri, bir şeyi altüst etmek, havaya kaldırmak, dağıtmak. Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak. Yalan, küfür vb. söylemek. Kaldırıp atmak, fırlatmak. Bir sıvının havalanmasını veya kaynayan sıvının taşmasını önlemek, soğutmak amacıyla alıp yine kendi kabına dökmek.
SARSMAK
Birdenbire ve güçle kımıldatmak, sallamak, oynatmak, titretmek. Zarar verecek yolda etkilemek.
SAVSAKLAMAK
Belirli bir sebebi olmaksızın bir işi isteyerek geri bırakmak, geciktirmek, umursamamak, ertelemek, sallamak, ihmal etmek.
ALLAMA
Allamak işi.
MANDALLAMA
Mandallamak işi.