Kelimeler arşivi içinde; sonunda "allanma" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu allanma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında allanma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde allanma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KANGALLANMA, MANDALLANMA, TUTKALLANMA
ÇUVALLANMA, SAKALLANMA, ÇATALLANMA
BALLANMA, DALLANMA, MALLANMA, NALLANMA, SALLANMA
ALLANMA
ALLANMA
Allanmak işi.
TUTKALLANMA
Tutkallanmak durumu.
ÇATALLANMA
Çatallanmak işi. Bir akarsuyun, çığırının herhangi bir kesiminde, çok kez sonradan birleşmek üzere birkaç kola ayrılması.
MANDALLANMA
Mandallanmak işi.
DALLANMA
Dallanmak işi.
SALLANMA
Sallanmak işi.
SAKALLANMA
Sakallanmak işi.
BALLANMA
Ballanmak işi.
ÇUVALLANMA
Çuvallanmak işi.
KANGALLANMA
Kangallanmak işi.
MALLANMA
Mallanmak işi.
NALLANMA
Nallanmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALLANMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİNGİLDEMEK
Sallanmak, oynamak. Korkmak, kuşkulanmak.
IRGANMAK
Sallanmak, kıpırdanmak.
SALLANDIRMAK
Sallanma işini yaptırmak. Asmak, idam etmek.
BEŞİK
Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.
NALLANIŞ
Nallanma işi.
DALLANIŞ
Dallanma işi.
TEZELZÜL
Sarsılma, sallanma.
ÇUVALSIZ
Çuvallanmamış veya çuvalı olmayan.
KONTRPLAK
Genellikle mobilya işlerinde kullanılan, en az üç kaplamanın üst üste tutkallanmasından oluşan, ince, esnek tahta.
BUDAKLANMAK
Budak sürmek, dallanmak.
HABİTUS
Bitkinin yerindeki durumu, dallanması, köklerinin toprak içerisindeki dağılmasını belirten morfolojik görünüş.
SALLANIŞ
Sallanma işi.
DALLANDIRMAK
Dallanmasına yol açmak. Bir işi, bir sorunu büyütüp karışık duruma getirmek.
KÖKÇÜK
Ana kökün dallanmasıyla oluşan ikincil kök.
SARSINTI
Sarsılma işi, birden sallanma. Canlı üzerinde beden ve ruh açısından önemli ve etkili yaralanma belirtileri bırakan durum, sadme, travma. Deprem sırasındaki yer hareketlerinin her biri. Bir kişi, toplum, kurum veya kuruluşun dengesini etkileyen, beklenmedik olumsuz değişiklik. Deprem. Titreme, titreyiş.
YAYLANMAK
Yaylar üzerinde hareket etmek. Bacakları dizden esneterek yay üzerindeymiş gibi sallanmak. Çekilip gitmek.
SALINCAKLI
Salıncak gibi sallanmaya yarar biçimde olan, salıncağı olan.
SARKAÇLAMAK
Türlü tutuş ve duruşlar gergin durumda bulunan vücut bölümlerini kendi ağırlıklarıyla düşmeye ve sallanmaya bırakmak.
YALPALANMAK
Sallanmak, bir o yana bir bu yana gidip gelmek.
SALLANTI
Sallanma işi. Sürüncemede bırakma, savsaklama.