Kelimeler arşivi içinde; başında "alevi" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. alevi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu alevi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alevi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALEVİ
Hz. Ali'ye bağlı olan kimse.
ALEVİLİK
Alevi olma durumu.
ALEVİR
Kiraz kabuğundan yapılan halka bilezik: Kaval yarılmadan bir alevir geçirelim.
ALEVİN
Balıklarda yumurtadan yeni çıkmış, vitellus keseli larva. Besin keseli larva.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALEVİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FORFORLAMAK
Lamba ya da mumun alevi düzgün çıkmak.
HODİBİK
Bilgiçlik taslayan kişi. Büyüklük taslayan kişi. Alevi, kızılbaş. Biçimsiz.
ALEVSİZ
Alevi olmayan.
HATAYİ
Takma ad. (Şah Hatayi'nin adı ve ününden dolayı, Anadolu Kızılbaş ve Alevilerde, genelleştirilerek takma ad yerine kullanılmıştır. "Şu nefesin hatayisi kim?" denilmekle ozanın takma adı öğrenilmek istenirdi.).
KIRDAVUÇ
Tandır ya da fırındaki alevi arttırmak için karıştırmaya yarayan ağaç sopa. İnce, uzun ağaç, sırık.
GÜLÜF
Yangın alevi.
YALABIK
Alevin oynayarak parıldaması, parlama, parıltı. İkiyüzlü, kaypak. Güzel, yakışıklı, sevimli. Parlak, parıltılı, ışıltılı. Şimşek.
BALAFUR
Geçici alev, saman alevi: Şu fındık, ceviz kabuklarını sobaya koy da bi balafur yap.
NEFES
Soluk. Şifa amacıyla hastaya okunan dua. Bektaşi ve Alevilerin görüş ve düşüncelerini belirtmek için yazılmış şiir. Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman. Canlılık, hayat belirtisi.
ALCI
Alevi mezhebinden olan. Al basanların gittikleri hoca. Ankara şehri, Temelli bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Denizli ilinde, Kelekçi nahiyesine bağlı bir bölge. Yozgat ilinde, Sorgun belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ALAMAÇ
Yüksek alev, çalı, ot ateşi: Haydi alamaçlı ateş yakalım. Yarısı yanmış odun parçası. Alevin sağa sola dağılması. Ateş alevi (Kızılca k.).
CEMEVİ
Alevilerin toplanma yeri.
TAHTACI
Orman işletmelerinin izni doğrultusunda ağaçları işleyen, budayan, doğrayan kişi. Özellikle Toroslarda yaşayan Alevilere verilen ad.
DAİ
Çok dindar olan Alevi. ). Dua eden, duacı. Davet eden, çağıran.
SEMAH
Alevi ve Bektaşi topluluklarında yaygın olan ve müzik eşliğinde uygulanan tören nitelikli oyun.
DALEVİ
Dalın gövdeden ayrıldığı yer: Rüzgâr ağacı dalevinden ayırmış.
DEME
Demek işi. Anlam. Atasözü. Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad. Halk edebiyatında şiir. Ağıt.
ALEVLİ
Alevi olan, alevlenmiş. Şiddetli, hararetli.
FANAZ
Kuru otların yanmasından çıkan alev. Abartılmış yalan. Çıra alevi.
ALKALİK
İçinde alkali bulunan, kalevi, antiasit.