Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aleyh" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aleyh ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında aleyh olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aleyh olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ALEYH
Bir şeyin veya bir kimsenin karşısında olma, leh karşıtı.
MÜDDEİALEYH
Davalı.
BİNAENALEYH
Bundan dolayı, bundan ötürü, bunun için, bunun üzerine.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALEYH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAVALAŞMAK
Birbiri aleyhinde mahkemeye başvurmak.
KARŞITÇI
Bir işe, davranışa veya düşünceye karşı çıkan, karşı olan, aleyhtar.
MÜZEVİRLEMEK
Birinin başkası aleyhine yaptıkları veya söylediklerini karşı tarafa iletmek, ara bozmak.
DAVALI
Dava edilen (kimse), müddeialeyh. Dava konusu olan. Davası olan (kimse).
OLUMSUZ
Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif. Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan. Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, menfi. Olumsuzluk anlatan (kelime, cümle), menfi. Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan.
SIBITMAK
1.Birinin arkasından atmak : Kimin aleyhinde sıbıtıyorsun? 2.Başından savmak, atlatmak. Atmak, fırlatmak. Bir şeyi gizlemek, yok etmek, çalmak. Atmak, fırlatmak: Taşı derenin öbür tarafına sıbıttım.
LEH
Bir şeyden veya bir kimseden yana olma, aleyh karşıtı. Polonyalı.
KARŞITÇILIK
Karşıtçı olma durumu, aleyhtarlık.
DİLLEMEG
Aleyhte bulunmak, kötülemek.
ALEYİSELAM
Aleyhisselam.
BARBAR
Uygarlaşmamış (kavim, topluluk). Kaba saba, ilkel. Kaba ve kırıcı. Birlikte. Gürültücü, patırtıcı kişi. Palavracı. Sert, haşin kişi. Atak: Barbar bir çocuk. Yabancı. Bir kimsenin aleyhinde bulunan, kötülük yapan. Gelişigüzel, saygısızca konuşan. Greklerle Romalıların, kendi kültür çevreleri dışında kalan budunlar için kullandıkları terim.
DİLLEMEK
Kilitlemek. Aleyhte bulunmak, kötülemek. Bir şeyi diline dolayıp yaymak. Bir kimsenin zenginliği, malı ve kendisi hakkında hasetle konuşmak: Görmemiş insanların yanında malımız dillendiğinden her şeyimizi kaybettik. Azarlamak, darılmak. Bir şeyi çok istemek: Kız için dilledi dilledi elinde ne varsa hepsini yedi. Bir kimse hakkında dedikodu yapmak, bir kimseyi çekiştirmek, zemmetmek.