Kelimeler arşivinde; içinde "aleyh" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde aleyh bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu aleyh ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında aleyh olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ALEYHTARLIK, BİNAENALEYH, MÜDDEİALEYH
ALEYHTAR
ALEYH
ALEYH
Bir şeyin veya bir kimsenin karşısında olma, leh karşıtı.
BİNAENALEYH
Bundan dolayı, bundan ötürü, bunun için, bunun üzerine.
ALEYHTAR
Karşı olan, karşıtçı.
MÜDDEİALEYH
Davalı.
ALEYHTARLIK
Bir işe, harekete veya düşünceye karşı olma, karşıtçılık.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALEYH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BARBAR
Uygarlaşmamış (kavim, topluluk). Kaba saba, ilkel. Kaba ve kırıcı. Birlikte. Gürültücü, patırtıcı kişi. Palavracı. Sert, haşin kişi. Atak: Barbar bir çocuk. Yabancı. Bir kimsenin aleyhinde bulunan, kötülük yapan. Gelişigüzel, saygısızca konuşan. Greklerle Romalıların, kendi kültür çevreleri dışında kalan budunlar için kullandıkları terim.
DAVALAŞMAK
Birbiri aleyhinde mahkemeye başvurmak.
DİLLEMEG
Aleyhte bulunmak, kötülemek.
LEH
Bir şeyden veya bir kimseden yana olma, aleyh karşıtı. Polonyalı.
DAVALI
Dava edilen (kimse), müddeialeyh. Dava konusu olan. Davası olan (kimse).
KARŞITÇI
Bir işe, davranışa veya düşünceye karşı çıkan, karşı olan, aleyhtar.
ALEYİSELAM
Aleyhisselam.
SIBITMAK
1.Birinin arkasından atmak : Kimin aleyhinde sıbıtıyorsun? 2.Başından savmak, atlatmak. Atmak, fırlatmak. Bir şeyi gizlemek, yok etmek, çalmak. Atmak, fırlatmak: Taşı derenin öbür tarafına sıbıttım.
OLUMSUZ
Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif. Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan. Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, menfi. Olumsuzluk anlatan (kelime, cümle), menfi. Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan.
KARŞITÇILIK
Karşıtçı olma durumu, aleyhtarlık.
DİLLEMEK
Kilitlemek. Aleyhte bulunmak, kötülemek. Bir şeyi diline dolayıp yaymak. Bir kimsenin zenginliği, malı ve kendisi hakkında hasetle konuşmak: Görmemiş insanların yanında malımız dillendiğinden her şeyimizi kaybettik. Azarlamak, darılmak. Bir şeyi çok istemek: Kız için dilledi dilledi elinde ne varsa hepsini yedi. Bir kimse hakkında dedikodu yapmak, bir kimseyi çekiştirmek, zemmetmek.
MÜZEVİRLEMEK
Birinin başkası aleyhine yaptıkları veya söylediklerini karşı tarafa iletmek, ara bozmak.