ALE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ale" olan, toplam 130 adet kelime bulunmaktadır. ale ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ale ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ale olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ALEVLENDİREBİLMEK

16 harfli kelimeler

ALEVLENDİREBİLME

15 harfli kelimeler

ALEKSANDIRCILIK, ALEVLENDİRİLMEK

14 harfli kelimeler

ALEVLENDİRİLME, ALEVLENEBİLMEK, ALEVLENİVERMEK

13 harfli kelimeler

ALEVLENDİRMEK, ALEVLENEBİLME, ALEVLENİVERME

12 harfli kelimeler

ALEVLENDİRİŞ, ALEVLENDİRME, ALEYKÜMSELAM

11 harfli kelimeler

ALEKSANDREN, ALENİLEŞMEK, ALEYHTARLIK

10 harfli kelimeler

ALELACAYİP, ALELADELİK, ALENİLEŞME, ALEVLENMEK, ALEYİSELAM

9 harfli kelimeler

ALEFLEMEK, ALEKTİRİN, ALELACELE, ALELHESAP, ALELHUSUS, ALELITLAK, ALELOMORF, ALEMBEYLİ, ALEMCİLİK, ALEMŞAHLI, ALEMŞÜMUL, ALENGİRLİ, ALENİYYET, ALERJENİK, ALERJİSİZ, ALESSABAH, ALEVKIŞLA, ALEVLENİŞ, ALEVLENME, ALEVYİYEN

8 harfli kelimeler

ALEGORİK, ALEKSİYA, ALELEMEK, ALELOTİP, ALELUMUM, ALELUSUL, ALEMDAĞI, ALEMİNAS, ALEMİYON, ALENİYET, ALERJİLİ, ALETİRİK, ALEVELEK, ALEVİLİK, ALEYHTAR

7 harfli kelimeler

ALEGORİ, ALELADE, ALEMBEY, ALEMDAR, ALEMİDA, ALEMİDİ, ALEMLER, ALEMŞAH, ALEMŞAT, ALEMTAP, ALENÇİK, ALENGİR, ALENMEK, ALEPŞAP, ALERJEN, ALERJİK, ALEŞMEK, ALETMEK, ALETSİZ, ALEVÇİK, ALEVERE, ALEVLET, ALEVNAZ, ALEVREZ, ALEVSİZ, ALEYÇİK, ALEYÇİN

6 harfli kelimeler

ALECÜK, ALEÇİK, ALEFET, ALEFLİ, ALEFTE, ALEGÖZ, ALEHEY, ALEKSİ, ALEMCİ, ALEMDE, ALEMEK, ALEMET, ALEMİR, ALEMİT, ALEMLİ, ALEMNE, ALENEN, ALERİK, ALERJİ, ALESTA, ALESTE, ALETLİ, ALEVİN, ALEVİR, ALEVLİ, ALEYİŞ, ALEYLİ

5 harfli kelimeler

ALECA, ALEFE, ALEFİ, ALELE, ALEME, ALENİ, ALEVİ, ALEYH, ALEYİ, ALEYO

4 harfli kelimeler

ALEF, ALEH, ALEK, ALEL, ALEM, ALEŞ, ALET, ALEV, ALEY

3 harfli kelimeler

ALE

Bazı kelimelerin anlamları

ALE

Açık kahverengi, ela (göz hakkında). Hayret, şaşma ünlemi: Ale! Şu at ne iyi koşuyor. Bütünü, hepsi. Sonra: Ale ne oldu. Ela. Eski türkçe ala: Ela. Âlâ, yüce. Aile, karı.

ALEKSANDIRCILIK

İskender çağında yaşamış eski Yunan ozanlarının (özellikle M.Ö. 323-120) koşuklarındaki çok süslü anlatım.

ALEVLENDİREBİLME

Alevlendirebilmek işi.

ALEKSANDREN

Fransız şiirlerinde, on iki hecelik dizeye verilen ad.

ALEVLENEBİLMEK

Alevlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ALEVLENDİRİŞ

Alevlendirme işi veya durumu.

ALEVLENDİRME

Alevlendirmek işi.

ALENİLEŞMEK

Herkesçe bilinir duruma gelmek.

ALEVLENDİRMEK

Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak. Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak.

ALEVLENİVERME

Alevlenivermek işi.

ALEVLENİVERMEK

Çabucak alevlenmek.

ALEVLENDİREBİLMEK

Alevlendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ALEVLENDİRİLME

Alevlendirilmek işi.

ALEVLENDİRİLMEK

Alevlendirme işine konu olmak, tutuşturulmak.

ALEVLENEBİLME

Alevlenebilmek işi.

ALEYKÜMSELAM

"Esenlik, selamet sizin de üzerinize olsun" anlamında kullanılan bir söz.

  -   -   -  

Anlamında ALE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKITMA

Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.

AÇIKÇA

Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.

ADALETLİLİK

Adaletli olma durumu.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

AĞILLANMAK

Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.

AÇIKLIKÖLÇER

Bir mikroskobun açıklığını ölçmeye yarayan alet.

AKINTIÖLÇER

Bir akarsuyun veya kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

AKOMPANYATÖR

Bir parça çalındığı zaman ses veya bir aletle ona eşlik eden kimse.

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.

AKORTÇU

Piyano, org vb. müzik aletlerini ayarlamayı meslek edinmiş kimse.

ADLİYE

Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları. Hukuk ve adalet işlerinin görüldüğü resmî yapı.

AKROPOL

Eski Yunan şehirlerinde, en önemli yapıların ve tapınakların bulunduğu iç kale.

ADALETSİZ

Adalete aykırı düşen (şey). Adaleti olmayan (kimse).

AKSESUAR

Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

ADALETSİZLİK

Adalete aykırı olma durumu.

ABDESTHANE

Tuvalet.