ALI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "alı" olan, toplam 132 adet kelime bulunmaktadır. alı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu alı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ALIKLAŞABİLMEK, ALIKLAŞIVERMEK, ALIŞILMAMIŞLIK, ALIŞTIRABİLMEK

13 harfli kelimeler

ALIKLAŞABİLME, ALIKLAŞIVERME, ALIKLAŞTIRMAK, ALIŞILABİLMEK, ALIŞILAGELMEK, ALIŞKANLIKLAR, ALIŞTIRABİLME

12 harfli kelimeler

ALIKLAŞTIRMA, ALIŞILABİLME, ALIŞILAGELME, ALIŞILMIŞLIK, ALIŞTIRILMAK

11 harfli kelimeler

ALIÇLIBUCAK, ALIKONULMAK, ALINTILAMAK, ALIŞABİLMEK, ALIŞAGELMEK, ALIŞILMADIK, ALIŞILMAMIŞ, ALIŞIVERMEK, ALIŞTIRILIŞ, ALIŞTIRILMA, ALIŞTURACAH, ALIVERİŞDİN

10 harfli kelimeler

ALIÇLISEKİ, ALIHLATMAK, ALIKLAŞMAK, ALIKONULMA, ALINGANLIK, ALINTILAMA, ALIŞABİLME, ALIŞAGELME, ALIŞDIRMAH, ALIŞDIRMAK, ALIŞDURMAK, ALIŞGANNIK, ALIŞIVERME, ALIŞKANLIK, ALIŞKINLIK, ALIŞMIŞLIK, ALIŞTIRMAH, ALIŞTIRMAK

9 harfli kelimeler

ALIGELMEK, ALIGİTMEK, ALIGOPDAR, ALIKALMAK, ALIKLAMAK, ALIKLAŞMA, ALIKOYMAK, ALIMLILIK, ALIŞIKLIK, ALIŞILDIK, ALIŞILMAK, ALIŞILMIŞ, ALIŞTIRIŞ, ALIŞTIRMA, ALIŞVERİŞ, ALIVERMEK, ALIZLAMAK

8 harfli kelimeler

ALIBUSUN, ALICILIK, ALICISIZ, ALIÇÖREN, ALIFATMA, ALIGOMAK, ALIKLAMA, ALIKOYMA, ALINDILI, ALIŞILMA, ALIŞTIRI, ALIVERME, ALIZAMAK, ALIZIMAK

7 harfli kelimeler

ALIÇBEL, ALIÇLIK, ALIÇÖZÜ, ALIFAKA, ALIFAKI, ALIKAPI, ALIKLIK, ALINGAN, ALINLIK, ALINMAK, ALIPLAR, ALIRLIK, ALIRMAK, ALISMAK, ALIŞCIL, ALIŞGAN, ALIŞKAN, ALIŞKIN, ALIŞMAH, ALIŞMAK, ALIŞMIŞ, ALIYALI, ALIYNAN, ALIZLIK

6 harfli kelimeler

ALICIK, ALICIM, ALIÇLI, ALIĞIN, ALIKÇA, ALIMCI, ALIMLI, ALINDI, ALINMA, ALINTI, ALIRAŞ, ALISIN, ALIŞIH, ALIŞIK, ALIŞIN, ALIŞKI, ALIŞMA

5 harfli kelimeler

ALICA, ALICI, ALIĞI, ALIŞI, ALITA

4 harfli kelimeler

ALIÇ, ALIF, ALIH, ALIK, ALIM, ALIN, ALIŞ, ALIZ

3 harfli kelimeler

ALI

Bazı kelimelerin anlamları

ALI

Erik.

ALIŞILAGELME

Alışılagelmek işi.

ALIKLAŞTIRMAK

Alık duruma getirmek.

ALIKLAŞIVERME

Alıklaşıvermek işi.

ALIŞTIRABİLMEK

Alıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ALIKLAŞIVERMEK

Çabucak alıklaşmak.

ALIŞILAGELMEK

Alışılmış olmak.

ALIKLAŞTIRMA

Alıklaştırmak işi.

ALIKLAŞABİLME

Alıklaşabilmek işi.

ALIŞTIRABİLME

Alıştırabilmek işi.

ALIKLAŞABİLMEK

Alıklaşma olasılığı bulunmak.

ALIŞILABİLMEK

Alışılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ALIŞILABİLME

Alışılabilmek işi.

ALIŞILMAMIŞLIK

Alışılmamış olma durumu.

ALIŞKANLIKLAR

Uzun süre içindeki yinelenmeler sonunda özdevimselleşen bilinçsiz ya da bilinçli davranışlar.

ALIŞILMIŞLIK

Alışılmış olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında ALI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ACİBE

Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.

ABDESTLİK

Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.

ABADİ

Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.

AÇILIŞ

Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.

ACEMİ

Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ABARTILI

Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

ACUBE

Tuhaf kimse. Tuhaf, alışılmadık, garip şey.

ABLATYA

Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.

ABRAMAK

Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.

ABRAKADABRA

Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.