Kelimeler arşivi içinde; başında "alı" olan, toplam 132 adet kelime bulunmaktadır. alı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu alı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALIKLAŞABİLMEK, ALIKLAŞIVERMEK, ALIŞILMAMIŞLIK, ALIŞTIRABİLMEK
ALIKLAŞABİLME, ALIKLAŞIVERME, ALIKLAŞTIRMAK, ALIŞILABİLMEK, ALIŞILAGELMEK, ALIŞKANLIKLAR, ALIŞTIRABİLME
ALIKLAŞTIRMA, ALIŞILABİLME, ALIŞILAGELME, ALIŞILMIŞLIK, ALIŞTIRILMAK
ALIÇLIBUCAK, ALIKONULMAK, ALINTILAMAK, ALIŞABİLMEK, ALIŞAGELMEK, ALIŞILMADIK, ALIŞILMAMIŞ, ALIŞIVERMEK, ALIŞTIRILIŞ, ALIŞTIRILMA, ALIŞTURACAH, ALIVERİŞDİN
ALIÇLISEKİ, ALIHLATMAK, ALIKLAŞMAK, ALIKONULMA, ALINGANLIK, ALINTILAMA, ALIŞABİLME, ALIŞAGELME, ALIŞDIRMAH, ALIŞDIRMAK, ALIŞDURMAK, ALIŞGANNIK, ALIŞIVERME, ALIŞKANLIK, ALIŞKINLIK, ALIŞMIŞLIK, ALIŞTIRMAH, ALIŞTIRMAK
ALIGELMEK, ALIGİTMEK, ALIGOPDAR, ALIKALMAK, ALIKLAMAK, ALIKLAŞMA, ALIKOYMAK, ALIMLILIK, ALIŞIKLIK, ALIŞILDIK, ALIŞILMAK, ALIŞILMIŞ, ALIŞTIRIŞ, ALIŞTIRMA, ALIŞVERİŞ, ALIVERMEK, ALIZLAMAK
ALIBUSUN, ALICILIK, ALICISIZ, ALIÇÖREN, ALIFATMA, ALIGOMAK, ALIKLAMA, ALIKOYMA, ALINDILI, ALIŞILMA, ALIŞTIRI, ALIVERME, ALIZAMAK, ALIZIMAK
ALIÇBEL, ALIÇLIK, ALIÇÖZÜ, ALIFAKA, ALIFAKI, ALIKAPI, ALIKLIK, ALINGAN, ALINLIK, ALINMAK, ALIPLAR, ALIRLIK, ALIRMAK, ALISMAK, ALIŞCIL, ALIŞGAN, ALIŞKAN, ALIŞKIN, ALIŞMAH, ALIŞMAK, ALIŞMIŞ, ALIYALI, ALIYNAN, ALIZLIK
ALICIK, ALICIM, ALIÇLI, ALIĞIN, ALIKÇA, ALIMCI, ALIMLI, ALINDI, ALINMA, ALINTI, ALIRAŞ, ALISIN, ALIŞIH, ALIŞIK, ALIŞIN, ALIŞKI, ALIŞMA
ALICA, ALICI, ALIĞI, ALIŞI, ALITA
ALIÇ, ALIF, ALIH, ALIK, ALIM, ALIN, ALIŞ, ALIZ
ALI
ALI
Erik.
ALIŞILAGELME
Alışılagelmek işi.
ALIKLAŞTIRMAK
Alık duruma getirmek.
ALIKLAŞIVERME
Alıklaşıvermek işi.
ALIŞTIRABİLMEK
Alıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ALIKLAŞIVERMEK
Çabucak alıklaşmak.
ALIŞILAGELMEK
Alışılmış olmak.
ALIKLAŞTIRMA
Alıklaştırmak işi.
ALIKLAŞABİLME
Alıklaşabilmek işi.
ALIŞTIRABİLME
Alıştırabilmek işi.
ALIKLAŞABİLMEK
Alıklaşma olasılığı bulunmak.
ALIŞILABİLMEK
Alışılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ALIŞILABİLME
Alışılabilmek işi.
ALIŞILMAMIŞLIK
Alışılmamış olma durumu.
ALIŞKANLIKLAR
Uzun süre içindeki yinelenmeler sonunda özdevimselleşen bilinçsiz ya da bilinçli davranışlar.
ALIŞILMIŞLIK
Alışılmış olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ACİBE
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.
AÇILIŞ
Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ACUBE
Tuhaf kimse. Tuhaf, alışılmadık, garip şey.
ABLATYA
Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.