Kelimeler arşivi içinde; başında "alah" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. alah ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu alah ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alah olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALAHABALI, ALAHAŞHAŞ, ALAHACILI
ALAHANAV, ALAHANLI, ALAHELEM, ALAHIDIR, ALAHİNTA, ALAHÜLLÜ, ALAHÜYLA
ALAHACI
ALAHAN, ALAHAR, ALAHEY, ALAHOP, ALAHTA
ALAH
ALAH
Tarladaki zararlı bitkiler: Bu yıl tarlayı alah kaplamış.
ALAHÜYLA
Bulanık.
ALAHEY
Düğün, şenlik gibi kalabalık yerlerde sevinç, alay anlatan ünlem.
ALAHOP
Kıyamet.
ALAHİNTA
Karışık buğday.
ALAHIDIR
Manisa şehri, Ahmetli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ALAHABALI
Uşak ilinde, Eşme ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ALAHANAV
Yarı kuru, yarı yaş toprak.
ALAHAŞHAŞ
Çok ve karışık renk (alay anlamında).
ALAHELEM
Arapça kökenli Allâhü alem bi's-sevâb: allahualem.
ALAHANLI
Osmaniye kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ALAHAR
Yarı suyunu çekmiş, yarı kurumuş, yarı kızarmış nesne.
ALAHÜLLÜ
Yarı pişmiş: Kebabın alahüllü pişmişi iyi olur.
ALAHACI
Gaziantep şehri, Nizip ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ilinde, Karaçayır bucağına bağlı bir yer.
ALAHACILI
Ankara şehrinde, Haymana ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kırşehir ili, Çiçekdağı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ALAHAN
Alır iken. Henüz olgunlaşmamış hükümdar. Hatay şehri, Serinyol bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kilis ilinde, Elbeyli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALAH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YETKİSİZ
Herhangi bir işte yetkisi olmayan, salahiyetsiz.
BALAHUR
Fırının ikinci tavı: Fırını tatlı balahurlandırdım, emalayacaım.
HOZALAH
Henüz olmamış dut meyvesi; karşılığı gozalah.
KOFİ
Lahana kökü. Tanesi alınmış mısır koçanı. Evli köy kadınlarının başlarına giydikleri üstü sargılı ve altınlı fes, bir çeşit başlık. Sağır. Karalahananın yapraksız bölümü. Arapça kökenli ketfiyye: dinge; fes üzerine vala sarılarak yapılan bir baş tuvaleti.
YETKİLİ
Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar. Mezun.
GALAH
Yaş olan söğüt kabuğunu çıkarıp birbirine dolayarak yapılan zurna: Bugün galahlık getirmeye gidelim. Tezek yığını.
MANCAR
Büyük, yeşil kertenkele. Davranışlarıyla başkalarım güldüren, soytarı. Pancar. Lahana, karalahana. Ispanak, yabanıspanağı. Pazı. Sebzelere verilen genel ad. Ebegümeci, marul ve benzerleri sebzeler. Yenilen bir çeşit ot. İnce yapraklı, ince köklü bir çeşit labada.
DOMİNANS
Baskınlık. Allel gen çiftlerinden birinin diğeri üzerine etkisini tam veya kısmen göstermesi. Hâkimiyet, salahiyet, tahakküm, üstünlük, başatlık.
LOHTİKO
Karalahana çorbasına mısır ekmeği doğrayıp kaynatılarak yapılan bir çeşit yemek.
ONMAK
Daha iyi bir duruma girmek, salah bulmak. Hastalıktan, dertten kurtulmak, şifa bulmak, felah bulmak, iflah olmak. Eksiği kalmayıp gönül ferahlığına ermek, mutlu olmak, mesut olmak.
İYİLEŞMEK
İyi duruma gelmek. Hastalıktan kurtulmak, sağlığı yerine gelmek, salah bulmak.
ALALUSUL
Gelişigüzel: Alalusul bişe alah.
GAMALAH
Bir cins çam ağacı. Sonbaharda tutulup kafeste alıştırılan bir yaşından büyük av kekliği. Tembel, uyuşuk, yorgun kişi. Soğuktan kendini kaybetmiş hayvan hali. "Keklikler gamalah gibi olmuş.".
YETKİ
Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet.
İYİLİK
İyi olma durumu, salah. Sağlığı yerinde olma durumu, esenlik. Karşılık beklenilmeden yapılmış olan yardım, kayra, lütuf, kerem, ihsan, inayet. Yarar ya da elverişlilik, nimet.
YETKİSİZLİK
Yetkisiz olma durumu, salahiyetsizlik.
ABALAH
Etli, tombul, şişman: Bi abalah çocuh.
SELEHİYET
Salahiyet.