ALAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "alan" olan, toplam 42 adet kelime bulunmaktadır. alan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu alan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

ALANHİMMETLER

10 harfli kelimeler

ALANSALIMI

9 harfli kelimeler

ALANGÜLLÜ, ALANÖLÇER, ALANGÖREN, ALANŞEYHİ, ALANPINAR

8 harfli kelimeler

ALANKENT, ALANKESE, ALANKIYI, ALANÖLÇÜ, ALANTEPE, ALANTOPU, ALANYALI, ALANYAZI, ALANYOLU, ALANYURT, ALANBAŞI, ALANGOYA

7 harfli kelimeler

ALANİÇİ, ALANALP, ALANBAÇ, ALANBAY, ALANTIN, ALANCIK, ALANÇIK, ALANDIZ, ALANPUR, ALANÖZÜ, ALANGÖZ, ALANLIK, ALANKÖY

6 harfli kelimeler

ALANER, ALANLI, ALANGU, ALANUR, ALANYA, ALANİN, ALANAY, ALANIZ

5 harfli kelimeler

ALANI

4 harfli kelimeler

ALAN

Bazı kelimelerin anlamları

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

ALANGÜLLÜ

Aydın şehri, Germencik ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ALANTEPE

Kastamonu ili, Bozkurt ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ALANTOPU

Yerden yüksekliği 0,91 m. olan ağla ortasından ikiye bölünen bir alanda tek ya da çift oyuncuların tokaçla karşılıklı vurdukları ya da çeldikleri topu, belli kurallara göre, karşılanamayacak biçimde birbirlerinin alanına düşürerek sayı kazanmaları temeline dayanan oyun. Alantopu oyununa özgü, çapı 6,67 cm. ile 6,35 cm. arasında, ağırlığı 56,70 g. ile 58,47 g. arasında, üzeri yünlü bezle kaplı lastik yuvarlak.

ALANPINAR

Çankırı ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ALANKIYI

İzmir ili, Bayındır belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ALANHİMMETLER

Bolu şehrinde, Kıbrıscık ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ALANÖLÇÜ

Düzlemsel yüzeylerin ölçüsü.

ALANKESE

Saksağan.

ALANGÖREN

Elâzığ şehrinde, Kuşsarayı nahiyesine bağlı bir yer.

ALANKENT

Ordu kenti, Kabataş ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ALANŞEYHİ

Samsun ilinde, Beşpınar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ALANÖLÇER

Düzlemsel alanları ölçmeye yarayan aygıtlardan biri.

ALANYALI

İçel kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

ALANYAZI

Göz alabildiğine geniş düzlük, ova: Alanyazıda tek başına kalmış. Tunceli ili, Mazgirt belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ALANSALIMI

Yeğin kıvıl alan etkisiyle, bir özdeğin ucundan eksiciklerin salınması olayı.

  -   -   -  

Anlamında ALAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞRI

Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

AĞDALAŞMAK

Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.

AHİLİK

Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.

AĞALANMA

Ağalanmak durumu.

ADIYAMAN

Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

AÇIKÇI

Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

AFRİKA

Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

ABLİ

Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.

AFYONKARAHİSAR

Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

AĞDALANMA

Ağdalanmak işi.

AERODİNAMİK

Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.

AĞDALI

Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).

ADANA

Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

ADAM

İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

AGORAFOBİ

Alan korkusu.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.